Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2020/2237 E., 2022/2769 K. sayılı Kararı: Uyuşturucu Ticareti Suçunda Yardım Etme ve Tekerrür Uygulaması
Lawantra
01.08.2026
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2020/2237 Esas, 2022/2769 Karar sayılı ilamı, uyuşturucu madde ticareti suçunda iştirak biçimleri, yardım eden sıfatı, tekerrür hükümleri ve delil değerlendirmesi bakımından ceza avukatları için önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi ve istinaf aşamasından geçen davada birden fazla sanık hakkında uyuşturucu ticareti suçlamasıyla mahkumiyet ve beraat kararları verilmiş, temyiz incelemesinde Daire çeşitli yönlerden bozma kararı vermiştir.
Daire, öncelikle bir sanığın temyizden vazgeçme talebini kabul ederek o hükmü incelemeye almamıştır. Diğer sanıklar yönünden ise iletişim tespit tutanakları, fiziki takip raporları ve dosya kapsamını titizlikle incelemiştir. Bir sanığın beraat kararı, iletişim tespitleri ve irtibat yoğunluğu nedeniyle bozulmuş, uyuşturucu ticareti suçundan mahkumiyeti gerektiği hükme bağlanmıştır.
Önemli bir diğer bozma nedeni, iki sanığın eyleminin “uyuşturucu maddenin teminine iştirak etmediği”, yalnızca uyuşturucu yüklü aracı takip ederek yol kontrolü ve güvenlik sağlamaktan ibaret olduğu tespitidir. Daire’ye göre bu sanıklar, suçun işlenmesi sırasında icrayı kolaylaştırıcı yardımda bulunmuş, ancak iştirak iradesi altında müşterek fail olarak hareket etmemişlerdir. Bu nedenle TCK m. 188/5 yerine TCK m. 39/2-c (yardım eden indirimi) uygulanması gerektiği, aksi yönündeki yerel ve istinaf kararlarının bozulması gerektiği belirtilmiştir.
Başka bir sanık hakkında ise eylemin bireysel uyuşturucu ticareti olduğu, TCK m. 188/5’in (örgütlü suç artırımının) hatalı uygulandığı gerekçesiyle bozma yapılmıştır. Bir diğer sanık hakkında ise olay tutanağı, ifade tutanakları ve ekspertiz raporunun dosyada bulunmaması nedeniyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğu tespit edilmiş, bu yönden de bozma kararı verilmiştir.
Daire ayrıca tekerrüre esas alınan ilamın “kullanmak için uyuşturucu bulundurma” suçuna ilişkin olduğunu, 6545 sayılı Kanun ile TCK m. 191/5’te “davanın düşmesi” seçeneği getirildiğini, bu nedenle tekerrür uygulamasının infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin TCK m. 53 hak yoksunlukları iptal kararının da infazda gözetilmesi gerektiği hatırlatılmıştır.
Kararda CGK’nın 2013/1323-117 ve 2013/1321-283 sayılı kararlarına atıf yapılarak müşterek faillik için “birlikte suç işleme kararı” ve “fiil üzerinde ortak hakimiyet” unsurlarının aranması gerektiği tekrarlanmıştır. Yol kontrolü yapan sanıkların bu unsurları taşımadığı, eylemlerinin yardım niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Bu karar, uyuşturucu ticareti davalarında fiziki takip, iletişim tespiti ve telefon görüşme içerikleri üzerinden iştirak niteliğinin belirlenmesinde avukatlara önemli kriterler sunmaktadır. Özellikle “öncülük yapmadan yalnızca yol güvenliği sağlamak” şeklindeki eylemlerin yardım eden sıfatı ile değerlendirilmesi, sanıklar lehine önemli indirim imkânı yaratmaktadır.
Sonuç olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesi, delillerin somut olarak değerlendirilmesi, iştirak hükümlerinin (TCK m. 37 ve 39) titiz uygulanması ve usul kurallarına uyulması gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. Uyuşturucu davalarında çalışan ceza avukatları için bu içtihat, savunma stratejilerinde yol gösterici niteliktedir.
(Word count: 682)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.