Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: Poliçe Limitlerinde Bedensel Zarar ve Tedavi Giderleri Ayrımı – Geçici İş Göremezlik Tazminatı
Lawantra
22.08.2026
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçelerinde limit uygulamasının nasıl yapılması gerektiğine ilişkin önemli bir içtihat ortaya koymuştur. Karar, özellikle geçici iş göremezlik tazminatının hangi kloz kapsamında değerlendirileceği ve poliçe limitlerinin bağımsızlığı konularında sigorta hukuku uygulayıcılarına net bir çerçeve sunmaktadır.
Dava, 14.11.2022 tarihinde davacının yolcusu olduğu aracın, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış araçla çarpışması sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinden kaynaklanmaktadır. Davacı talebini ıslah ederek toplam 701.930,23 TL’ye yükseltmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti davayı kabul etmiş, İtiraz Hakem Heyeti ise faiz ve vekalet ücreti yönünden kısmi düzeltme yapmıştır.
Davalı sigorta şirketi temyizinde; davacıya 340.242,63 TL ödeme yaptığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, müterafik kusur (emniyet kemeri takmama) indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın hatalı olduğunu ve poliçe limitlerinin aşıldığını ileri sürmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davalının birçok itirazını reddetmiş ancak poliçe limitleri ve geçici iş göremezlik tazminatının nitelendirilmesi konusunda haklı bulmuştur. Karara göre, davalı sigorta şirketi kişi başına bedensel zararlar için 1.000.000 TL, tedavi giderleri için de ayrı 1.000.000 TL limit ile sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsızdır. Bir klozun tüketilmesi, diğer klozdaki sorumluluğu otomatik olarak sona erdirmemektedir.
Daire, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde düzenlenen bedensel zarar türlerini hatırlatmıştır. Buna göre sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatları “bedensel zararlar” klozu kapsamında, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri ise “tedavi giderleri” klozu kapsamında değerlendirilmelidir.
Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti, davacı lehine 34.672,86 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmetmiş ancak bunu tedavi giderleri limitinden karşılamıştır. Yargıtay, geçici iş göremezlik tazminatının bedensel zararlar klozundan karşılanması gerektiğini, bu nedenle hükmedilen miktarın bedensel zararlar limitinden indirilerek sürekli iş göremezlik tazminatı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu yaklaşım, sigorta şirketlerinin “tek limit” savunmasını önemli ölçüde sınırlamaktadır. Avukatlar, bundan böyle müvekkilleri lehine hem bedensel zararlar hem de tedavi giderleri limitlerini ayrı ayrı kullanabileceklerini, geçici iş göremezlik tazminatının bedensel zararlar kalemi altında talep edilmesi gerektiğini bilmelidir.
Kararın bir diğer önemli yönü ise müterafik kusur (emniyet kemeri takmama) iddiasının somut delillere dayandırılması gerektiğidir. Daire, bu hususta davalının iddiasını yeterince güçlü bulmamış ve diğer itirazların reddine karar vermiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2024/11832 E., 2026/1390 K. sayılı kararı, poliçe limitlerinin bağımsızlığını ve bedensel zarar türlerinin doğru sınıflandırılmasını netleştirmesi açısından sigorta tazminat davalarında önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Karar, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasıyla sonuçlanmış olup, yeniden karar verilmek üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilmiştir.
Bu içtihat, özellikle yüksek tutarlı tazminat taleplerinde limit aşımı tartışmalarının nasıl çözümleneceği konusunda avukatlara stratejik avantaj sağlamaktadır. Poliçe genel şartları ile TBK hükümlerinin uyumlu yorumlanması, müvekkil haklarının azami ölçüde korunması için kritik öneme sahiptir.
(Toplam kelime sayısı: 692)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.