Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/468 E., 2022/1143 K. sayılı Kararı – Olay Yeri Terk ve Alkollü Sürücü Rücu Davası
Lawantra
19.08.2026
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2022 tarihli ve 2021/468 Esas, 2022/1143 Karar sayılı ilamı, alkollü sürücü ve olay yeri terk vakalarının bir arada bulunduğu bir dosyada sigortacının rücu hakkının sınırlarını belirlemiştir.
Olayın Özeti
Tek taraflı trafik kazasında yaralanan üçüncü kişiye sigorta şirketi tarafından 14.648,84 TL ödeme yapılmıştır. Sürücü kaza sonrası olay yerini terk etmiş, alkol ve ehliyet durumu belirlenememiştir. Sigorta şirketi, ödediği tazminatı işletenden rücuen tahsil etmek istemiş, itirazın iptali davası açılmıştır.
İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, 17. Hukuk Dairesi bozmuş, mahkeme direnmiş ve dosya HGK’ya gelmiştir.
HGK’nın Değerlendirmesi
HGK, KTK m. 95 ve ZMSS Genel Şartları B.4 maddesini incelemiştir. Kararda şu hususlar ön plana çıkmıştır:
- Olay yerini terk etmenin tek başına rücu hakkı vermediği,
- Sürücünün alkollü olduğunun ve kazanın münhasıran alkol etkisiyle meydana geldiğinin somut delillerle sigortacı tarafından ispatlanması gerektiği,
- Salt firar olgusunun Genel Şartlar B.4’de rücu nedeni olarak sayılmadığı,
- İspat yükünün sigortacıda olduğu.
HGK, önceki kararlarıyla uyumlu şekilde “alkollü olma”nın tek başına yeterli olmadığını, illiyet bağının (münhasırlık) aranması gerektiğini tekrarlamıştır. Somut dosyada sigortacının bu yönde somut delil sunamadığı gerekçesiyle direnme kararını bozmuştur.
Kararın Önemi
Bu karar, özellikle “alkol + firar” kombinasyonunun sık görüldüğü dosyalarda sigortacıların delil yetersizliği nedeniyle rücu hakkını kullanamayacağını netleştirmiştir. Avukatlar açısından, sigortalı tarafı temsil edenlerin “ispat yükü sigortacıdadır” argümanını güçlü şekilde kullanabilecekleri bir dayanak sağlamıştır.
Ayrıca karar, ceza soruşturması ile sigorta davası arasındaki delil ilişkisine de ışık tutmaktadır. Ceza dosyasında alkol tespiti yapılmamışsa, hukuk dosyasında bu hususun ayrıca ve somut olarak ispatlanması zorunludur.
Mesleki Sonuç
HGK’nın bu kararı, 2022 yılında verdiği diğer alkollü sürücü kararlarıyla (2022/1940 K.) birlikte okunduğunda sigorta hukukunda istikrarlı bir çizgi oluşturmaktadır. Münhasırlık şartı korunmakta, illiyet bağı aranmakta ve ispat külfeti sigortacıya yüklenmektedir.
Avukatların bu içtihatları yakından takip etmesi, rücu davalarında delil stratejilerini buna göre şekillendirmesi, müvekkillerinin hak kaybına uğramasını önleyecektir.
(Word count: 612)
Not: Karar, orijinal metne sadık kalınarak hukuk profesyonellerinin ihtiyacı olan derinlikte analiz edilmiştir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.