Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2023/968 E., 2026/2053 K. sayılı Kararı – Motosiklet Kazalarında Kask Kullanmama Müterafik Kusuru ve Vekalet Ücreti
Lawantra
22.08.2026
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2026 tarihli 2023/968 E., 2026/2053 K. sayılı kararı, motosiklet kazalarında kask kullanılmamasının müterafik kusur indirimi açısından illiyet bağını ve itiraz hakem heyeti kararlarında vekalet ücretinin belirlenme usulünü ele almaktadır.
20.07.2017 tarihli kazada motosiklet sürücüsü davacı, davalı nezdinde ZMSS poliçesi bulunan traktörle çarpışmış ve %70 oranında sürekli maluliyetle sonuçlanan yaralanmalar yaşamıştır. İtiraz Hakem Heyeti ilk kararında 330.000 TL tazminata hükmetmiş, bozmadan sonra aynı miktarı korumuştur.
Daire, maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu ve kusur tespitinin yerinde olduğunu onaylamıştır. Ancak iki önemli bozma nedeni tespit etmiştir.
Birincisi, kask indirimidir. 2918 sayılı KTK m. 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 150 uyarınca motosiklet sürücülerinin kask takma zorunluluğu vardır. Kaza tespit tutanağında kask durumu belirsiz olsa da, davacının maluliyete esas yaralanmasının çene kırığı ve diş kaybı olduğu, yani yüz bölgesinden yaralandığı sabittir. Bu nedenle TBK m. 52 gereğince %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği halde indirim yapılmaması bozma nedeni sayılmıştır. Daire, illiyet bağının varlığını somut yaralanma bölgesi üzerinden kurmuştur.
İkinci bozma nedeni, vekalet ücretidir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/17, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 16/13 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 17/2 hükümlerinin birlikte yorumundan, itiraz hakem heyeti kararlarında tarafların avukatla temsil edildiği hallerde vekalet ücretinin, asliye mahkemesi işleri için hesaplanan ücretin 1/5’i oranında ve maktu olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Heyetin nispi ve tam vekalet ücretine hükmetmesi hatalı bulunmuştur.
Karar, avukatlara şu pratik çıkarımları sunmaktadır: (i) Kask durumunun belirsiz olduğu motosiklet dosyalarında, yaralanmanın baş-yüz-çene bölgesinde olup olmadığı titizlikle incelenmeli ve illiyet varsa %20 indirim savunması ileri sürülmelidir. (ii) İtiraz hakem heyeti kararlarında vekalet ücreti hesaplanırken AAÜT’nin özel hükmü göz ardı edilmemelidir. (iii) Müterafik kusur indirimi, cezalandırma değil, zararın artmasındaki katkı payının karşılığı olarak değerlendirilmelidir.
Daire’nin illiyet eksenli yaklaşımı, kask indirimini keyfi olmaktan çıkarmakta ve somut olaya özgü değerlendirmeyi ön plana çıkarmaktadır. Ancak ispat yükünün sigortacıya ait olması ve karma yaralanmalarda kalem bazlı indirim yapılması gerektiği yönündeki doktriner eleştiriler de kararın ışığında yeniden değerlendirilebilir.
Sonuç olarak karar, hem maddi hukuka (müterafik kusur ve illiyet) hem de usul hukukuna (vekalet ücreti) ilişkin önemli içtihatlar içermektedir. Trafik sigortası ve sigorta tahkim uygulayıcıları için referans niteliğindedir.
(Toplam kelime sayısı: 712)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK Kurulu'nun Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi İlke Kararı: Veri Sorumluları İçin Güncel Yükümlülükler ve İstisnalar
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/921 sayılı İlke Kararı kapsamında mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin hukuki sınırlarını, özel nitelikli veri nitelendirmesini ve güvenlik istisnalarını inceleyen detaylı analiz.
Derdest Kısmi Davalarda Zamanaşımı ve Talep Artırımı: 7589 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Dönem
7589 sayılı Kanun ile HMK'da yapılan değişikliklerin derdest kısmi davalara etkisini, talep artırımı imkanını ve zamanaşımı kesilmesi meselesini detaylı biçimde ele alan kapsamlı hukuki analiz.