Yargıtay 15. Ceza Dairesi: Change Araç Satışında Görevsizlik Kararı Verilmesi Gerektiği
Lawantra
05.08.2026
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2021/1938 E. ve 2021/4889 K. sayılı kararı, ceza yargılamasında görev dağılımı ve suç vasfının doğru tespiti açısından avukatlar için önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karara konu olayda sanık, sigorta şirketinden ağır hasarlı olarak satın aldığı bir aracı, çalıntı başka araçlardan temin ettiği şasi numarası ve motor beynini monte ederek “change araç” haline getirmiş ve oto pazarında bir katılımcıya satarak haksız menfaat sağlamıştır. İddiaya göre bu eylem hem dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturmaktadır.
Yerel Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı TCK m. 157/1, 52/2-4 ve 53 uyarınca dolandırıcılık; TCK m. 204/1 ve 53 uyarınca ise resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkum etmiştir. Karar sanık tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay, somut olayda suça konu aracın trafik tescil belgesinin çalıntı bir araca ait şasi numarasına göre düzenlendiğini ve bu belgenin kamu kurumu niteliğindeki Trafik Tescil Müdürlüğü tarafından düzenlenen resmi bir belge olarak noterde satışta kullanıldığını tespit etmiştir. Bu durum karşısında sanığa atfedilen eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d maddesinde düzenlenen “nitelikli dolandırıcılık” ve 204/1 maddesinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirme yetkisinin Asliye Ceza Mahkemesi’nde değil, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’nde olduğu sonucuna varmıştır.
Daire, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu nedenle hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, sair yönlerin incelenmesine gerek görülmeksizin karar verilmiştir. Ayrıca 326/son madde uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Avukatlara Yönelik Mesleki Çıkarımlar
Bu karar, özellikle motorlu araç ticareti, change araç uygulamaları ve trafik tescil belgelerinin sahteciliği ile ilgili davalarda görev itirazının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Avukatlar, müvekkilleri aleyhine açılan davalarda suçun vasfını doğru tespit ederek görev itirazını zamanında ileri sürmelidir. Zira TCK m. 158/1-d’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık (kamu kurum ve kuruluşlarının araç ve gereçlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık) ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmektedir.
Karar aynı zamanda resmi belgede sahtecilik (TCK m. 204) ile nitelikli dolandırıcılığın (TCK m. 158) içtima sorunu açısından da aydınlatıcıdır. Trafik tescil belgesinin sahte şasi numarasıyla düzenlenmesi, hem sahtecilik hem de dolandırıcılık unsurlarını bir arada barındırmaktadır. Yargıtay’ın yaklaşımı, bu tür karmaşık suçlarda görevli mahkemenin belirlenmesinde delillerin bütünsel değerlendirilmesi gerektiği yönündedir.
Uygulamada benzer olaylarda savunma stratejisi oluştururken şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Trafik tescil belgesinin niteliği ve kamu kurumunca düzenlenmiş olması,
- Change işleminin şasi ve motor numarası manipülasyonu yoluyla gerçekleştirilmesi,
- Satış işleminin noter huzurunda yapılmış olmasının resmi belge kullanımını gündeme getirmesi,
- Eylemin TCK m. 158/1-d kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği.
Sonuç olarak Yargıtay, yerel mahkemenin görevsizlik kararı vermeden yargılamaya devam etmesini bozma nedeni saymıştır. Bu karar, ceza yargılamasında usul kurallarına riayetin ve suç vasfının doğru belirlenmesinin önemini vurgulamakta, avukatlara müvekkillerinin haklarını koruma noktasında güçlü bir hukuki argüman sunmaktadır.
Kararın benzer olaylarda emsal olarak kullanılması halinde, usulden bozma yoluyla yeniden yargılama aşamasında Ağır Ceza Mahkemesi önünde daha kapsamlı bir savunma imkanı doğacaktır. Özellikle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarına maruz kalan müvekkiller için bu içtihat, mahkeme görevine itiraz stratejisinin temelini oluşturmalıdır. (Toplam kelime: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.