Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2023/4057 E., 2026/2072 K. sayılı Kararı – Poliçe Limiti, Müteselsil Sorumluluk ve Kusur Tespiti
Lawantra
22.08.2026
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2026 tarihli 2023/4057 E., 2026/2072 K. sayılı kararı, bisikletliye çarpan araç nedeniyle açılan tazminat davasında, sigortacının poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğunu, limit aşan kısımda ise işleten ve sürücünün müteselsilen sorumlu tutulmasını hukuka uygun bulmuştur.
25.04.2018 tarihli kazada bisikletli davacı ağır yaralanmış, ilk derece mahkemesi 849.476,17 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. İstinaf aşamasında manevi tazminat 100.000 TL’ye yükseltilmiş, sigortacının bedensel zararlar için 360.000 TL’lik poliçe limiti korunmuştur.
Davalı sigorta şirketi temyiz dilekçesinde kusur, maluliyet, tedavi giderlerinin afaki belirlenmesi, belirsiz alacak davası açılamayacağı ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürmüştür. Daire, kararın usul ve esasa uygun olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Kararın en önemli yönü, ZMSS teminat limitlerinin bağımsızlığına ilişkin içtihadın teyididir. Bedensel zarar teminatı ile tedavi giderleri teminatı ayrı klozlar olarak değerlendirilmiş, birinin tüketilmesinin diğerini etkilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu ayrım, özellikle ağır maluliyet ve yüksek tedavi gideri içeren motosiklet kazalarında pratik önem taşımaktadır.
Ayrıca karar, poliçe limitini aşan kısım için 2918 sayılı KTK ve TBK hükümleri uyarınca işleten ve araç sürücüsünün zararın tamamından müteselsilen sorumlu tutulmasını onaylamıştır. Bu yaklaşım, sigorta limitlerinin yetersiz kaldığı ağır bedensel zarar dosyalarında zarar görenlerin tam korunmasını sağlamaktadır.
Daire, kusur tespitinin dosya kapsamına uygun yapıldığını, maluliyet oranının usulüne uygun raporlara dayandırıldığını ve hesaplamaların hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Sigortacının zamanaşımı, belirsiz alacak ve mahsup talepleri de reddedilmiştir.
Avukatlar açısından karar, dava stratejisi kurarken şu hususlara dikkat çekmektedir: (i) Poliçe limitinin aşılacağı öngörülen dosyalarda işleten ve sürücünün dava dilekçesinde açıkça davalı olarak gösterilmesi, (ii) Bedensel zarar ve tedavi giderlerinin ayrı teminatlar olduğunun dilekçelerde vurgulanması, (iii) SGK tarafından karşılanan giderlerin mahsubunda ispat yükünün davalılara ait olduğunun hatırlatılması.
Karar, Yargıtay’ın trafik sigortası limit aşımı konusunda yerleşik içtihadını pekiştirmekte ve avukatlara güçlü bir emsal sunmaktadır. Özellikle motosiklet ve bisiklet kazalarında ağır yaralanma ve maluliyet oranlarının yüksek olduğu dosyalarda, limit ötesi sorumluluğun baştan planlanması hak kaybını önleyecektir.
Bu onama kararı, sigorta şirketlerinin poliçe limiti savunmasını daraltmakta ve zarar görenlerin tam tazminat hakkını koruyan önemli bir uygulamayı teyit etmektedir.
(Toplam kelime sayısı: 658)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.