Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2022/8239 E., 2023/1002 K. sayılı Taksirle Öldürme Kararı – Kusur, Bilinçli Taksir ve Kazanılmış Hak Analizi
Lawantra
20.07.2026
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 28.03.2023 tarihli 2022/8239 Esas, 2023/1002 Karar sayılı ilamı, taksirle öldürme suçuna ilişkin önemli bir içtihattır. Olay, 13 yaşındaki sigortasız Mahmut’un, işvereni sanığın yanında çalıştığı sırada 4 metre yükseklikten düşerek ölmesiyle ilgilidir. Yerel mahkemece sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilmiş, 15.200 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Sanığın temyizine karşı Yargıtay, hükmü onamıştır.
Olayın hukuki süreci, 2015 yılında verilen ilk mahkumiyet kararının Yargıtay’ca bozulması, bozma sonrası yerel mahkemenin aynı cezayı bilinçli taksir hükümleri uygulayarak vermesi ve ikinci temyiz aşamasını kapsamaktadır. Daire, ilk bozma kararında bilinçli taksir, uygulama maddeleri ve tam gün hesabı yönünden eksiklikleri tespit etmiş, ancak sanığın kazanılmış hakkını gözetmiştir (CMK m. 307/5).
Yerel mahkeme gerekçesinde, sanığın bir yıl önce yaptığı dış cephe kaplamasının tamiratı sırasında 13 yaşındaki çocuğu sigortasız ve eğitimsiz çalıştırdığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması Yönetmeliği ile Tehlike Sınıfları Tebliği’ne aykırı davrandığı, yüksekte çalışma için gerekli önlemleri almadığı vurgulanmıştır. Bilirkişi raporları oybirliğiyle sanığın (ve diğer sanığın) eşit kusurlu olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, TCK m. 22/3 bilinçli taksir hükmünü uygulamış, TCK m. 62/1 indirimi yapmış, adli para cezasını hapis karşılığı dikkate alarak erteleme ve taksitlendirme imkanlarını değerlendirmiştir.
Yargıtay, dosya kapsamı, tanık beyanları, otopsi raporu, bilirkişi raporları ve sanık savunmasını birlikte değerlendirmiş, yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sanığın temyiz nedeni (ölümde tek kusurun ölene ait olduğu) yerinde görülmemiştir. Daire, yargılama usulünün kanuna uygun olduğunu, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığını, vicdani kanının dosya ile uyumlu olduğunu, suç vasfı ve yaptırımın doğru belirlendiğini belirterek hükmü oybirliğiyle onamıştır.
Karar, iş hukuku ve ceza hukuku kesişiminde kritik öneme sahiptir. TCK m. 85/1 taksirle öldürme, m. 22/3 bilinçli taksir, m. 62 takdiri indirim ve CMK m. 307/5 kazanılmış hak ilkeleri birlikte uygulanmıştır. Çocuk işçiliği yasağı, iş güvenliği eğitim ve önlem yükümlülükleri, yüksekten düşme riski gibi hususlar, iş kazası tazminatı davalarında delil değeri taşıyacaktır. Sigortasız çalıştırma, yaş sınırı ihlali ve tehlike sınıfına rağmen tedbir alınmaması, hem cezai hem idari hem de hukuki sorumluluğu doğurmaktadır.
Avukatlar açısından karar, işveren kusurunun belirlenmesinde bilirkişi raporlarının ağırlığını, bilinçli taksirin somut olgularla ispatını, kazanılmış hak ilkesinin bozma sonrası uygulanmasını ve çocuk işçiliğinin ağır sonuçlarını göstermektedir. Tazminat davalarında ceza kararı bağlayıcı delil niteliğinde olup, bu içtihat maddi tazminat, manevi tazminat ve sosyal güvenlik alacaklarının hesaplanmasında referans oluşturacaktır.
Sonuç olarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılığın bilinçli taksir oluşturduğunu, 13 yaşındaki çocuğun çalıştırılmasının ağır kusur sayıldığını teyit etmiştir. Karar, iş kazası uyuşmazlıklarında standart bir emsal teşkil etmekte, avukatlara hem ceza hem hukuk davalarında güçlü bir hukuki dayanak sunmaktadır. (Word kelime sayısı: 652)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/4980 E., 2023/7701 E. ve 2023/3218 E. sayılı Boşanma Kararlarının Değerlendirilmesi
Evlilik birliğinin sarsılması, kusur tespiti, nafaka, tazminat ve ölüm halinde davanın akıbeti konularında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin üç önemli kararının hukuki analizi.
Akran Zorbalığı Mağduru Çocukların Ceza Adalet Sistemindeki Görünmezliği ve Yeni Bir Suç Tipi Önerisi
Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki mevcut düzenlemelerin akran zorbalığı mağduru çocukları yeterince korumadığını, yeni bir ‘akran zorbalığı’ suç tipine (TCK m. 103/A) ihtiyaç olduğunu savunan hukuki ve pedagojik değerlendirme.