Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2024/567 E., 2025/62 K. sayılı Kararı – İstinafta Suç Vasfının Değiştirilmesi ve Duruşma Zorunluluğu
Lawantra
14.07.2026
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2024/567 Esas, 2025/62 Karar sayılı ilamı, istinaf incelemesinde duruşma açılmaksızın suç vasfının değiştirilmesi ve yeni bir mahkumiyet hükmü kurulması meselesini ele almaktadır. Karar, CMK’nın 280. ve 303. maddelerinin yorumu bakımından önemli bir emsal teşkil etmekte ve bölge adliye mahkemelerinin (BAM) yetki sınırlarını netleştirmektedir.
Olayda, sanığın iki ayrı mağdura yönelik “çocuğun cinsel istismarı” suçundan Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce TCK m. 103/1-1, 103/3-b-d, 62/1, 53 ve 63 uyarınca 10’ar yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmişti. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi, duruşma açmaksızın dosyadan inceleme yaparak eylemlerin “sarkıntılık düzeyinde” kaldığı gerekçesiyle suç vasfını TCK m. 103/1-2. cümlesine çevirmiş ve cezayı 3 yıl 9 ay hapis olarak düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Bu karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nce onanmıştı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, BAM’ın duruşma açmadan suç vasfını değiştirerek yeni mahkumiyet kurmasının CMK m. 280/1-a ve m. 303/1-a ile bağdaşmadığını belirterek itiraz etmiştir. Başsavcılığa göre, suç vasfının değiştirilmesi “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden” alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmetme haliyle örtüşmemekte, dolayısıyla duruşma açılması zorunludur.
Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlığı “Bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmü yönünden duruşma açmaksızın suç vasfını değiştirerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurup kuramayacağı” şeklinde belirlemiştir. Kurul, CMK m. 280’in bölge adliye mahkemesini hem hukuki denetim hem de ıslah mercii olarak konumlandırdığını vurgulamıştır. Kural olarak hukuka aykırılıkların duruşma açılarak ıslah edilmesi gerektiği, duruşmanın adil yargılanmanın temel unsuru olduğu belirtilmiştir.
Genel Kurul, CMK m. 280/1-a ve m. 303/1’in tahdidi (sınırlı) olarak sayılan hallerde duruşmasız düzeltme yapılabileceğini, ancak suç vasfının değiştirilmesinin bu bentler arasında yer almadığını tespit etmiştir. Ayrıca CMK m. 226/1’in “suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce sanığa savunma imkanı tanınması” zorunluluğunu hatırlatarak, duruşmasız vasf değişikliğinin savunma hakkını ihlal edeceğini vurgulamıştır.
Sonuç olarak Genel Kurul, BAM’ın duruşma açmadan suç vasfını değiştirerek yeni mahkumiyet kurmasının hukuka aykırı olduğuna oy çokluğuyla karar vermiş, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin onama kararını kaldırmış ve BAM kararını bozmuştur. Kararda ayrıca eksik araştırma iddiası incelenmemiştir.
Bu karar, avukatlar ve ceza hukukçuları açısından büyük önem taşımaktadır. BAM’ların CMK m. 280 ve 303’te sayılan istisnai haller dışında duruşma açmadan suç vasfını değiştirerek mahkumiyet kuramayacağı açıkça ortaya konulmuştur. Karar, iki dereceli yargılamada duruşmanın ve çelişkinin önemini bir kez daha vurgulamakta, savunma hakkının korunması bakımından emsal teşkil etmektedir.
Ayrıca karar, BAM kararlarına karşı direnme yasağının (CMK m. 284) yalnızca hukuka uygun kararlar için geçerli olduğunu, usule aykırı bozma veya düzeltme kararlarının hükümsüz sayılabileceğini de ima etmektedir. Bu husus, temyiz aşamasında BAM kararlarının daha sıkı denetleneceği anlamına gelmektedir.
Ceza Genel Kurulu’nun bu ilamı, istinaf kanun yolunun amacına uygun işletilmesi, adil yargılanma hakkının güvence altına alınması ve mahkemelerin yetki sınırlarının aşılmaması bakımından önemli bir kilometre taşıdır. Avukatların istinaf dilekçelerinde ve temyiz başvurularında bu kararı referans göstermeleri, savunma stratejilerini güçlendirecektir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.