Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 2018/1174 E., 2019/2072 K. Sayılı Kararı: Uçak Körüğünde Yakalanan Uyuşturucu Kuryelerinde İştirak, Yardım Etme ve Etkin Pişmanlık
Lawantra
08.08.2026
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 3 Nisan 2019 tarihli 2018/1174 Esas, 2019/2072 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin uyuşturucu ticareti yapma suçuna ilişkin kararını önemli ölçüde etkilemiştir. Karar, özellikle yurtdışından vücudunda veya eşyasında uyuşturucu madde getirerek Türkiye’ye giriş yapmadan önce yakalanan sanıkların hukuki durumunu, iştirak ilişkisini, etkin pişmanlığı ve arama-yakalama işlemlerinin hukuka uygunluğunu ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Olay, Fas’tan Türkiye’ye gelen uçakta, pasaport kontrolü ve gümrük sahasına girmeden önce uçak körüğünde yakalanan birden fazla sanığın midesinde ve eşyasında uyuşturucu madde ele geçirilmesi üzerine kuruludur. Sanıklar, maddeleri kişisel kullanım amacıyla getirdiklerini, yurda giriş yapmadan önce kolluk kuvvetlerine samimi beyanda bulunduklarını, bu nedenle ithal suçunun unsurlarının oluşmadığını savunmuşlardır. Müdafiler ayrıca arama ve yakalama işlemlerinin mahkeme kararı olmadan yapıldığını, delillerin hukuka aykırı elde edildiğini, sanıklar arasında hiyerarşik örgüt ilişkisi bulunmadığını ve eylemin en fazla “kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma” (TCK m. 191) suçunu oluşturabileceğini ileri sürmüşlerdir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, sanıklar …, …, …, … ve … hakkındaki uyuşturucu ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini hukuka uygun bularak temyiz istemlerini esastan reddetmiştir. Ancak sanık … yönünden önemli bir hukuki düzeltme yapmıştır. Dosya kapsamına göre sanığın, Fas’a gidecek kuryelerin uçağa yetişmelerine yardımcı olması, telefon görüşmeleri yapması şeklindeki eylemlerinin TCK m. 37 anlamında “fiili birlikte gerçekleştirme” (asli iştirak) niteliğinde olmadığı, aksine TCK m. 39/2 anlamında “suçun işlenmesine yardım etme” (fer’i iştirak) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Daire, bu nedenle sanık … hakkında TCK m. 39/1 uyarınca “yardım eden” konumunda ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde TCK m. 37 uygulanarak fazla ceza verildiğini tespit etmiş ve hükmün bu sanık yönünden bozulmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Kararda, iştirak hükümlerinin (TCK m. 37-39) somut fiillere göre titizlikle uygulanmasının önemi bir kez daha vurgulanmıştır.
Hukuki ve Mesleki Analiz
Bu karar, avukatlar açısından üç temel noktada yol göstericidir:
-
Sınırda Yakalama ve İthal Suçu: Pasaport kontrolünden ve gümrük muayenesinden geçilmeden önce yakalanan sanıkların eyleminin ithal suçunu oluşturup oluşturmadığı, transit saha, körük ve pasaport öncesi aşamaların titizlikle değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
-
Etkin Pişmanlık (TCK m. 192): Sanıkların kolluğa samimi beyanda bulunması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği, kararın önemli bir vurgusudur. Özellikle “kendi kullanım ihtiyacı için getirme” savunması ile birleştiğinde bu indirimlerin talep edilmesi kritik hale gelmektedir.
-
İştirak ve Yardım Etme Ayrımı: Sadece lojistik destek sağlayan, kurye temininde yardımcı olan kişilerin asli fail değil, fer’i fail (yardım eden) olarak cezalandırılması gerektiği içtihadı, benzer davalarda savunma stratejisinin temelini oluşturmalıdır.
Karar ayrıca, hukuka aykırı delil iddialarının, somut olayda mahkeme kararı olmadan yapılan aramaların hukuki değerlendirmesini de içermektedir. Avukatların, özellikle havaalanı ve gümrük bölgelerinde gerçekleştirilen operasyonlarda CMK m. 116 ve devamı hükümlerine ilişkin itirazlarını kararlılıkla dile getirmeleri önem arz etmektedir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin bu kararı, uyuşturucu kaçakçılığı davalarında iştirak teorisinin, sınırda yakalama olaylarının ve etkin pişmanlık hükümlerinin nasıl uygulanacağına ilişkin önemli bir emsal teşkil etmektedir. Özellikle birden fazla sanığın bulunduğu, farklı rollerin üstlenildiği davalarda müdafiler bu kararı referans göstererek lehlerine indirim ve beraat taleplerini güçlendirebilirler.
(Toplam kelime sayısı: 714)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.