Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/36376 E., 2018/9968 K. sayılı Kararı: Hesap Kullandıran Sanığın Yardım Eden Sıfatıyla Sorumluluğu
Lawantra
27.07.2026
Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 24 Aralık 2018 tarihli 2017/36376 Esas, 2018/9968 Karar sayılı ilamı, dolandırıcılık suçunda hesap kullandıran sanığın iştirak niteliğinin belirlenmesi bakımından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılanı 103.000 TL dolandırdıkları iddia edilmiştir. Sanıklardan biri, hesap numaralarını kullandırmak suretiyle katkı sunmuş; ancak baştan beri diğer sanıklarla eylem birliği içinde hareket ettiği belirlenememiştir.
Yargıtay, mahkemenin bu sanığı yardım eden sıfatıyla (TCK m.39) cezalandırmasında isabetsizlik görmemiştir. Karara göre, hesap kullandırma fiili tek başına müşterek faillik için yeterli işlevsel hâkimiyet sağlamamakta; hilenin icrası üzerindeki katkı aranmaktadır. Bu yaklaşım, uygulamada sıkça karşılaşılan otomatik müşterek faillik kabulünden ayrılmakta ve somut delil değerlendirmesini ön plana çıkarmaktadır.
Kararda ayrıca usul eksiklikleri de tespit edilmiştir. Sanık lehine TCK m.62 (takdiri indirim), m.51 (erteleme) ve CMK m.231/5 (HAGB) hükümlerinin olumlu veya olumsuz uygulanmaması, hükmün bozma nedenidir. Adli para cezasının çevrilmesinde madde gösterilmemesi, TCK m.39’un “39/2-c” yerine “39/c” olarak yazılması ve 5275 sayılı Kanun m.106/3’teki infaz ihtarının hatalı uygulanması da bozma gerekçeleri arasında yer almıştır.
Bu karar, TCK m.158/4 tartışmaları açısından da yol göstericidir. Hesap kullandıranın yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması, yeni indirim normunun uygulanabilirliğini artırır. Avukatlar, benzer dosyalarda iştirak biçimini (m.37 vs m.39) gerekçeli biçimde tartışmalı, kastın ve saikin somut delillerle (iletişim kayıtları, menfaat akışı, işlem davranışı) ispatlanmasını talep etmelidir.
Karar, salt banka kaydının kastı göstermediğini, hayatın olağan akışına aykırılık formülünün mekanik kullanılmamasını vurgulamaktadır. İştirak dogmatiğinde işlevsel hâkimiyetin hilenin icrası üzerinde aranması gerektiği tespiti, gelecek içtihatlar için temel oluşturmaktadır. Çok sanıklı dolandırıcılık dosyalarında bu emsal, müvekkillerin cezai sorumluluğunu önemli ölçüde azaltabilecek niteliktedir. (Word count: 612)
Not: Bu karar özeti, 7589 sayılı Kanun sonrası TCK m.158/4 uygulamasında referans değer taşımaktadır. Avukatlar, bozma sonrası yeniden yargılamada m.158/4 indirimini, zincirleme suç tartışmasını ve etkin pişmanlığı ayrıca ileri sürmelidir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Avukatın Psikolojisi: Mesleki Dayanıklılık ve İçsel Denge Üzerine Önemli Bir Eser
Avukatların insan olarak yaşadığı duygusal zorlukları ciddiye alan, mesleki tükenmişlik, vicdan çatışması ve sınır koyma becerisi gibi konuları derinlemesine ele alan kitap, hukuk profesyonellerine önemli bir rehber sunuyor.
İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin Tebliğ (No: 2026/10) – PET Resin Korunma Önlemi Muafiyeti
Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Tebliğ, PET Resin ithalatında uygulanan korunma önleminden muafiyet sağlayan tarife kontenjanının kullanım usul ve esaslarını detaylı biçimde düzenlemektedir.