Yargıtay’dan Trafik Kazası Tazminatında Bilirkişi Ücreti ve Usulden Ret Kararına Onama
Lawantra
14.07.2026
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamında açılan tazminat taleplerinde, maluliyet raporuna itiraz üzerine zorunlu hale gelen bilirkişi incelemesinin masraflarının karşılanmaması, başvurunun usulden reddine neden olabilmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2024/3768 Esas, 2025/10003 Karar sayılı ilamı, bu hususta sigorta tahkim uygulamasının sınırlarını netleştirmektedir.
06.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı, davalı sigorta şirketi nezdinde poliçeli aracın çarpması sonucu yaralanmış ve maluliyetle sonuçlanmıştır. Davacı vekili, belirsiz alacak davası şeklinde 11.650 TL sürekli iş göremezlik, 2.000 TL geçici iş göremezlik, 225 TL bakıcı gideri ve 1.125 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminat talep etmiştir. Sigorta şirketi, dava şartı noksanlığı, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e aykırılığı ve kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti, bilirkişi incelemesi için istenen ücretin kesin süre içinde yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazı reddetmiştir. Temyiz aşamasında davalı, maluliyet raporuna itirazlarının kabul edildiğini ancak bunun esasa ilişkin eksikliklerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınmasını gerektirdiğini, ücret yatırılmadığı için başvurunun esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde tarafların iddia ve savunmalarını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, HMK m. 324 delil avansı hükmü ve Sigorta Tahkim Komisyonu Yönetmeliği’ni incelemiştir. Daire, İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna uygun olduğuna, temyiz sebeplerinin bozma nedeni oluşturmadığına karar vermiştir.
Bu karar, avukatlar için kritik bir usul uyarısı içermektedir. Sigorta tahkim sürecinde maluliyet raporuna itiraz edildiğinde, hakem heyetinin bilirkişi incelemesine gitme yetkisi ve bu incelemenin masraflarının davacı tarafından karşılanması zorunluluğu açıktır. HMK 324. maddeye göre delil avansı yatırılmadığında o delilden vazgeçilmiş sayılmakta, bu da mevcut delillerle karar verilmesini zorunlu kılmaktadır.
Avukatların mesleki özen yükümlülüğü kapsamında, dava dosyasının başında maluliyet raporunun yönetmeliğe uygunluğunu titizlikle kontrol etmesi, olası çelişki ihtimaline karşı alternatif deliller (Adli Tıp raporu, özel hastane raporları vb.) toplaması önem arz etmektedir. Aksi takdirde, kısa sürede verilen kesin süreler içinde avansın yatırılmaması, müvekkilin hak kaybıyla sonuçlanabilmektedir.
Kararda ayrıca geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve SGK dışı tedavi giderlerinin de aynı usul kurallarına tabi olduğu vurgulanmaktadır. Bu gider kalemlerinin ispatında da delil avansı mekanizmasının aynı şekilde işlediği görülmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davalı vekilinin temyiz itirazlarını oy birliğiyle reddetmiş, İtiraz Hakem Heyeti kararını onamış ve temyiz harcını davalıya yüklemiştir. Bu içtihat, sigorta tahkiminde usul kurallarına riayetin, esasa ilişkin savunmalardan bağımsız olarak kararın kaderini belirleyebileceğini göstermektedir. Avukatlar, müvekkillerini bu riskler konusunda aydınlatmalı ve delil avansı yönetimini dava stratejisinin merkezine yerleştirmelidir. (Toplam kelime: 651)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.