Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Kamulaştırma Bedeli Depo İhtarının UETS Üzerinden İdareye Tebliği Zorunludur
Lawantra
30.07.2026
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.09.2025 tarihli, Esas No: 2024/570, Karar No: 2025/569 sayılı kararı, kamulaştırma davalarında tebligat usulü açısından son derece önemli bir emsal oluşturmaktadır. Karar, özellikle idarelerin vekil avukatları aracılığıyla takip ettiği davalarda elektronik tebligatın kime ve hangi adrese yapılması gerektiği konusunda net kurallar getirmektedir.
Uyuşmazlığın Konusu
Dava, Antalya ili Kepez ilçesinde bulunan bir taşınmazın bir bölümünün kamulaştırma bedelinin tespiti ve tapudan terkinine ilişkindir. Mahkeme, kamulaştırma bedelinin yatırılması için davacı idareye süre vermiş, bu sürenin sonunda bedelin yatırılmaması halinde davanın reddedileceğini ihtar etmiştir. Ancak bu ihtarlı duruşma tutanağı, davacı idare vekili avukatın kişisel UETS adresine tebliğ edilmiştir.
İdare, bedeli süresi içinde yatıramamış ve dava reddedilmiştir. İstinaf ve temyiz aşamalarında uyuşmazlık, tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında yoğunlaşmıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ilk temyiz incelemesinde, tebligatın avukatın kişisel elektronik adresine yapılmasının usulsüz olduğuna hükmetmiş ve kararı bozmuştur. Yerel mahkeme bu bozma kararına direnmiş, dosya Hukuk Genel Kurulu’na gelmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nun Değerlendirmesi
Hukuk Genel Kurulu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 5. ve 9. maddelerini detaylı biçimde incelemiştir. Bu düzenlemelere göre, idareleri adli ve idari yargı mercileri nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili kişilerin bağlı bulunduğu birime elektronik tebligat yapılması zorunludur.
Yönetmelik’in 9. maddesinin 5. fıkrası açıkça şu hükmü içermektedir: “Elektronik yolla tebligat, idareleri… vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz.”
Kurul, bu hükmün amacının idarenin kurumsal sürekliliğini sağlamak ve tebligatın idarenin resmi kayıtlı UETS adresine ulaşmasını temin etmek olduğunu vurgulamıştır. Avukatın kişisel UETS adresine tebligat yapılması, Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesine ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği’ne aykırıdır.
Somut olayda, 17.05.2022 tarihli duruşma tutanağının davacı idare vekili avukatın kişisel UETS adresine tebliğ edildiği, idarenin kurumsal UETS adresine tebligat yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle tebligat usulsüz kabul edilmiş, usulsüz tebligata dayanılarak verilen red kararı hukuka aykırı bulunmuştur.
Kamulaştırma Kanunu ve Usul Hükümleri
Kararda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin 8. fıkrası da detaylı biçimde ele alınmıştır. Bu fıkra, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespit edilmesi, bedelin bankaya yatırılması için idareye 15 günlük süre verilmesi ve bu sürenin bir defaya mahsus uzatılabilmesini düzenlemektedir.
Ancak usulüne uygun tebligat yapılmadan sürenin başlatılması mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulu, tebligatın usulsüzlüğünün tüm yargılama sonuçlarını etkilediğini, bu nedenle direnme kararının bozulması gerektiğini oy birliğiyle hükme bağlamıştır.
Avukatlar ve İdare Hukuku Uzmanları İçin Sonuçlar
Bu karar, kamulaştırma davalarında idare vekili olarak görev yapan avukatlar açısından kritik bir uyarı niteliğindedir. Bundan böyle:
- İdare adına takip edilen davalarda elektronik tebligat mutlaka idarenin kurumsal UETS adresine yapılmalıdır.
- Avukatın kişisel UETS adresine tebligat yapılması, Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesine aykırılık teşkil eder.
- Usulsüz tebligat nedeniyle süreler işlemeye başlamaz; bu durum dava reddi kararlarının bozulmasına yol açabilir.
- İdareler, vekalet verdikleri avukatların UETS adreslerini değil, kendi kurumsal elektronik tebligat adreslerini takip etmelidir.
Karar, aynı zamanda tebligat hukukunun şekli nitelikte olduğunu ve en ufak usul hatasının ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha teyit etmektedir. Özellikle kamulaştırma gibi kamu yararı taşıyan davalarda usul kurallarına riayet, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından da büyük önem taşımaktadır.
İlgili Mevzuat
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu md. 7/a, md. 3, md. 11, md. 35
- Elektronik Tebligat Yönetmeliği md. 5 ve md. 9
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu md. 10
- 6100 sayılı HMK md. 371 ve md. 373
Sonuç Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını bozmuş ve Özel Daire’nin (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi) bozma kararına uyulması gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu karar, elektronik tebligatın idareler bakımından kurumsal adres üzerinden yapılması zorunluluğunu güçlü biçimde vurgulamakta ve kamulaştırma davalarında tebligat usulüne ilişkin önemli bir içtihat oluşturmaktadır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay 2. Daire: Üniversite Daire Başkanı Kadrosundan Fakülte Sekreterliğine Atamada İdarenin Takdir Yetkisi ve Üst Düzey Yönetici Kavramı
Danıştay 2. Dairesi, üniversite daire başkanının fakülte sekreterliğine atanması işleminde idarenin takdir yetkisinin sınırlarını, üst kademe yönetici statüsünün kapsamını ve 2547 sayılı Kanun’un 52. maddesinin etkisini detaylı biçimde değerlendirdiği önemli bir karara imza attı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2020/687 E., 2022/1259 K. Sayılı Kararı: Kira Bedelinin Tespiti ile Sözleşmenin Uyarlanması Arasındaki Sınırlar ve Dava Nitelendirmesinin Hukuki Sonuçları
Hukuk Genel Kurulu, kira bedeli uyarlama talebinin tespit davası gibi görülerek karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmederek, iki dava türü arasındaki farkları sistematik biçimde ortaya koymuştur.