Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/4250 E., 2024/5601 K. sayılı Kararı: İnançlı İşlem ve Tapu İptali Davalarında İnceleme Yükümlülüğü
Lawantra
11.08.2026
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 14 Ekim 2024 tarihli 2023/4250 Esas, 2024/5601 Karar sayılı ilamı, inançlı işlem (nam-ı müstear) hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında izlenmesi gereken usul ve esaslar bakımından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.
Olayın Özeti
Davacı, 666 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümün maliki iken 17.09.2015 tarihinde dava dışı ……….’ye muvazaalı olarak temlik ettiğini, gerçek bir satış olmadığını, maddi sıkıntıların geçmesi halinde taşınmazın iade edileceği yönünde anlaştıklarını ileri sürmüştür. Daha sonra bu kişinin taşınmazı zincirleme ve muvazaalı devirlerle davalıya kadar ulaştırdığını, devirlerde para hareketi olmadığını, kişilerin arkadaş çevresinden olduğunu iddia ederek tapu iptali ve adına tescil istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının istinafını reddederek davalının istinafını kabul etmiş ve davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararları bozmuştur.
Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi
Daire, öncelikle 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı ve 14.02.1951 tarihli 17/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararlarını referans almıştır. İnanç sözleşmesinin, borçlandırıcı ve tasarrufi niteliği haiz, bağımsız bir akit olduğunu vurgulamıştır. İnançlı işlemde, malikin mülkiyeti inanılana devretmesi ancak iade yükümlülüğünün devam etmesi esastır.
Kararda altı çizilen kritik noktalar şunlardır:
-
İlk el malikin davaya dahil edilmesi zorunluluğu: İnançlı işlem iddiası ilk eldeki temlikle ilgili olduğundan, ilk devralan ……….’nin davaya dahil edilmesi, onun beyanının alınması ve inanç sözleşmesinin varlığının ispatı gerekmektedir.
-
Yazılı delil ve ispat: 1947 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inanç iddiası şekle tabi olmayan yazılı delille ispatlanmalıdır. Davacının elindeki tapu senedi arkasındaki yazı ve vekaletname gibi delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
-
TMK md. 1023 – Tapuya Güven İlkesi: Son kayıt maliki davalının iyi niyetli olup olmadığının derinlemesine araştırılması zorunludur. Yüzeysel inceleme kabul edilmemiştir. Kötü niyet iddiası def’i niteliğinde olup re’sen dikkate alınır.
-
Zamanaşımı: İnanç sözleşmelerinde zamanaşımı, inanç ilişkisinin sona ermesi veya alacağın muaccel hale gelmesiyle işlemeye başlar. Borcun ödenmesi için süre kararlaştırılmış olsa dahi, bu süre içinde ödeme yapılmazsa dahi inanç ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı başlamaz.
-
Muvazaa ve Organize Devir Zinciri: Devirlerin kısa sürede (2 ay içinde) tamamlanması, para transferi olmaması, sosyal medya bağlantıları gibi olguların hayatın olağan akışına aykırılığı yönünden delillerin toplanması gerektiği vurgulanmıştır.
Kararın Avukatlar Açısından Önemi
Bu karar, inançlı işlem davalarında avukatlara şu stratejik yükümlülükleri hatırlatmaktadır:
- Davanın sadece son malike karşı değil, ilk el malike de yöneltilmesi gerekliliği,
- Yazılı delil başlangıcı niteliğindeki tüm belgelerin (tapu senedi arkası yazı, vekaletname, tanık beyanları, sosyal medya çıktıları, banka kayıtları) eksiksiz toplanması,
- Ceza dosyası (dolandırıcılık soruşturması) ile varlık yönetim şirketi tarafından açılan tasarrufun iptali davası gibi paralel davaların sonucunun beklenip beklenmeyeceğinin değerlendirilmesi,
- TMK 1023 kapsamında iyi niyet incelemesinin derinleştirilmesi (kredi kullanımı, rayiç bedel ödenip ödenmediği, kiracı ilişkisi, ihtarname gönderilmemesi gibi olgular).
Yargıtay, eksik inceleme nedeniyle bozma kararı vermiş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.
Bu içtihat, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde mal kaçırma veya teminat amacıyla yapılan inançlı temliklerde avukatların delil toplama stratejilerini gözden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır. Aynı zamanda, tapu siciline güven ilkesinin istisnai olarak uygulanmasında mahkemelerin re’sen araştırma yükümlülüğünü bir kez daha vurgulamaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 742)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
1,64 Gram Ticaret, 78 Gram Kullanma: Ceza Genel Kurulu'nun Uyuşturucu Dosyalarında Miktara Biçtiği Yer
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun üç önemli kararı ışığında uyuşturucu dosyalarında miktar, paketleme malzemesi, tanık beyanı ve dijital delillerin nasıl değerlendirildiği üzerine kapsamlı analiz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2025/180 E., 2025/445 K. sayılı Kararı: Kenevir Yetiştiriciliğinde Miktar ve Amaç Değerlendirmesi
21 kök kenevir ve 78 gram esrarın kullanım amacıyla yetiştirildiği kabul edilen, dikili bitki ile kurutulmuş madde miktarının ayrı ayrı değerlendirildiği önemli bir içtihat.