Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin Uyarlama Yargılamasında Delil Değerlendirmesi Sınırları
Lawantra
08.08.2026
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 22.09.2021 tarihli 2017/7185 Esas, 2021/3899 Karar sayılı ilamı, uyarlama yargılamasının sınırlarını net biçimde ortaya koymaktadır. Karar, 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca yapılan uyarlama yargılamalarında yeniden delil değerlendirmesi yapılıp yapılamayacağı sorusuna önemli bir cevap vermektedir.
Olayda sanıklar hakkında cebir kullanarak ihaleye fesat karıştırma suçundan 24.07.2009 tarihli mahkumiyet kararı, Yargıtay 5. CD’nin 30.09.2013 tarihli onama kararıyla kesinleşmiştir. Daha sonra 5275 sayılı Kanun m. 98 ve 5252 sayılı Kanun m. 9 uyarınca uyarlama yargılaması yapılmıştır. İlk derece mahkemesi, ihaleye fesat karıştırma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB), kasten yaralama suçlarından ise karar verilmesine yer olmadığına ve düşmeye karar vermiştir.
Yargıtay, kasten yaralama suçlarına ilişkin temyiz istemlerini 5320 sayılı Kanun m. 8/1 ve CMUK m. 317 gereği reddetmiştir. Asıl inceleme konusu ise ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin HAGB kararıdır.
Daire, uyarlama yargılamasının amacının, sonradan yürürlüğe giren kanunun kesinleşmiş hükme etkisini belirlemek olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle kesinleşmiş hükümde delil değerlendirmesi yapılmış ve onanmışsa, uyarlama aşamasında yeniden delil tartışması yapılamaz. Sadece yeni ve eski kanun maddelerinin karşılaştırılması, temel ceza, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, takdir hakkının isabetli kullanılıp kullanılmadığının denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmesi mümkündür.
Daire ayrıca, ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen HAGB kararının CMK m. 231/12 uyarınca itiraza tabi olduğunu, temyizinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle temyiz talebinin itiraz mahiyetinde görülerek mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karar, uyarlama yargılamasının istisnai niteliğini vurgulamaktadır. Genel kural, önceki yargılamada iddia, savunma ve delillerin yeniden tartışılmamasıdır. Yargıtay’ın diğer kararlarında da (örneğin YCGK 2019/443 K.) gerekçeli karar zorunluluğu ve denetim imkanı vurgulanmakla birlikte, bazı hallerde esasa girildiği görülse de, 5. CD bu kararla yeniden delil değerlendirmesinin yapılamayacağını açıkça ortaya koymuştur.
Hukuk profesyonelleri açısından kararın önemi şudur: Uyarlama taleplerinde, delil yetersizliği veya beraat talebi yerine, lehe kanun hükümlerinin somut olarak karşılaştırılması ve gerekçelendirilmesi yapılmalıdır. Aksi takdirde mahkemelerin “yeniden yargılama” niteliğinde kararlar vermesi, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunabilecektir.
Karar, aynı zamanda HAGB kararlarının temyiz edilebilirliği konusunda da önemli bir içtihat oluşturmaktadır. CMK m. 231/12’nin açık hükmü gereği, HAGB kararlarına karşı temyiz değil, itiraz yoluna başvurulması gerektiği bir kez daha vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, bu karar uyarlama yargılamasının hukuki niteliğini, sınırlarını ve usul kurallarını netleştirerek avukatlara önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 618)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.