Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 2019/6671 E., 2019/10659 K. sayılı Kararı: Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Kararı ve Müsadere
Lawantra
27.08.2026
Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 13.11.2019 tarihli ve 2019/6671 Esas, 2019/10659 Karar sayılı ilamı, tapu sicil müdürlüğünde görevli memurların irtikap ve rüşvet suçlamalarına ilişkin önemli usul ve esasa dair değerlendirmeler içermektedir. Karar, özellikle dava zamanaşımı, müsadere hükümlerinin uygulanabilirliği ve sanığın ölümü halinde verilecek karar açısından avukatlara rehber niteliğindedir.
Olayda, ... Tapu Sicil Müdürlüğü’nde görevli sanıklar ... ve ...’ın üzerlerine atılı eylemlerin 5237 sayılı TCK m. 257/3’te düzenlenen “görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama” suçunu oluşturduğu, diğer sivil sanıkların ise bu suça azmettiren sıfatıyla katıldıkları tespit edilmiştir. Suç tarihleri 13.12.2006, 12.01.2007 ve 16.01.2007’dir. Yerel mahkeme, irtikap ve rüşvet alma suçlarının görevi kötüye kullanma suçuna dönüştüğüne hükmederek mahkumiyet, bazı sanıklar hakkında beraat ve müsadere kararı vermiştir.
Yargıtay, 5237 sayılı TCK m. 257/3 suçunun üst sınırı dikkate alındığında 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin (TCK m. 66/1-e ve m. 67/4) soruşturma izni durma süresi eklendiğinde dahi dolduğunu belirlemiştir. Bu nedenle hükümlerin 5320 sayılı Kanun m. 8/1 ve CMUK m. 321 uyarınca bozulmasına, ancak yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK m. 223/8 uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir. Adli emanetteki cep telefonu ve araç ise sahiplerine iade edilmiştir.
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü ise, UYAP’tan alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın 12.06.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından bozulmuş, mahallinde araştırılarak TCK m. 64/1 ve CMK m. 223/8 uyarınca karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Karara karşı oy yazısında, müsadere hükümlerinin 5237 sayılı TCK m. 54 ve 55 uyarınca mahkumiyet şartına bağlı olmadığı, ön ödeme, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, etkin pişmanlık gibi hallerde dahi müsadereye hükmedilebileceği vurgulanmıştır. CMK m. 256/1, kamu davası açılmamış olsa dahi müsadere talebinde bulunulabileceğini düzenlemektedir. Karşı oy, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu, cep telefonu ve aracın suç konusu eşya niteliğinde olduğu gerekçesiyle müsadere kararının onanması gerektiğini savunmuştur.
Bu karar, ceza avukatları için üç temel noktada mesleki değer taşımaktadır. Birincisi, zamanaşımı hesaplamasında lehe kanun ilkesi (TCK m. 66, 67) ve durma sürelerinin doğru uygulanmasının önemi vurgulanmaktadır. İkincisi, müsadere kurumunun 5237 sayılı TCK’da mahkumiyet şartına bağlı olmaksızın uygulanabildiği, özellikle kazanç ve eşya müsaderesinde (m. 54, 55) bu hususun gözetilmesi gerektiği belirtilmektedir. Üçüncüsü, sanığın ölümünün yargılama sırasında ortaya çıkması halinde verilecek kararın mahallinde araştırılması zorunluluğu hatırlatılmaktadır.
Avukatlar, benzer dosyalarda zamanaşımı süresini titizlikle takip etmeli, müsadere taleplerinde TCK m. 54-55 ve CMK m. 256 hükümlerini ayrı ayrı değerlendirmelidir. Karşı oy yazısı, müsadere kararlarının bağımsız niteliğini savunan güçlü bir hukuki argüman sunmaktadır. Bu yaklaşım, özellikle suçun sübutu sabit olduğu halde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen dosyalarda müsaderenin devam ettirilebileceği görüşünü desteklemektedir.
Sonuç olarak karar, zamanaşımı müessesesinin katı uygulanması ile müsadere kurumunun bağımsız niteliği arasındaki dengeyi yansıtmaktadır. Ceza muhakemesi pratisyenleri, benzer uyuşmazlıklarda hem zamanaşımı savunmasını hem de müsadere taleplerini stratejik olarak hazırlamalıdır.
(Toplam kelime sayısı: 642)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Bulgaristan Vatandaşlık Dosyalarında Kritik Hatalar ve Süre Kaçırmaktan Nasıl Kaçınılır? Avukat Gözüyle Pratik Rehber
Bulgaristan vatandaşlık başvurularında en sık karşılaşılan hatalar, eksik belgeler, yanlış apostil ve tercümeler ile idari sürelerin kaçırılmasıdır. Bu makalede, Adalet Bakanlığı süreçlerini, statü kodlarını ve avukatların kritik rolünü detaylı olarak ele alıyoruz.
7589 Sayılı Kanun Sonrası Kısmi Dava Uygulaması: Dava Dilekçesinde Hataları Önleyecek 6 Kritik Nokta ve Uygulama Tablosu
Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla kısmi dava tek yol haline geldi. HMK m. 109/4’teki talep artırım imkanı, zamanaşımı güvencesi, faiz başlangıcı ve dilekçe kurgusu avukatlar için titizlikle incelendi.