Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2026/2373 E., 2026/6247 K. sayılı Kararı: İstinaf İncelemesinde Sanığın ve Müdafinin Taleplerinin Birlikte Değerlendirilmesi Zorunluluğu
Lawantra
28.07.2026
Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 8 Nisan 2026 tarihli ve 2026/2373 Esas, 2026/6247 Karar sayılı ilamı, istinaf kanun yolunda usul bütünlüğünün korunması, sanığın savunma hakkının etkin kullanımı ve kısmi kesinleşme yasağı bakımından ceza hukuku uygulayıcıları için son derece öğretici bir karar niteliğindedir. Karar, avukatların istinaf dilekçelerini hazırlarken dikkat etmesi gereken kritik usul meselelerini detaylı biçimde ele almaktadır.
Olayda, Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Ocak 2020 tarihli ve 2018/646 Esas, 2020/43 Karar sayılı hükmüyle sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı vermiştir. Hem sanık hem de müdafii bu karara istinaf yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi, 8 Kasım 2021 tarihli ve 2020/436 Esas, 2021/2187 Karar sayılı kararıyla yalnızca sanık müdafinin istinaf talebini esastan reddetmiş, sanığın istinaf başvurusunu ise incelemeye almamıştır.
Sanık müdafii, bu ek karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, öncelikle ek kararın temyiz edilebilirliğini incelemiş ve 5271 sayılı CMK m. 296/2 uyarınca temyiz edilebilir olduğuna, temyiz süresinin de korunduğuna hükmetmiştir. Daire, ek kararda isabetsizlik görülmediğinden bu hususta temyiz isteminin reddine ve ek kararın onanmasına karar vermiştir.
Asıl inceleme konusu ise sanık hakkında kurulan asıl hükme ilişkindir. Yargıtay, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yalnızca müdafinin istinaf talebini inceleyerek karar vermesini usul ve kanuna aykırı bulmuştur. Gerekçesinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18 Ekim 2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı emsal kararına atıf yapan Daire, şu önemli hukuki prensipleri ortaya koymuştur:
- Bir hükmün istinaf incelemesi, kanun yolu bütünlüğü gereği sanık ve müdafinin taleplerinin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılar.
- Kısmi kesinleşme ilkesi, aynı hükmün farklı yönleri için geçerli değildir. Mahkûmiyet hükmü bir bütündür.
- Bölge Adliye Mahkemesinin yalnızca müdafinin talebini inceleyerek karar vermesi, sanığın istinaf hakkını fiilen ortadan kaldırmaktadır.
- Daha önce verilmiş bir istinaf kararı varken aynı hükmün yeniden incelenmesi, ancak önceki kararın bozulması halinde mümkündür.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bu gerekçelerle ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi’nce değerlendirilmeksizin yalnızca müdafinin istemi incelenerek esastan ret kararı verilmesinin, hükmün bozulmasını gerektirdiğine oy birliğiyle hükmetmiştir. Dosya, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmiştir.
Bu kararın avukatlar için taşıdığı mesleki önem büyüktür. İstinaf dilekçesi hazırlayan avukatlar, müvekkillerinin de ayrı bir istinaf hakkı bulunduğunu ve her iki başvurunun da birlikte incelenmesi gerektiğini mahkemeye hatırlatmalıdır. Aksi takdirde, usul hatası nedeniyle dosyanın Yargıtay aşamasına gelmesi ve bozma kararıyla zaman kaybı yaşanması kaçınılmazdır.
Karar aynı zamanda Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf incelemesinde titiz davranması gerektiğini, tek taraflı inceleme yaparak usul ekonomisi adına savunma hakkını zedelememesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun emsal kararıyla uyumlu olan bu içtihat, ceza yargılamasında kanun yollarının etkin kullanımını güvence altına almaktadır.
Hukuk profesyonelleri, benzer dosyalarda istinaf başvurusu yaparken hem sanık hem de müdafi sıfatıyla ayrı dilekçeler sunmalı ve mahkemeden her iki başvurunun birlikte incelenmesini açıkça talep etmelidir. Bu yaklaşım, müvekkilin savunma hakkının en üst düzeyde korunmasını sağlayacaktır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin kararı, istinaf sisteminin amacına uygun işlemesi, adil yargılanma hakkının korunması ve usul kurallarının titizlikle uygulanması bakımından önemli bir mihenk taşıdır. (Toplam kelime: 682)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Deneysel Araştırmalar Merkezi Yönetmeliği Yürürlüğe Girdi
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, deney hayvanları üzerinde etik kurallara uygun araştırma yapılmasını amaçlayan yeni yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımladı. Yönetmelik, merkezin amacı, yönetim yapısı, hayvan refahı yükümlülükleri ve akademisyenlerin hukuki sorumlulukları açısından önemli düzenlemeler içermektedir.
AYM'nin Bu Haftaki Genel Kurul Gündemi: 37 Parti Mali Denetimi ve 12 Norm Denetimi Dosyası
Anayasa Mahkemesi’nin 28 Temmuz 2026 tarihli Genel Kurul gündemi, çok sayıda siyasi partinin mali denetimi ile önemli kanun maddelerinin iptal taleplerini içeren 49 dosyadan oluşuyor. Avukatlar ve hukukçular için kritik norm denetimi başvuruları detaylı olarak incelendi.