Vesayet Altındaki Kişinin Mallarının Satışı: Yasal Usuller, Mahkeme İzni ve Yargıtay İçtihatları
Lawantra
22.07.2026
Vesayet kurumu, velayetten yararlanamayan küçükler ile kısıtlılık sebepleri nedeniyle kendini ve malvarlığını yönetme ehliyetinden yoksun ergin kişilerin bakım, gözetim, hukuki koruma ve temsil edilme ihtiyaçlarını karşılamak üzere devlet tarafından tesis edilmiş önemli bir koruma mekanizmasıdır. Bu kurumun temel hedeflerinden biri, vesayet altına alınan kişinin malvarlığının olası zararlardan korunması ve menfaatlerinin en üst düzeyde gözetilmesidir.
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 405 ila 408. maddelerinde sayılan sebeplerden en az birinin varlığı halinde kişi hakkında kısıtlama kararı verilebilir. TMK m. 405 uyarınca kısıtlılar, malvarlıklarının yönetimi konusunda karar alma yetkilerini kaybederler. TMK m. 403 ise vasinin, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili tüm menfaatlerini korumak ve onu hukuki işlemlerde temsil etmekle yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır.
Vasi, kısıtlı kişinin malları üzerinde ancak onun yararına tasarrufta bulunabilir. Kanun, vasiye keyfi tasarruf yetkisi vermemektedir. Her türlü önemli tasarruf işlemi için, kısıtlılık kararını veren makamdan önceden izin alınması zorunludur. Vasi, yapacağı tasarrufun kısıtlı yararına olduğunu Sulh Hukuk Mahkemesine somut delillerle ispat etmek zorundadır. Bu çerçevede vesayet altındaki kişilerin taşınmaz mallarının veya bu mallar üzerindeki payların satışı, TMK ve ilgili mevzuatta öngörülen çok sıkı usul ve denetim kurallarına tabidir.
Vesayet organları TMK m. 396’da “vesayet daireleri, vasi ve kayyım” olarak sayılmıştır. Vesayet daireleri kamu vesayeti ve özel vesayet olarak ikiye ayrılır. Kamu vesayeti, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi ile bu mahkemenin kararlarını denetleyen Asliye Hukuk Mahkemesinden oluşur.
Taşınmaz satışı talebinde bulunacak vasi, Sulh Hukuk Mahkemesine bir dilekçe ile başvurmalıdır. Bu dilekçede satışın gerekçesi, kısıtlı kişinin satıştan elde edeceği menfaat, taşınmazın tapu bilgileri ve satışın zorunluluğunu destekleyen belgeler (sağlık raporları, borç belgeleri, bakım giderleri vb.) detaylı şekilde sunulmalıdır. Dilekçeye vasi atama kararı, tapu senedi, ilgili belgeler ve avukat vekaleti eklenmelidir.
Sulh Hukuk Mahkemesi, sunulan belgeleri, vasinin talebini ve fiili durumu titizlikle inceler. Gerektiğinde taşınmaz üzerinde kıymet takdiri yaptırır. Satışa izin verilmesi halinde, bilirkişi marifetiyle taşınmazın değeri belirlenir ve satışın bu bedelin altında olmaması sağlanır. Mahkeme, zihinsel engeli olsa dahi kısıtlı kişinin görüşünün alınmasına özen gösterir. Bilirkişi keşfi yapılır, rapor mahkeme kararında temel dayanak olur. Yargıtay içtihatları, satış izni verilebilmesi için satışın kısıtlı kişinin menfaatine olduğunun somut delillerle, açık ve kesin biçimde ortaya konulmasını şart koşmaktadır.
Vesayet makamı talebi yerinde bulursa kısmen veya tamamen kabul kararı verir. Bu karar, denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından incelenir. Onama kararı ile satış izni kesinleşir. Satış, vesayet makamının görevlendirdiği satış memuru aracılığıyla, vasinin huzurunda gerçekleştirilir. Açık artırma veya pazarlık usulü uygulanabilir. Açık artırmada ilanlar Basın İlan Kurumu aracılığıyla yerel gazetelerde, mahkeme panosunda ve internet ortamında yapılır. İlan usulsüzlüğü ihalenin feshini gerektirir.
Satış izni kesinleşmeden tapu devri yapılamaz. Satış bedeli, kısıtlı adına vesayet şerhi ile açılmış özel bir banka hesabına yatırılır. Vasi, bu paranın kullanımını raporla vesayet makamına bildirmek zorundadır. TMK m. 462/8 uyarınca kısıtlı malvarlığının nemalandırılması esastır. Para, vadeli hesapta tutulmalı veya devlet tahvili, hazine bonosu gibi güvenli araçlarla değerlendirilmelidir. Mahkeme, vasinin bu yükümlülüklerini her yıl denetler.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre satış yalnızca mevcut borçların ödenmesi için yapılmaz. Kısıtlıya daha yüksek getiri sağlayacak yatırımlar (düşük gelirli taşınmazın satılıp yüksek kira getirili daire alınması veya mevduat hesabı oluşturulması) için de satış talep edilebilir. Satış bedelinden bakım, sağlık, eğitim ve barınma giderleri mahkeme izniyle karşılanabilir.
Hayati tehlike arz eden acil durumlarda (acil ameliyat, yoğun bakım giderleri) mahkeme ivedi karar verebilir. Tüm bu düzenlemelerin temel amacı, TMK’da koruma altında olan kişinin menfaatlerinin azami düzeyde korunması ve malvarlığının değer kaybına uğramasının önlenmesidir. Yargıtay kararları da her aşamada kısıtlı kişinin menfaatinin öncelikli olarak gözetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Avukatlar açısından bu süreç, müvekkil menfaatini koruma yükümlülüğünün en kritik örneklerinden biridir. Vasi atanan meslektaşlarımızın, satış taleplerini hazırlarken delil toplama, bilirkişi raporlarının titiz incelenmesi, mahkeme kararlarının denetlenmesi ve Yargıtay içtihatlarına uygun gerekçelendirme yapma konusunda yüksek özen göstermeleri zorunludur. Aksi halde verilen satış izinleri üst mahkemelerce bozulmakta, özellikle bilirkişi raporu alınmadan verilen kararlar Yargıtay tarafından geçersiz kabul edilmektedir.
Sonuç olarak vesayet altındaki kişilerin mallarının satışı, keyfi bir işlem olmaktan çok, mahkeme denetimi altında, somut menfaat analiziyle ve kanunun öngördüğü tüm güvencelerle yürütülen istisnai bir hukuki işlemdir. Bu alanda çalışan hukuk profesyonellerinin, TMK’nın ilgili maddelerini, usul kurallarını ve Yargıtay’ın güncel içtihatlarını yakından takip etmeleri mesleki başarı ve etik sorumluluk açısından kritik öneme sahiptir.
(Toplam kelime sayısı: 928)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK’dan Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun, üçüncü kişilerden temin edilen verilerin rızasız pazarlama faaliyetlerinde kullanımına dair yayımladığı resmi kamuoyu duyurusunun tam metin analizi ve hukuki sonuçları.
Diş Hekimlerinin Malpraktis Sorumluluğu
Diş hekimliğinde tıbbi kötü uygulama (malpraktis), komplikasyon ayrımı, hukuki, cezai ve idari sorumluluklar ile aydınlatılmış onam ve risk yönetimi uygulamalarının detaylı hukuki incelemesi.