Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2022/8902 E. 2024/1509 K. sayılı kararı: Uyarlama Yargılamasında Teşebbüs Derecesi ve Alt Sınır Uygulaması
Lawantra
08.08.2026
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 2022/8902 Esas, 2024/1509 Karar sayılı ilamı, ceza hukukunda lehe kanun uygulaması ve uyarlama yargılamasının pratikteki sınırlarını belirleyen önemli bir karardır. Karar, özellikle teşebbüs derecesinin belirlenmesinde eski ve yeni kanunlardaki farklı kriterlerin (icrai hareketlerin tamamlanması vs. zarar ve tehlikenin ağırlığı) nasıl değerlendirileceği konusunda avukatlara ve ceza hukukçularına yol gösterici niteliktedir.
Olayda, sanık hakkında 765 sayılı eski TCK’nın 450/4, 62, 59, 31 ve 33. maddeleri uyarınca tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası verilmiş, hüküm Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nce onanarak kesinleşmiştir. 5237 sayılı yeni TCK’nın yürürlüğe girmesi üzerine Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan ilk uyarlama yargılamasında TCK m. 82/1-a, 35/2, 62 ve 53 uyarınca aynı ceza miktarı (16 yıl 8 ay) korunmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 26 Ocak 2021 tarihli bozma kararı üzerine mahkeme, 1 Haziran 2021 tarih ve 2021/88 E., 2021/165 K. sayılı kararıyla cezayı 14 yıl 2 ay hapis olarak yeniden belirlemiştir. Hükümlü müdafisi, teşebbüs nedeniyle daha az ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz etmiştir.
Daire, temyiz incelemesinde herhangi bir hukuka aykırılık görmemiş ve hükmü Tebliğname’ye uygun olarak oyçokluğuyla onamıştır. Gerekçede, 5237 sayılı TCK m. 7/2 ve 5252 sayılı Kanun m. 9 uyarınca lehe kanun karşılaştırmasının usulüne uygun yapıldığı, somut olayda eski ve yeni kanun hükümlerinin ayrı ayrı uygulanarak sonuçların karşılaştırıldığı belirtilmiştir.
Karşı oy yazısında ise uyuşmazlığın, uyarlama yargılamasında ilk hükümdeki oranlara ne ölçüde uyulması gerektiği noktasında toplandığı vurgulanmıştır. 765 sayılı TCK m. 62’de tam teşebbüs için “failin elinden gelen bütün icrai hareketleri bitirmesi fakat sonucun meydana gelmemesi” kriteri getirilmişken, 5237 sayılı TCK m. 35/2’de “zarar ve tehlikenin ağırlığı” ölçütü esas alınmıştır. Eski kanunda alt sınırdan (20 yıl) ceza verildiği gözetildiğinde, yeni kanunun lehine getirdiği ek kıstas dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiği savunulmuştur. 23 Şubat 1938 tarih ve 23-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5252 sayılı Kanun m. 9’un gereği olarak delil tartışmasına gerek olmadığı, önceki hükümde alt sınırdan ceza verilmişse uyarlamada da aynı orana uyulması gerektiği belirtilmiştir.
Bu karar, ceza avukatları için uyarlama yargılamalarında “makul ceza” ve “zarar-tehlike ağırlığı” kavramlarının nasıl gerekçelendirileceği konusunda önemli bir referanstır. Daire’nin çoğunluk görüşü, mahkemelerin ilk hükümdeki ceza oranlarını büyük ölçüde korumasını, karşı oy ise yeni kanunun getirdiği ek ölçütlerin lehine yorumlanarak alt sınırdan uzaklaşılmamasını savunmaktadır.
Uygulamada bu içtihat, benzer dosyalarda mahkemelerin gerekçe kalitesini artırmış, temyiz aşamasında teşebbüs derecesinin somut zarar ve tehlike unsurlarıyla ilişkilendirilmesi zorunluluğunu pekiştirmiştir. Avukatlar, uyarlama taleplerinde eski ve yeni kanun hükümlerini ayrı ayrı somut olaya uygulayarak karşılaştırma yapmalı, özellikle TCK m. 35/2’nin “zarar ve tehlikenin ağırlığı” ölçütünü kararlara yansıtmalıdır.
Sonuç olarak, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin bu kararı, lehe kanun ilkesinin mekanik değil, somut olayın özelliklerine göre uygulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Karşı oy görüşü ise doktrinde tartışılmaya devam edecek önemli bir perspektif sunmaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 748)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2015/13850 E., 2015/6201 K. Sayılı Kararı: Transit Alanda Yakalanan Kolombiyalı Sanığın Eyleminin Hukuki Niteliği
Yargıtay, Kolombiya uyruklu sanığın Arjantin’den temin ettiği uyuşturucuyu Türkiye üzerinden Çin’e götürmek isterken Atatürk Havalimanı transit alanında yakalanması olayında eylemin “ithale teşebbüs” değil, “uyuşturucu madde nakletme” suçu oluşturduğunu belirterek mahkemenin hatalı vasıf tayinini tartışmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin Birleşik İçtihatları: Uyuşturucu İthal Suçunda Suç Niteliği, Transit Geçiş ve Eksik İnceleme
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 2016, 2020 ve 2023 yıllarında verdiği üç ayrı kararda uyuşturucu ithal suçunun nitelendirilmesi, transit yolcu durumları ve eksik araştırma konularında bozma kararları vererek alt derece mahkemelerine önemli usul ve esas yönlendirmesi yapmıştır.