Yediemin Otoparklarında Organize Dolandırıcılık: Parça Sökümü, Sahte Bilirkişi Raporları ve İhaleye Fesat
Lawantra
18.07.2026
Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği’nin yaklaşık altı aylık teknik ve fiziki takibi neticesinde, yediemin otoparklarında sistematik olarak araç parçalarını çalan ve ihaleleri manipüle eden organize bir suç örgütü tespit edilmiştir. Operasyon, İstanbul’un yanı sıra Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilmiş, 32 şüpheli gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanlar arasında örgütün yönetici kadrosu olarak nitelendirilen Ö.T., O.T., Y.K., B.T. ve İ.A. ile birlikte bir hastane sahibi doktor ve çeşitli iş insanları da yer almaktadır.
Soruşturma kapsamında Tuzla, Maltepe ve Sultanbeyli ilçelerinde bulunan üç yediemin otoparkı ile iki depo aranmıştır. Şüphelilerin faaliyet yöntemleri, oto hırsızlık bürosundaki sorgularında detaylı biçimde ortaya çıkarılmıştır. İlk yöntem, yediemin otoparklarına emanet edilen araçların yüksek değerli parçalarını (motor, kapı, koltuk, radyatör vb.) sökerek bunları yedek parça piyasasında satmalarıdır. Bu suretle hem araçların piyasa değeri düşürülmüş hem de ayrı bir gelir kalemi oluşturulmuştur.
İkinci ve daha sofistike yöntem ise ihaleye çıkacak uzun süre bekleyen araçlara ilişkindir. Şüpheliler, ihale öncesi motor, kapı, koltuk gibi kritik parçaları sökerek aracın değerini yaklaşık onda birine indirmekte, böylece ihaleyi çok düşük bedelle kazanmakta, ardından sökülen parçaları yeniden takarak aracı üçüncü kişilere yüksek bedelle satmaktadır. İhaleyi kazanamamaları halinde ise sökülen parçaları bu kez aracı satın alan üçüncü kişiye ayrı bir satışla pazarladıkları belirlenmiştir.
Şüphelilerin bir diğer yöntemi ise yapay zeka destekli sahte bilirkişi raporları hazırlamaktır. Hasarsız araçları hasarlı gibi göstererek bilirkişi raporlarını manipüle etmiş, bu raporlar üzerinden araçları rayiç bedelin çok altında fiyatlarla satın almışlardır. Bu uygulama, hem 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) resmi belgede sahtecilik (m. 204) hem de ihaleye fesat karıştırma (m. 235) suçlarını doğrudan ilgilendirmektedir.
Örgütün bir diğer kritik faaliyeti, vergi borcu nedeniyle satılamayan hacizli araçlara ilişkindir. Araç sahiplerini sözde kendilerine borçlandırarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun kamu alacaklarının önceliğine ilişkin hükümlerini (m. 206 ve devamı) istismar etmişlerdir. Bu suretle kamu alacaklarının önüne geçen özel alacak iddiasıyla araçları haczettirip üçüncü kişilere satmış, komisyonlarını düşerek kalan bedeli eski sahibine iade etmişlerdir. Bu yöntem, devletin vergi ve haciz alacaklarının tahsilatını engellemek suretiyle kamu zararına yol açmıştır.
Teknik takip sırasında şüphelilerin “Şu anda nakit yok, oradan birkaç radyatör sökün, paraya çevirin” gibi talimatlar verdiği ses kayıtlarına da rastlanmıştır. Bu kayıtlar, örgütün sistematik ve organize niteliğini ortaya koymaktadır.
Soruşturma sonucunda şüphelilerin bu yöntemlerle yaklaşık 1,5 milyar TL’lik vurgun yaptığı tespit edilmiştir. MASAK incelemesinin devam ettiği, nihai rakamın bu rapora göre netleşeceği belirtilmektedir. Şüpheliler hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na 71 ayrı olayda nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158), ihaleye fesat karıştırma (TCK m. 235), resmi belgede sahtecilik (TCK m. 204) ve güveni kötüye kullanma (TCK m. 155) suçlarından sevk yapılmıştır.
Avukatlar açısından bu dosya, yediemin sorumluluğu, ihale hukuku, bilirkişi raporlarının manipülasyonu, tüzel kişilerin dolandırıcılıktaki rolü ve MASAK incelemelerinin ceza yargılamasına yansımaları bakımından önemli emsal potansiyeli taşımaktadır. Özellikle yapay zeka ile üretilen sahte raporların delil değeri, bilirkişi atama usulleri ve ihale sürecindeki fesat iddialarının ispat yöntemleri, benzer davalarda sıkça tartışılacak konular arasında yer alacaktır.
Dosyanın ilerleyen aşamalarında, yediemin otoparkı işletmecilerinin idari ve cezai sorumluluğu, araç maliklerinin hak arama yolları ve sigorta şirketlerinin olası rücu hakları da ayrıca değerlendirilmesi gereken hukuki meselelerdir. Olay, kamu ihalelerinde şeffaflığın ve yediemin sisteminin denetiminin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
(Word count: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi: İcra, İdari Yargı, Ceza ve Hukuk Usulü Kanunlarında Önemli Değişiklikler
TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, İcra ve İflas Kanunu'ndan idari yargı usulüne, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndan Türk Borçlar Kanunu'na kadar geniş bir yelpazede değişiklikler getirmektedir. Paket, mirasçılara öncelikli artırma hakkı, tek hakim kapsamının genişletilmesi, HAGB düzenlemeleri, dolandırıcılık iştirakinde indirim ve faiz hesaplamalarında TCMB reeskont oranı gibi önemli reformlar içermektedir.
AYM'nin 2019/27820 Başvuru Numaralı Kararı: Rekabet Kurulu İdari Para Cezasında Yönetmeliğin Kanunilik İlkesi ve Mülkiyet Hakkı
Anayasa Mahkemesi, Turkcell'in rekabet ihlali nedeniyle verilen idari para cezasına dayanak Yönetmeliğin kanuna aykırı alt sınır getirmesi ve geriye yürümesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari para cezalarında kanunilik, normlar hiyerarşisi ve yönetmeliklerin sınırları açısından önemli bir emsaldir.