Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2025/20652 E., 2026/1925 K. sayılı Kararı: İş Kazasında Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Fer’i Müdahale
Lawantra
05.07.2026
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında usul kurallarının, özellikle hukuki dinlenilme hakkı ve fer’i müdahale kurumunun önemini vurgulayan bir karara imza atmıştır. Karar, iş hukuku avukatları için hem maddi hukuki sorumluluk hem de usulü güvenceler açısından kritik bir içtihat sunmaktadır.
Dava, 28 Şubat 2020 tarihinde Ankara’da bir kömür ocağında hazırlık işçisi olarak çalışan davacının sağ gözüne taş çarpması sonucu görme yetisini tamamen kaybetmesi nedeniyle açılmıştır. Davacı, sendikalı olduğunu, toplu iş sözleşmesine tabi olduğunu ve maddi-manevi kayıplarının bulunduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiştir.
Davalı şirketler, kazanın basınçlı hava filtresinin kırılması sonucu meydana geldiğini, filtrenin dava dışı bir şirketten alındığını ve kendilerine atfedilecek kusur bulunmadığını savunmuşlardır. Dava sırasında bir davalı, malzeme tedarikçisi ... Ltd. Şti.’ni ihbar etmiştir. Bu şirket, 30 Mayıs 2023 tarihinde fer’i müdahil olarak davaya katılmak üzere dilekçe vermiştir. Ancak İlk Derece Mahkemesi (Ankara 42. İş Mahkemesi), bu talebi herhangi bir değerlendirmeye tabi tutmadan karar vermiştir.
Yargıtay, 6100 sayılı HMK m. 27’de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını detaylı biçimde incelemiştir. Bu hakkın, bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı, mahkemenin değerlendirme yapması ve kararların somut gerekçelendirilmesini içerdiğini vurgulamıştır. Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6 kapsamında adil yargılanmanın temel unsurlarından biri olan bu hakkın, yargılamanın her aşamasında ve tüm yargılama türlerinde geçerli olduğu belirtilmiştir.
Daire, HMK m. 66 ve m. 68 hükümlerini hatırlatarak fer’i müdahalenin usulünü açıklamıştır. Müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin, davayı bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği, katıldığı tarafın yararına savunma yapabileceği ve kendisine tebligat yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, dava kendisine ihbar olunan kişinin, müdahil olmadıkça temyiz hakkı bulunmadığı, ancak hakkında hüküm kurulmuşsa ilgili bölümünü temyiz edebileceği içtihadı yinelenmiştir.
Somut olayda, fer’i müdahil talebinin mahkemece hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu durum, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir. İlk Derece Mahkemesi’nin bu maddi ve hukuki olguları nazara almadan karar vermesi bozma nedeni kabul edilmiştir.
Karar, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin, usul yönünden bozulmuştur. Dosya, ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.
Bu karar, iş kazası tazminat davalarında dava dışı sorumluların ihbarı ve fer’i müdahale taleplerinin ciddiyetle incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle birden fazla sorumlunun bulunduğu iş kazalarında, tüm ilgililerin yargılamaya dahil edilmesinin ve savunma hakkının sağlanmasının, hükmün hukuka uygunluğu açısından zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Avukatlar, benzer davalarda fer’i müdahale taleplerinin reddi veya kabulü kararlarının gerekçelendirilmesine özen göstermelidir. Aksi takdirde usulden bozma riski oldukça yüksektir. Karar aynı zamanda iş kazalarında kusur oranlarının belirlenmesinde, tedarikçi firmaların sorumluluğunun da titizlikle araştırılması gerektiğini hatırlatmaktadır. (Toplam kelime: 712)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
İstanbul Ticaret Mahkemelerinde yeni dönem: İhtisaslaşma ve dosya tevzi sistemi değişiklikleri
İstanbul'da ticaret mahkemelerinde 10 Temmuz ve 17 Temmuz 2026 tarihlerinde iki aşamalı değişiklik yapılmaktadır. Bakırköy, Anadolu, Küçükçekmece mahkemeleri yeni dosya tevziine kapatılacak, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri devreye girecek. Finans, bankacılık, iflas, sigortacılık ve fon davaları için uzmanlaşmış mahkemeler oluşturulmuştur. Derdest dosyalar numaralarına göre devredilecek, yeni dosya akışı ise ihtisas mahkemelerine yönlendirilecektir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren değişikliklerin hukuki analizi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler, süs havuzu tanımı, TAKS hesabı, emsal dışı alanlar, asansör zorunluluğu, yeniden ruhsatlandırma, esaslı tadilat ve kullanım amacı değişikliği gibi konularda önemli yenilikler getirmektedir. Değişiklikler, imar uygulamalarında kazanılmış hakların korunması ile kamu yararı arasında denge kurmayı amaçlamaktadır.