Vekalet Ücreti Belirlenmesinde Usuli Kazanılmış Hak ve Aleyhe Bozma Yasağı Uygulanmaz: Yargıtay’ın Birden Fazla Dairesinin Önemli İçtihatları
Lawantra
09.07.2026
Yargıtay’ın farklı daireleri tarafından 2025 yılında verilen bir dizi karar, avukatlık ücretinin bozma veya kaldırma kararlarından sonra verilen hükümlerde belirlenmesi konusunda önemli bir içtihat birliği oluşturmuştur. Bu kararlar, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 2. maddesinin 3. fıkrasının üstünlüğünü vurgulamakta ve usuli kazanılmış hak ile aleyhe bozma yasağı ilkelerinin vekalet ücreti konusunda uygulanamayacağını ortaya koymaktadır.
İlk olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2025 tarihli, 2025/3249 E., 2025/6624 K. sayılı kararı incelenecek olursa; Daire, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına uyduktan sonra karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT yerine bozma öncesi tarifeyi esas alarak 18.770 TL vekalet ücretine hükmetmesini hatalı bulmuştur. AAÜT m. 2/3 hükmüne göre “Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır.” Daire, bu kuralın mutlak olduğunu belirterek ilk derece kararını HMK m. 370/2 uyarınca düzelterek onamış ve vekalet ücretini 30.000 TL olarak belirlemiştir.
Benzer şekilde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2025 tarihli, 2025/1967 E., 2025/12362 K. sayılı kararında da aynı ilke vurgulanmıştır. İtiraz Hakem Heyeti’nin bozma sonrası kararda aleyhe bozma yasağını gerekçe göstererek önceki tarife üzerinden 7.150 TL vekalet ücretine hükmetmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Daire, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 168/3 ve AAÜT m. 2/3 hükümlerini birlikte değerlendirerek güncel tarifenin (30.000 TL maktu) uygulanması gerektiğini hükme bağlamış ve “aleyhe bozma yasağı da gözetilerek” ibaresini hükümden çıkararak kararı düzelterek onamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 26.11.2025 tarihli, 2025/5572 E., 2025/10254 K. sayılı kararı ise aile hukuku uyuşmazlığında istinaf aşamasında vekalet ücretine hükmedilmemesini ele almıştır. Daire, davalı-davacı kadının istinaf yargılamasında vekille temsil edildiğini, duruşmanın bir celse sürdüğünü ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT m. 2/4 uyarınca 16.000 TL vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını düzelterek onamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2025 tarihli, 2025/5401 E., 2025/17415 K. sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyeti’nin uyuşmazlık hakem heyeti karar tarihindeki tarifeyi esas alması hatalı bulunmuş, güncel tarife üzerinden 30.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek karar düzeltilerek onanmıştır.
Bu dört kararın ortak özelliği, AAÜT m. 2/3 hükmünün mutlak ve emredici niteliğinin altının çizilmesidir. Yargıtay daireleri, bozma öncesi usuli kazanılmış hak iddiasını, aleyhe bozma yasağını veya önceki kararlarda oluşan herhangi bir kazanılmış hakkı, güncel tarifenin uygulanması önünde engel olarak kabul etmemiştir. Bu yaklaşım, avukatların bozma sonrası emek ve mesleki faaliyetlerinin güncel ekonomik koşullar dikkate alınarak karşılığını almasını sağlamaktadır.
Kararlarda sıkça atıf yapılan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 168/3 “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır” hükmü ile AAÜT m. 2/3’ün birlikte okunması gerektiği vurgulanmıştır. Bu içtihatlar, ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve itiraz hakem heyetleri için bağlayıcı bir çerçeve sunmaktadır.
Avukatlar açısından bu kararlar, temyiz veya istinaf sonrası verilen kararlarda vekalet ücretinin mutlaka hüküm tarihindeki tarife üzerinden hesaplanması gerektiğini göstermektedir. Aksi uygulama, HMK m. 370/2 uyarınca düzeltme yoluyla giderilmektedir. Bu durum, meslek mensuplarının ücret haklarının korunması bakımından son derece önemlidir.
Sonuç olarak Yargıtay’ın 2025 yılında verdiği bu kararlar, vekalet ücretinin belirlenmesinde AAÜT m. 2/3 hükmünün önceliğini ve usuli kazanılmış hak ile aleyhe bozma yasağının bu alanda uygulanamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Bu içtihatlar, avukatlık mesleğinin ekonomik sürdürülebilirliği ve yargılamanın hukuka uygunluğu açısından önemli bir kilometre taşıdır. (Word count: 918)
Kaynaklar: T.C. Yargıtay 11. HD 05.11.2025 E.2025/3249 K.2025/6624; 4. HD 11.09.2025 E.2025/1967 K.2025/12362; 2. HD 26.11.2025 E.2025/5572 K.2025/10254; 4. HD 25.12.2025 E.2025/5401 K.2025/17415.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Faili Meçhul Cinayet 10 Yıl Sonra Aydınlatıldı: Adli ve Kolluk İşbirliğinin Önemi
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 2016 yılında işlenen faili meçhul cinayet, ileri moleküler genetik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz analizleri sayesinde 10 yıl sonra aydınlatılmıştır.
Güldüren Adliye Koridorları: Meslektaşlarımızın Kaleminden Mizah ve Hukuk
Adliye koridorlarında yaşanan komik olaylar, meslek içi mizahın en güzel örneklerini sunarken, hukukçuların günlük hayatındaki insanî yönleri de gözler önüne sermektedir.