Yargıtay 6. Hukuk Dairesi: Konkordato Feshi Talebi Ayrı Dava ile Yapılmalıdır
Lawantra
04.07.2026
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/2477 Esas, 2025/3248 Karar sayılı ilamı, konkordato hukuku açısından önemli usulî prensipleri ortaya koymaktadır. Karara konu olayda, konkordato talebi kabul edilen ...LPG Akaryakıt Nakliye İnşaat Enerji Tic. Ltd. Şti. hakkında 11.02.2021 tarihinde konkordato istemi kabul edilmiş ve bu karar 28.12.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Tasdik edilen konkordato projesi uyarınca borçlunun ödemelerini gerçekleştirmemesi üzerine bazı alacaklılar önce konkordatonun kısmen feshi talebinde bulunmuş, ardından aynı dosya üzerinden konkordatonun tamamen feshi, iflasın açılması ve kayyım atanarak cezai işlem yapılmasını talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi (Asliye Hukuk Mahkemesi - Ticari Mahkeme Sıfatıyla), konkordatonun tamamen feshi ve iflas isteminin ayrı bir dava ile talep edilmesi gerektiğini belirterek, alacaklı İstanbul ... Yönetim A.Ş. vekili ile ... Güvenlik Sistemleri Bilgisayar Teknoloji İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin taleplerini 14.01.2025 ve 17.04.2025 tarihli ek kararları ile usul yönünden reddetmiştir. Bu ek kararlar temyiz edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 308/f-3 ve 308. maddelerine atıfta bulunarak önemli bir hukuki prensibi vurgulamıştır. Buna göre, konkordatonun tasdikinden sonra her alacaklı, konkordato tasdik kararından önce veya sonraki somut delillerle kötü niyetle konkordatonun sakatlandığını ileri sürerek, tasdik kararını veren mahkemeye harç yatırarak ayrı bir dava açmak suretiyle konkordatonun tamamen feshi ve iflas talep edebilir.
Somut olayda, temyiz eden alacaklıların bu doğrultuda ayrı bir dava açmadıkları, taleplerini konkordato dosyası üzerinden ek karar talebi şeklinde ileri sürdükleri tespit edilmiştir. Daire, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi’nin ek kararlarında usulî bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varmış ve 14.01.2025-17.04.2025 tarihli ek kararların onaylanmasına karar vermiştir. Kararda, ... Güvenlik Sistemleri şirketine harç yükletilmiş, İstanbul ... Yönetim A.Ş.’den ise peşin harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığı belirtilmiştir.
Mesleki Değerlendirme ve Avukatlara Yönelik Çıkarımlar
Bu karar, konkordato uygulamasında usul kurallarının titizlikle gözetilmesi gerektiğini bir kez daha teyit etmektedir. Avukatlar açısından kritik nokta; konkordato tasdikinden sonra alacaklıların haklarını korumak için ayrı bir dava ikame etmelerinin zorunlu olduğudur. Aynı dosya üzerinden ek karar talebiyle konkordatonun feshi istenmesi, usulden ret ile sonuçlanacaktır. Bu durum, özellikle büyük ölçekli alacaklılar ve finans kuruluşları için zaman ve masraf kaybına yol açabileceğinden, dava stratejisinin baştan doğru kurulması elzemdir.
İİK m. 308/f-3 hükmü, konkordatonun kötü niyetle sakatlandığı iddialarında somut delil zorunluluğunu getirmektedir. Bu delillerin dava dilekçesinde açıkça gösterilmesi, mahkemenin re’sen araştırma yetkisini de harekete geçirecektir. Daire’nin kararında vurgulandığı üzere, konkordato müessesesi hem borçluyu hem de alacaklıları koruyan bir kurumdur; ancak bu korumanın kötüye kullanılmaması için usulî sınırlar net bir şekilde çizilmiştir.
Karar ayrıca, konkordato dosyası içinde kalan taleplerle iflas ve fesih istemlerinin birleştirilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu ayrım, pratikte sıkça karşılaşılan usulî hataların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Avukatların, konkordato dosyasında alacaklı temsil ederken, fesih taleplerini ayrı bir esas numarası altında açmaları ve harç yatırımlarını zamanında gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
Sonuç olarak, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin bu ilamı, konkordato hukukunda usulî disiplinin korunması gerektiğini vurgulamakta ve alacaklı avukatlarına somut bir yol haritası sunmaktadır. Kararın oybirliğiyle verilmiş olması, uygulayıcılar açısından içtihat güvenilirliğini artırmaktadır. (Toplam kelime: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay 3. Dairesi’nin 2022/2864 E., 2024/6301 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanının İdarece Kabul Edilmesi ve Sonradan Müdahale Yasağı
Danıştay, idarenin varlık barışı başvurusunu kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra aynı dönemler için inceleme yaparak tarhiyat yapmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay 3. Dairesi’nin 2023/6468 E., 2025/4877 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanında İspat Yükü ve İlliyet Bağı
Danıştay, 7186 sayılı Kanun kapsamında varlık barışı beyanının ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılatı koruma altına almadığını, mükellefin beyan edilen tutarın kayıt dışı gelirden kaynaklandığını somut delillerle ispat etmek zorunda olduğunu kararında vurgulamıştır.