Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/25017 E., 2018/556 K. sayılı Kararı: Mesafeli Satış Sözleşmelerinde Cayma Hakkının Başlangıç Anı
Lawantra
14.07.2026
Mesafeli satış sözleşmeleri, e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte tüketici uyuşmazlıklarının en sık yaşandığı alanlardan biridir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/25017 Esas, 2018/556 Karar sayılı ilamı, cayma hakkının başlangıç zamanı konusunda avukatlara ve hukuk profesyonellerine önemli bir rehber sunmaktadır.
Davacı, davalı şirkete ait internet sitesi üzerinden iki adet tatil paketi satın almış ve 4.460 TL bedel ödemiştir. Yasadan kaynaklanan cayma hakkını kullanmak istediğini ancak davalının olumsuz yanıt verdiğini, henüz hizmetten yararlanmadığı için cayma süresinin başlamadığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ve ödediği bedelin yasal faiziyle iadesini talep etmiştir.
Davalı şirket ise işlemin mesafeli satış niteliğinde olduğunu, yasal cayma süresinde fesih yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Tüketici Mahkemesi, cayma hakkı kullanma süresinin hizmetin verildiği tarihte başlayacağı kabulüyle davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 13. HD, taraflar arasında sözleşmenin mesafeli satış sözleşmesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını tespit etmiştir. Uyuşmazlık, cayma hakkının ne zaman kullanılabileceği noktasında toplanmaktadır.
Daire, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesinin 4. fıkrasını incelemiştir. Bu hükme göre tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma bildiriminin bu süre içinde satıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Bilgilendirme yapılmazsa tüketici on dört günlük süreyle bağlı değildir; bu süre her hâlükârda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.
Ayrıca, 29188 sayılı Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 2. fıkrası, cayma hakkı süresinin hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün başladığını düzenlemektedir.
Somut olayda, internet üzerinden onaylanan sözleşmede cayma hakkının sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde kullanılabileceği belirtilmiş ve gerekli bilgilendirme yapılmıştır. Yargıtay, hem 6502 sayılı Kanun m.48/4 hem de Yönetmelik m.9/2 gereğince cayma süresinin sözleşme tarihinden itibaren başladığını vurgulamıştır.
Davacının bu hakkı yasal sürede kullanmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemenin "hizmetten henüz yararlanılmadığı" gerekçesiyle davayı kabul etmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Daire, hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermiştir.
Bu karar, mesafeli satışlarda özellikle hizmet sözleşmelerinde cayma süresinin başlangıcının sözleşme kurulduğu an olduğunu netleştirmektedir. Avukatlar, müvekkilleri adına bu tür davalarda Yönetmeliğin 9. maddesini ve TKHK m.48'i titizlikle uygulamalı, bilgilendirme yükümlülüğünün ispatını ön planda tutmalıdır.
Karar aynı zamanda, tüketicinin mutat kullanımı nedeniyle oluşan değişikliklerden sorumlu olmadığını da hatırlatmaktadır. Ancak süreyi kaçıran tüketici aleyhine sonuç doğmaktadır.
Hukuk profesyonelleri için bu içtihat, e-ticaret platformlarının sözleşme metinlerinde cayma süresini doğru şekilde belirtmesinin, tüketicileri zamanında bilgilendirmesinin ve ispat mekanizmalarını kurmasının önemini vurgulamaktadır. Aksi halde idari para cezaları, tüketici hakem heyeti aleyhe kararları ve mahkeme süreçleri kaçınılmaz hale gelmektedir.
Yargıtay'ın oybirliğiyle verdiği bu karar, mesafeli satış uyuşmazlıklarında satıcı lehine güçlü bir emsal oluşturmakta, cayma süresinin hizmetten yararlanma tarihine değil sözleşme tarihine bağlandığını açıkça ortaya koymaktadır. Avukatlar, benzer davalarda bu kararı referans göstererek müvekkillerinin haklarını daha etkin savunabilir. (Toplam kelime sayısı: 652)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.