Yargıtay 4. Hukuk Dairesi: Bilirkişi Ücreti Yatırılmaması Halinde Usulden Red Kararı ve Sigorta Tahkim Süreci
Lawantra
14.07.2026
Trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinde, özellikle zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçelerine dayalı sürekli iş göremezlik tazminatı uyuşmazlıklarında delil avansı niteliğindeki bilirkişi ücretinin zamanında yatırılmaması, davanın usulden reddine yol açabilmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025/15606 Esas, 2026/1233 Karar sayılı ilamı, sigorta tahkim mekanizması içinde bu konunun önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
Somut olayda, davacı 09.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü olarak yaralanmış ve %3 oranında maluliyet tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunan araç sürücüsünün kusurlu olduğu ileri sürülerek, belirsiz alacak davası niteliğinde 100 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmuştur. Sigorta şirketi, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, kusurun ispatlanması gerektiğini ve hesaplamanın teknik faiz yerine yasal faize göre yapılması gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacıya verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığını gerekçe göstererek talebin esastan reddine karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti ise bu durumun usule ilişkin bir eksiklik olduğunu değerlendirerek başvurunun usulden reddine ve vekalet ücretinin 20 TL olarak düzeltilmesine hükmetmiştir. Davalı sigorta şirketi, temyiz aşamasında maluliyet raporunda uzman hekim değerlendirmesinin bulunmadığını, skar büyüklüğünün yönetmelikteki oran karşılığının olmadığını ve bilirkişi ücretinin yatırılmamasının esastan ret nedeni olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde tarafların iddia ve savunmalarını, dayandıkları delilleri, uyuşmazlığa uygulanması gereken 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile Sigorta Tahkim Komisyonu Yönetmeliği hükümlerini, ispat kurallarını ve yargılama usulünü incelemiştir. Daire, İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve esasa uygun olduğuna kanaat getirmiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin bozma nedeni oluşturmadığı sonucuna varmıştır.
Karar, avukatlar açısından önemli bir usul pratiğini ortaya koymaktadır. Sigorta tahkim sürecinde, özellikle maluliyet oranının tartışmalı olduğu vakalarda bilirkişi incelemesine gidilmesi sık rastlanan bir durumdur. HMK m. 324 uyarınca delil avansı niteliğindeki bilirkişi ücretinin yatırılmaması, o delilden vazgeçilmiş kabulüne yol açmakta ve mevcut delillerle karar verilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede hakem heyetlerinin usulden ret kararı vermesi, Yargıtay tarafından da onaylanmaktadır.
Avukatların dikkat etmesi gereken husus, müvekkil adına sunulan maluliyet raporlarının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e tam uygunluğunu sağlamaktır. Raporlarda skar dokusu, yara izi gibi bulguların ilgili uzmanlık dallarından (Deri ve Zührevi Hastalıkları, Ortopedi vb.) görüş alınarak hazırlanması, ileride çelişki iddialarını minimize edecektir. Ayrıca, temerrüt faizi, avans faizi ve vekalet ücreti hesaplamalarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 120 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ilgili hükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir.
Bu karar, sigorta şirketlerinin sıkça kullandığı “rapor çelişkisi” ve “bilirkişi ücreti yatırılmaması” savunmalarının etkinliğini teyit etmektedir. Avukatlar, dava dilekçelerinde ve itiraz aşamalarında delil avansının zamanında yatırılması için gerekli tedbirleri almalı, aksi halde müvekkilin hak kaybına uğramasını önlemek adına alternatif delil stratejileri geliştirmelidir.
Sonuç olarak Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, İtiraz Hakem Heyeti’nin usulden ret kararını onamış ve temyiz harcını davalıya yüklemiştir. Karar, sigorta tahkiminde usul kurallarına riayetin ne denli kritik olduğunu bir kez daha hatırlatmakta, avukatlara mesleki uygulamalarında delil avansı yönetiminin önemini vurgulamaktadır. (Toplam kelime: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.