Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin UYAP’ta Vekaletname Sunulması ve Tebligat Öğrenme Tarihi – 2024/929 E., 2024/5967 K.
Lawantra
19.07.2026
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 06.06.2024 tarihli ve 2024/929 E., 2024/5967 K. sayılı kararı ile birlikte yayınlanan Üye Dr. …’in karşı oy yazısı, icra hukukunda tebligat usulsüzlüğü şikayetlerinde “öğrenme tarihi”nin belirlenmesine ilişkin önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Kararda, UYAP’ta vekaletname sunulmasıyla birlikte tüm evraklara erişim imkanı doğsa dahi, ödeme emrinin fiilen okunmadığı durumlarda sürenin başlamayacağı kabul edilmiştir.
Olay ve Mahkeme Kararları
Borçlu şirket, örnek 7 ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 25.01.2022 olarak düzeltilmesini talep etmiştir. İcra mahkemesi şikayeti reddetmiş, istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi ise UYAP’ta 18.01.2022 tarihinde vekaletname sunulması nedeniyle borçlunun en geç bu tarihte takipten haberdar olduğunu kabul ederek şikayeti süreden reddetmiştir.
Yargıtay 12. HD, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamış; ancak Daire Üyesi karşı oy yazısında bu yaklaşımın isabetsiz olduğunu belirtmiştir. Karşı oy gerekçesine göre, UYAP’ta vekaletname sunulması, ödeme emrinin fiilen okunduğu anlamına gelmez. Borçlu vekilinin ödeme emrini 24.01.2022 tarihinde okuduğu anlaşılmakta olup, Tebligat Kanunu m. 32/2 uyarınca muhatabın beyan ettiği tarih esas alınmalıdır.
Karşı Oy Yazısının Hukuki Analizi
Üye hakim, Tebligat Kanunu m. 32’nin ikinci fıkrasının “muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur” hükmünü hatırlatmaktadır. Muhatabın usulsüz tebliği öğrendiğini gösteren somut işlemler yapması halinde, beyan edilen tarihten ziyade bu işlemin yapıldığı tarih öğrenme tarihi olarak kabul edilir. Ancak salt vekaletname sunmak, ödeme emrinin içeriğinden haberdar olunduğunu kanıtlamaz.
Vekilin UYAP sorgu sisteminde tüm evraklara erişim hakkı elde etmesi, otomatik olarak her evrakı okuduğu anlamına gelmemektedir. Bu nedenle şikayetin süresinde olduğu kabul edilerek esasa girilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Karşı oy, Yargıtay 12. HD’nin önceki kararlarıyla da uyumlu bir yaklaşım ortaya koymaktadır.
Avukatlar İçin Stratejik Önemi
Bu içtihat, icra avukatlarına usulsüz tebligat şikayetlerinde önemli bir argüman sunmaktadır. Vekaletname sunulduktan sonra UYAP’ta evrakın ne zaman fiilen okunduğunun ispatı, log kayıtları ile beyan arasındaki farkı ortaya koymak mümkündür. Özellikle büyük hacimli dosyalarda vekilin her evrakı aynı anda incelemesinin fiilen mümkün olmadığı durumlarda, beyan edilen öğrenme tarihinin öncelikli tutulması gerektiği savunulabilir.
Uygulamada alacaklılar sıklıkla “vekil UYAP’a girdikten sonra tüm evraklardan haberdar sayılır” argümanını kullanmaktadır. Karşı oy yazısı, bu argümanın mutlak olmadığını, her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
İlgili Mevzuat
- İİK m. 16, m. 62
- Tebligat Kanunu m. 21, m. 32
- HMK m. 27
- Anayasa m. 36
Sonuç olarak, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bu kararı ve özellikle karşı oy yazısı, elektronik sistemlerin tebligat hukukundaki yerini sorgulaması açısından değerlidir. Avukatlar, müvekkillerinin tebligat usulsüzlüğü iddialarını desteklerken UYAP log kayıtlarını değil, fiili öğrenme tarihini ve beyanı ön plana çıkarmalıdır. Bu yaklaşım, hem hak arama hürriyetinin korunmasına hem de usul ekonomisine katkı sağlayacaktır.
Karar, gelecekteki benzer uyuşmazlıklarda mahkemelerin “salt sistem kaydı” ile yetinmeyip, somut öğrenme olgusunu araştırması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu husus, icra hukukunda tebligat rejiminin daha adil uygulanmasına zemin hazırlayacaktır. (Toplam 652 kelime)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Muris Muvazaası ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin İptali – 2025/2225 E., 2025/3309 K.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, muris muvazaası iddiasıyla açılan davalarda satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği, ispat yükü ve usul kurallarının uygulanması konusunda önemli bir onama kararı vermiştir. Karar, miras hukukunda mal kaçırma amaçlı işlemlerin denetlenmesi açısından avukatlara yol gösterici niteliktedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi: Malik Olmayan Kişinin Satış Vaadi Sözleşmesi ve Tazminat Sorumluluğu – 2022/3453 E., 2023/4195 K.
Yargıtay, satış vaadi sözleşmesinin yapılma tarihinde malik olmayan kişinin taahhüdünün geçerli olduğunu, ancak dava tarihinde malik değilse ifa olanağının bulunmadığını, bu durumda tapu iptali ve tescil talebinin reddi ile tazminat talebinin ise dava tarihi rayiç değeri üzerinden kabulü gerektiğini hükme bağlamıştır.