Yurt Dışından Temin Edilen ve SGK Tarafından Karşılanmayan İlaçlarda Hukuki Uyuşmazlıklar ve Güncel Mevzuat
Lawantra
26.08.2026
Nadir ve genetik hastalıklarda kullanılan yüksek maliyetli ilaçlara erişim, son yıllarda hukuk pratiğinde sık karşılaşılan uyuşmazlık alanlarından biri haline gelmiştir. Bir ilacın Türkiye’de kayıtlı olmaması, yurt dışından teminine izin verilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bedelinin karşılanması, birbirinden bağımsız hukuki değerlendirmeler gerektiren üç ayrı konudur. Bu ayrımın hasta hakları, idari yargı ve sosyal güvenlik hukuku açısından doğru anlaşılması, avukatların müvekkillerine vereceği hukuki desteğin kalitesini doğrudan etkilemektedir.
2026 Yılındaki Mevzuat Değişiklikleri
18 Mart 2026 tarihinde SGK tarafından yayımlanan “Şahsi Tedavi İçin Yurt Dışından Temin Edilen İlaçların Alternatif Geri Ödeme Başvurularına İlişkin Usul ve Esaslar”, yurt dışından kişisel tedavi amacıyla getirilen ilaçların geri ödeme süreçlerini yeniden düzenlemiştir. Aynı dönemde Sağlık Uygulama Tebliği (SUT), Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi ve Yurt Dışı İlaç Fiyat Listesi’nde önemli güncellemeler yapılmıştır. Bu değişiklikler, avukatların her somut olayda güncel mevzuatı titizlikle incelemesini zorunlu kılmaktadır. Zira bir ilacın geri ödeme şartları, ret kararının verildiği tarih ile dava veya yeniden başvuru tarihi arasında değişebilmektedir.
Temin İzni ile Geri Ödeme Yükümlülüğü Arasındaki Fark
Uygulamada en sık karıştırılan hususlardan biri, ilacın yurt dışından teminine izin verilmesi ile bedelinin SGK tarafından ödenmesi arasındaki hukuki ayrımdır. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından kullanım ve ithal izni verilmesi, otomatik olarak SGK’nın ödeme yükümlülüğü doğurmaz. Bu ayrım, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bireysel başvuru kararlarında da açıkça görülmektedir.
Kaftrio Kararı (B. No: 2021/50688, 23.02.2022)
Kistik fibrozis hastası bir bireyin tedavisinde kullanılan Kaftrio isimli ilacın bedelinin SGK tarafından karşılanmaması üzerine uyuşmazlık idari yargıya taşınmıştır. Ankara 12. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulması ve ret işleminin iptali yönünde karar vermiştir. AYM, 16.11.2021 tarihinde tedbir talebini kabul etmiştir. Kararda dikkat çeken nokta, hukuken temin edilebilir olmanın, hastanın ilaca fiilen erişebilmesi anlamına gelmediğidir. Çok yüksek maliyetli ilaçlarda finansman sağlanamadığında, teorik olarak mevcut olan tedavi pratikte erişilemez hale gelebilmektedir.
Strensiq Kararı (B. No: 2019/41507, 22.02.2022)
İnfantil hipofosfatazya tanılı çocuk hastanın tedavisinde kullanılan asfotase alfa etken maddeli Strensiq ilacı için TİTCK ithal izni vermiş, ancak SGK ödeme talebini reddetmiştir. Ankara 27. İş Mahkemesi, tedavi süresince ilaç bedellerinin kesintisiz karşılanması ve ödemenin doğrudan yetkili kuruluşa yapılması yönünde karar vermiştir. AYM tedbir talebini kabul etmiş, ancak olağan başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle bireysel başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bu karar, ödemenin zamanlaması ve yönteminin tedaviye erişim açısından belirleyici olabileceğini göstermektedir.
Pratik Sorunlar ve İhtiyati Tedbirlerin Önemi
Yüksek maliyetli ilaç uyuşmazlıklarında en önemli pratik sorun, ilacın hastaya önceden kendi imkânlarıyla aldırılıp bedelinin sonradan istenmesidir. Bu yöntem, hastanın veya ailesinin ödeme gücünü aşan tutarlarda fiilen tedaviye erişimi engelleyebilmektedir. Bu nedenle özellikle ilerleyici, yaşamı tehdit eden hastalıklarda ihtiyati tedbir ve yürütmenin durdurulması kararlarının zamanlaması kritik önem taşır. Yıllar sonra verilen haklılık kararı, tedavi fırsatı kaçmışsa etkili bir koruma sağlamayabilir.
