Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2025/13810 E., 2026/2211 K. sayılı Kararı: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığı ve Gece Vakti Unsuru
Lawantra
05.07.2026
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarında nitelikli hallerin (gece vakti, birden fazla kişi ile işleme) uygulanması ve tekerrür hükümlerinin infaz açısından incelendiği önemli bir karara imza atmıştır. Karar, ceza avukatları için delil değerlendirmesi, nitelikli unsurların tespiti ve infaz hukuku bakımından yol göstericidir.
Olay, küçükbaş hayvanların çalındığı bir ağılın bulunduğu yerde gece vakti gerçekleşmiştir. Sanıklar hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve istinaf incelemesi sonrası Bölge Adliye Mahkemesi kararları temyiz edilmiştir.
Daire, temyiz incelemesinde şu hukuki sorunları tespit etmiştir:
-
Katılanın ağıldan saat 22.00’da ayrıldığını, sabah 07.30’da hırsızlığı fark ettiğini beyan etmesi, sanığa ait aracın saat 05.52’de bölgeden ayrıldığına dair kayıtlar, sanığın telefonunun HTS kayıtlarında olay yeri yakınından sinyal alması ve güneşin doğuş-batış çizelgesine göre suç tarihinde gece vaktinin saat 06.55’te sona erdiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, suçun gece vakti işlendiği sabit hale gelmiştir. Bu nedenle TCK m. 143/1 (gece vakti hırsızlık) ve TCK m. 116/4 (konut dokunulmazlığının gece ihlali) hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, mahkemece eksik ceza tayini yapılmıştır.
-
Sanıklardan birinin tekerrür durumu nedeniyle koşullu salıverilmeden yararlandırılmaması kararı, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun m. 108/3 hükmü karşısında hatalıdır. İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağı düzenlemesi gözetilmemiştir.
-
Tekerrüre esas alınan ilamın mahkeme adının yanlış yazılması (7. Asliye Ceza Mahkemesi yerine 2. Asliye Ceza Mahkemesi olarak gösterilmesi) usulü bir hatadır.
Bu nedenlerle yerel mahkeme ve istinaf kararları bozulmuştur. Katılan vekilinin “örgütlü suç” iddiası, “... isimli şahsın araştırılmaması” ve “en üst sınırdan ceza verilmesi” talepleri ise dosya kapsamına göre yerinde görülmemiştir.
Karar, CMK m. 288 ve m. 294 hükümleri çerçevesinde temyiz sebeplerinin yalnızca hukuki yönü kapsayabileceğini, delillerin takdirinin ise olay mahkemesine ait olduğunu bir kez daha vurgulamıştır. Gece vakti unsurunun somut delillerle (HTS, araç kamera kayıtları, tanık beyanları, astronomik saat) ispatlanması gerektiği içtihatlaştırılmıştır.
Bu karar, ceza pratiğinde nitelikli hırsızlık davalarında zaman unsurunun titizlikle araştırılması gerektiğini, infaz hukuku değişikliklerinin derhal dikkate alınması zorunluluğunu ve tekerrür kararlarında mahkeme isimlerinin doğru yazılmasının usulü bir zorunluluk olduğunu göstermektedir. Avukatlar, benzer dosyalarda gece vakti tespitine yönelik delil toplama stratejilerini gözden geçirmeli ve infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun’daki son değişiklikleri yakından takip etmelidir. (Toplam kelime: 614)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İstanbul Ticaret Mahkemelerinde yeni dönem: İhtisaslaşma ve dosya tevzi sistemi değişiklikleri
İstanbul'da ticaret mahkemelerinde 10 Temmuz ve 17 Temmuz 2026 tarihlerinde iki aşamalı değişiklik yapılmaktadır. Bakırköy, Anadolu, Küçükçekmece mahkemeleri yeni dosya tevziine kapatılacak, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri devreye girecek. Finans, bankacılık, iflas, sigortacılık ve fon davaları için uzmanlaşmış mahkemeler oluşturulmuştur. Derdest dosyalar numaralarına göre devredilecek, yeni dosya akışı ise ihtisas mahkemelerine yönlendirilecektir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren değişikliklerin hukuki analizi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler, süs havuzu tanımı, TAKS hesabı, emsal dışı alanlar, asansör zorunluluğu, yeniden ruhsatlandırma, esaslı tadilat ve kullanım amacı değişikliği gibi konularda önemli yenilikler getirmektedir. Değişiklikler, imar uygulamalarında kazanılmış hakların korunması ile kamu yararı arasında denge kurmayı amaçlamaktadır.