Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2023/16650 E., 2024/968 K. sayılı Kararı: Tehdit Suçunda Uzlaştırma Usulünün Gözetilmemesi ve Kanun Yararına Bozma
Lawantra
28.07.2026
Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 23 Ocak 2024 tarihli ve 2023/16650 Esas, 2024/968 Karar sayılı ilamı, ceza yargılamasında uzlaştırma kurumunun usulüne uygun uygulanmaması nedeniyle verilen mahkûmiyet kararlarının kanun yararına bozulması açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için uzlaşma hükümlerinin zamanlaması, kanun değişikliklerinin geriye yürüme etkisi ve kanun yararına bozma mekanizmasının sınırları bakımından kritik mesleki değer taşımaktadır.
Olayda, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, 8 Ekim 2019 tarihli ve 2016/398 Esas, 2019/561 Karar sayılı hükmüyle sanığı TCK m. 106/1-1. cümle uyarınca tehdit suçundan 5 ay hapis cezasına mahkûm etmiş, sanığın kişilik özellikleri ve suçun işleniş biçimi dikkate alınarak cezasını TCK m. 62 ve m. 51 uyarınca ertelemiştir. Karar, istinaf edilmeksizin 22 Ekim 2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26 Mayıs 2023 tarihli ve 2023/46333 sayılı tebliğnamesinde, dosya kapsamı incelenerek şu hukuki sorun tespit edilmiştir: Soruşturma aşamasında 19 Mart 2016 tarihinde kolluk tarafından müştekiye uzlaşma teklifi yapılmış, müşteki teklifi reddettiği için uzlaşma sağlanamamıştır. Ancak bu tarihte tehdit suçu (TCK m. 106/1-1) uzlaşma kapsamında bulunmamaktaydı. Dolayısıyla kolluk tarafından yapılan uzlaşma teklifi hukuki sonuç doğurmamıştır.
Tehdit suçu, 2 Aralık 2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesiyle CMK m. 253/1-b kapsamında uzlaşma kapsamına alınmıştır. Bu değişiklik, kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini zorunlu kılmaktadır (CMK m. 254).
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, gerekçesinde şu hususları vurgulamıştır: Her ne kadar soruşturma aşamasındaki uzlaşma teklifi hukuken geçersiz olsa da, kovuşturma aşamasında suçun uzlaşma kapsamına girmesi üzerine mahkeme, CMK m. 254 uyarınca dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek ve uzlaştırma sonucuna göre sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirmek zorundaydı. Bu usul kuralına uyulmaması, kanuna aykırılık oluşturmaktadır.
Daire, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemini yerinde görmüş ve İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının CMK m. 309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozulmasına karar vermiştir. Kararın CMK m. 309/4 uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla mahkemesine iade edilmiştir.
Bu karar, avukatlar açısından şu önemli mesleki sonuçları doğurmaktadır:
-
Uzlaşma kapsamına alınan suçlarda, kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra devam eden kovuşturmalarda mahkemelerin re’sen CMK m. 254’teki prosedürü işletmesi zorunludur.
-
Soruşturma aşamasında yapılmış ve reddedilmiş uzlaşma teklifleri, suçun o tarihte uzlaşma kapsamında olmaması halinde bağlayıcı değildir. Bu durum, müvekkil lehine yeni bir uzlaştırma süreci başlatılmasına imkân tanır.
-
Kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlara karşı olağanüstü bir kanun yolu olarak kullanılmakta olup, usul kurallarına aykırılıkların giderilmesi amacıyla etkili bir araçtır. Ancak bozma, sanık aleyhine sonuç doğuramaz.
-
Tehdit suçunda uzlaşma, tarafların anlaşması halinde davanın düşmesine yol açabileceğinden, savunma stratejilerinde bu hususun önceden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Karar aynı zamanda, 6763 sayılı Kanun’un getirdiği değişikliklerin geçiş hükümlerinin uygulamada nasıl yorumlanması gerektiğine de ışık tutmaktadır. Yargıtay, uzlaşma kurumunun amacının toplumsal barışın sağlanması ve adaletin hızlandırılması olduğunu vurgulayarak, usul kurallarının titizlikle uygulanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Hukuk profesyonelleri, benzer dosyalarda müvekkillerine rehberlik ederken bu içtihadı dikkate almalı, kovuşturma aşamasında suçun uzlaşma kapsamına girdiğinin farkına varılması halinde derhal CMK m. 254 uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi talebinde bulunmalıdır. Aksi takdirde, verilen mahkûmiyet kararlarının kanun yararına bozulması riski ile karşı karşıya kalınabilir.
Sonuç olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin bu kararı, uzlaştırma usulünün ihmali nedeniyle verilen hükümlerin düzeltilmesi bakımından emsal niteliğindedir. Karar, ceza yargılamasında usul kurallarına bağlılığın, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil yargılanma hakkı açısından taşıdığı önemi bir kez daha vurgulamaktadır. (Toplam kelime: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Deneysel Araştırmalar Merkezi Yönetmeliği Yürürlüğe Girdi
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, deney hayvanları üzerinde etik kurallara uygun araştırma yapılmasını amaçlayan yeni yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımladı. Yönetmelik, merkezin amacı, yönetim yapısı, hayvan refahı yükümlülükleri ve akademisyenlerin hukuki sorumlulukları açısından önemli düzenlemeler içermektedir.
AYM'nin Bu Haftaki Genel Kurul Gündemi: 37 Parti Mali Denetimi ve 12 Norm Denetimi Dosyası
Anayasa Mahkemesi’nin 28 Temmuz 2026 tarihli Genel Kurul gündemi, çok sayıda siyasi partinin mali denetimi ile önemli kanun maddelerinin iptal taleplerini içeren 49 dosyadan oluşuyor. Avukatlar ve hukukçular için kritik norm denetimi başvuruları detaylı olarak incelendi.