Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2019/5279 E., 2020/7042 K. sayılı Sağlık Sigortası Poliçesi Kararı
Lawantra
23.08.2026
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 16 Kasım 2020 tarihli, 2019/5279 Esas ve 2020/7042 Karar sayılı ilamı, sağlık sigortası poliçelerinde özel şartların uygulanabilirliği ve sigortacının bilgilendirme yükümlülüğü konusunda önemli bir içtihat oluşturmaktadır. Karar, özellikle "bekleme süresi" düzenlemelerinin poliçe metninin sigortalıya teslim edildiği hallerde nasıl değerlendirileceği açısından avukatlar ve sigorta hukuku uzmanları için referans niteliğindedir.
Olayda, davacı 12.07.2011 - 12.07.2012 vadeli "İdeal Sağlık Sigorta Poliçesi" ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalanmıştır. 21 Mart 2012 tarihinde maç yaparken dizinden yaralanan davacıda menüsküs yırtığı ve ön çapraz bağ yırtığı tespit edilmiş, ameliyat ve fizik tedavi masrafları toplam 25.250,00 TL tutmuştur. Sigorta şirketi, poliçenin özel şartlarında yer alan 12 aylık bekleme süresi nedeniyle talebi reddetmiştir.
Davalı sigortacı, poliçenin özel şartlarının 11. maddesinde diz cerrahisine (menisküs, kıkırdak, sinovya ve bağ lezyonları vb.) ilişkin hastalık ve komplikasyonların cerrahi ve yatarak tedavi harcamalarının 12 ay süreyle teminat dışı bırakıldığını savunmuştur. Yerel mahkeme ise Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik'in 5. ve 7. maddelerine aykırılık nedeniyle özel şartın uygulanamayacağına karar vererek davayı kabul etmiştir.
Dosya ilk olarak İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmüş, daha sonra görev itirazı üzerine Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Yargıtay'ın önceki bozma kararı üzerine mahkeme, davalı şirket aleyhine 25.250 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline hükmetmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, kararında şu önemli hukuki tespitleri yapmıştır:
Öncelikle, poliçenin ilk sayfasında "poliçenin, poliçede belirtilen genel şart, özel şartlar ve açıklamalar çerçevesinde düzenlendiği, ekli genel ve özel şartlarla birlikte teslim edildiği" ifadesinin yer aldığı tespit edilmiştir. Daireye göre, poliçe metninin özel şartları da içerecek şekilde sigortalıya teslim edildiğinin poliçe üzerinde açıkça yazılması, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını gereksiz kılmaktadır.
İkinci olarak, ihtiyari sağlık sigortası poliçelerine, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla özel şart konulabileceği kabul edilmiştir. Sağlık Sigortası Genel Şartları'nın 2/h bendinde de poliçe özel şartı ile bazı hastalıkların teminat dışı bırakılabileceği düzenlenmiştir.
Daire, somut olayda poliçe özel şartının sigortalının bilgisi dahilinde olduğu veya en azından olması gerektiği sonucuna varmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle özel şartı uygulamama yönündeki değerlendirmesini hatalı bulmuştur.
Karar, sigorta sözleşmelerinde yazılı şekil şartı ve delil sözleşmesi niteliği taşıyan poliçe metinlerinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Poliçe üzerinde "özel şartlar dahil teslim edildi" ibaresinin bulunması, sonradan "bilgilendirilmedim" itirazını büyük ölçüde etkisiz kılmaktadır.
Hukuk profesyonelleri açısından kararın en önemli mesajı, sigorta poliçelerinin hem genel hem de özel şartlarının titizlikle incelenmesi gerektiğidir. Özellikle sağlık sigortalarında bekleme süresi, teminat dışı haller ve istisnalar konusunda sigortalıların poliçeyi imzalamadan önce dikkatle okuması, avukatların da müvekkillerini bu konuda aydınlatması gerekmektedir.
Karar aynı zamanda Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik'in uygulama alanını da netleştirmektedir. Poliçe metninde özel şartların teslim edildiğinin açıkça belirtilmesi halinde, ayrı bir bilgilendirme formu sunulmamış olması tek başına özel şartın uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Sonuç olarak, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, sigorta hukukunda sözleşme serbestisi ilkesini korurken, sigortalının bilgi sahibi olmasını sağlayan poliçe metninin delil niteliğini ön plana çıkarmıştır. Bu içtihat, benzer uyuşmazlıklarda sigortacılar lehine önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Avukatlar, sağlık sigortası poliçesi uyuşmazlıklarında poliçe metninin ilk sayfasındaki teslimat ibarelerini, özel şartların açıklığını ve sigortalının poliçeyi okuma yükümlülüğünü mutlaka değerlendirmelidir. Aksi halde, poliçede açıkça yazılan bekleme süresi gibi özel şartların mahkemelerce uygulanmaması mümkün olmayacaktır. (Word count: 748)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.