Görevli Mahkeme Belirlenmesi
SGK ret kararlarına karşı başvurulacak mahkemenin doğru belirlenmesi, uyuşmazlığın seyrini etkileyebilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.101 uyarınca genel kural, uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görülmesidir. Ancak 5434 sayılı Kanun kapsamındaki eski kamu görevlileri ve hak sahipleri bakımından farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 16.02.2026 tarih ve E.2026/45, K.2026/50 sayılı kararı, ilaç bedeli uyuşmazlıklarının 5510 sayılı Kanun kapsamında adli yargıda görülmesi gerektiğini teyit etmiştir. Görev hatası, özellikle zaman açısından kritik olan bu uyuşmazlıklarda telafisi güç zararlara yol açabilir.
Dava Dosyasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
SGK ret kararı ile karşılaşıldığında avukatların sadece ret yazısı ve reçeteye bakması yeterli değildir. Dosyada şu unsurlar bütüncül olarak değerlendirilmelidir:
- İlacın Türkiye’deki ruhsat durumu ve temin imkanı,
- TİTCK kullanım ve ithal izinleri,
- Güncel SUT hükümleri ve geri ödeme koşulları,
- Hastanın sosyal güvenlik statüsü ve geçiş hükümleri,
- Uzman hekim raporunda alternatif tedavilerin yetersizliği, gecikmenin yaratacağı tıbbi riskler ve tedavinin gerekliliğinin bilimsel gerekçelerle açıklanması,
- Hastalığın seyri ve prognozu.
Uzman raporlarında yalnızca “uygun” veya “gerekli” ibareleri yerine, alternatif tedavilerin neden yetersiz kaldığı ve gecikmenin yaratacağı somut risklerin detaylı açıklanması, mahkeme nezdinde kararın lehine çıkma ihtimalini artırır.
Sonuç ve Avukatlara Öneriler
Yurt dışından temin edilen ilaçlara ilişkin uyuşmazlıklarda “ilaç Türkiye’de yok”, “TİTCK izin verdi” ve “SGK ödemiyor” ifadeleri farklı hukuki sonuçlar doğurur. 2026 düzenlemeleriyle alternatif geri ödeme mekanizmasının detaylandırılması, her somut olayda mevzuatın güncel halinin incelenmesini zorunlu kılmıştır.
Avukatlar, bu tür davalarda hem idari hem de adli yargı yollarını stratejik olarak değerlendirmeli, zamanında ihtiyati tedbir talebinde bulunmalı ve dosyayı tıbbi, hukuki ve mali boyutlarıyla bütüncül şekilde hazırlamalıdır. Zira bu uyuşmazlıklarda geciken yalnızca bir ödeme değil, bazen hastanın hayatıdır.
Yüksek maliyetli ilaçlara erişim hakkı, sosyal devlet ilkesinin ve Anayasa m.56’da düzenlenen sağlık hakkının somut bir yansımasıdır. Hukuk profesyonellerinin bu alanda güncel mevzuatı ve emsal kararları yakından takip etmesi, hasta haklarının etkili korunması açısından hayati önem taşımaktadır.
(Word count: 1048)
Etiketler: SGK, Yurt Dışı İlaç, Geri Ödeme, İlaç Temin İzni, Anayasa Mahkemesi, Sağlık Hakkı, İhtiyati Tedbir, Sosyal Güvenlik Hukuku
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Kişisel Verilerin Korunmasında “Alenileştirme” Kavramı ve Anayasa m.38 Kapsamında Kanunilik İlkesi
Anayasa Mahkemesi, Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. kararında (B. No: 2020/32193) KVKK kapsamında uygulanan idari para cezasını “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi açısından incelemiş ve “alenileştirme amacı” kavramının kanunda yer almaması nedeniyle Anayasa m.38’in ihlal edildiğine hükmetmiştir.
Terörle Mücadele Görevinde Yaralanan Ancak Vazife Malulü Sayılmayan Personele Özel Aylık Hakkı Getirildi
7594 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici Madde 20, terörle mücadele sırasında yaralanan ancak gazi statüsü kazanamayan TSK, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet ve MİT personeline özel sosyal güvenlik aylığı bağlanmasını öngörmektedir.