Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) Resmi Gazete’de Yürürlüğe Girdi: Hukuki ve Mesleki Değerlendirme
Lawantra
19.08.2026
18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030)” resmen yürürlüğe girmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın koordinasyonunda kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının geniş katılımıyla hazırlanan bu kapsamlı yol haritası, Türkiye’nin teknolojik egemenliğini güçlendirmeyi, yapay zeka alanında küresel rekabette öncü konuma yükselmesini ve ekonomik kalkınmayı hızlandırmayı hedeflemektedir.
Önceki dönemdeki “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi (2021-2025)” ile elde edilen kazanımlar üzerine inşa edilen yeni Eylem Planı, “veriden değere, bilgiden üretime” şeklinde özetlenebilecek bir paradigma değişimini esas almaktadır. Plan, farkındalık yaratma, nitelikli insan kaynağı geliştirme, teknolojik altyapıyı güçlendirme ve güvenilir bir yapay zeka ekosistemi oluşturma olmak üzere dört temel stratejik hedef etrafında şekillenmektedir. Bu hedefler, avukatlar açısından özellikle veri koruma, etik çerçeve, sorumluluk hukuku, fikri mülkiyet ve düzenleyici uyum gibi alanlarda önemli mesleki fırsatlar ve yükümlülükler doğurmaktadır.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Değerlendirmesi
Bakan Kacır, planın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yaptığı açıklamada yapay zekanın artık yalnızca teknolojik bir araç değil, ekonomik refahın, rekabet gücünün ve ulusal egemenliğin belirleyicilerinden biri haline geldiğini vurgulamıştır. Türkiye’nin bu dönüşümde “seyirci” değil “öncü” olacağını belirten Bakan, nitelikli insan kaynağı, güçlü Ar-Ge altyapısı, dinamik girişimcilik ekosistemi ve üretim kabiliyetinin Türkiye’yi yapay zeka alanında yatırım, yetenek ve yenilik merkezi haline getireceğini ifade etmiştir. Planın, sanayiden sağlığa, eğitimden kamu hizmetlerine kadar stratejik tüm alanlarda ölçeklenebilir ve güvenilir yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini teşvik edeceği belirtilmiştir.
Eylem Planının Dört Temel Aşaması
Plan, “Fark Et – İstifade Et – Üret – Yönet” olmak üzere dört ana aşamadan oluşmaktadır. Her aşama, hukuk profesyonellerini yakından ilgilendiren somut hedefler ve düzenlemeler içermektedir.
1. Fark Et Aşaması: Bu aşamada 81 ilde yapay zeka okuryazarlığı atölyeleri düzenlenerek iki yıl içinde 5 milyon vatandaşa eğitim verilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesi planlanmaktadır. En kritik hususlardan biri, en az 2 bin kamu veri setinin hazırlanması ve kullanıcı haklarını koruyan, yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan hukuki ve etik çerçevenin oluşturulmasıdır. Bu çerçeve, kişisel verilerin korunması (KVKK), fikri mülkiyet hakları, algoritmik sorumluluk, ayrımcılık yasağı ve şeffaflık ilkeleri gibi konuları kapsayacaktır. Avukatlar, bu süreçte hem düzenleyici metinlerin hazırlanmasında hem de uyum danışmanlığında aktif rol alabileceklerdir.
2. İstifade Et Aşaması: 2030 yılına kadar toplam 1 GW kapasiteli veri merkezi altyapısının kurulması hedeflenmektedir. Araştırmacılar, start-up’lar ve KOBİ’lere 20 milyon GPU-saat hesaplama kaynağı tahsis edilecektir. Kamu yatırımlarından yapay zeka projelerine en az %2 pay ayrılması öngörülmektedir. Sağlık, enerji, tarım ve akıllı üretim gibi öncelikli sektörlerde sektörel pilot programlar devreye alınacaktır. Bu pilotlarda veri paylaşım modelleri, sorumluluk matrisleri ve etik denetim mekanizmaları hukuki açıdan kritik önem taşımaktadır.
3. Üret Aşaması: Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri kurulacak, Yapay Zeka Araştırma Fonu ve Büyüme Fonu devreye girecektir. Türkçe ve sektörel büyük dil modellerinin geliştirilmesi ve ihracı teşvik edilecektir. İmalat sanayiinde fiziksel yapay zeka (embodied AI) ve robotik sistemlerin geliştirilmesi öncelikli alanlar arasındadır. Bu süreçte patent, telif, ticari sır ve lisans sözleşmeleri gibi fikri mülkiyet hukuku konuları yoğun şekilde gündeme gelecektir.
4. Yönet Aşaması: En az 10 milyar dolar tutarında özel sektör ağırlıklı yapay zeka ve veri merkezi yatırımı çekilmesi hedeflenmektedir. OECD, G20 ve Birleşmiş Milletler platformlarında aktif rol alınacaktır. Türk dilleri için ortak “Türk Dilleri Büyük Dil Modeli” geliştirilecektir. En az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları (regulatory sandboxes) işletilecektir. Bu sandboxes, avukatlar için özellikle önemli bir yeniliktir; çünkü yenilikçi teknolojilerin kontrollü ortamda test edilmesine olanak tanırken, hukuki güvenceleri de aynı anda tasarlamayı gerektirmektedir.
Temel ve Kesişen Katmanlar
Planın mimarisi, enerji, hesaplama donanımı, altyapı, modeller-veri ve uygulamalar şeklinde temel katmanlardan oluşmaktadır. Bunları yetenek geliştirme, finansman mekanizmaları, düzenleme ve güvenlik gibi kesişen katmanlar desteklemektedir. Özellikle “düzenleme ve güvenlik” katmanı, KVKK’nin ötesinde yapay zeka spesifik düzenlemeleri, etik kurulları, algoritmik etki değerlendirmelerini ve idari yaptırımları içerecektir.
Hukuk Profesyonelleri Açısından Mesleki Değerlendirme
Bu Eylem Planı, avukatlık mesleğini doğrudan etkileyecek niteliktedir. Yapay zeka teknolojilerinin hukuki danışmanlık, sözleşme otomasyonu, hukuki araştırma, delil analizi ve uyuşmazlık tahmini gibi alanlarda kullanılması kaçınılmazdır. Ancak bu kullanımın etik sınırları, mesleki gizlilik, sorumluluk dağılımı ve yetkinlik standartları gibi konular henüz yeterince regüle edilmemiştir. Planın öngördüğü hukuki-etik çerçeve bu boşlukları dolduracak ilk resmi adımdır.
Ayrıca kamu kurumlarının yapay zeka projelerinde uyum denetimi, özel sektörün ise regülatörle diyalog içinde sandbox başvurularının hazırlanması avukatlara yeni uzmanlık alanları açmaktadır. Özellikle algoritmik kararların idari yargı denetimi, ayrımcılık iddiaları, veri egemenliği ve uluslararası veri transferi gibi konularda dava ve danışma taleplerinin artması beklenmektedir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, planın detaylı uygulama takvimini ve yol haritasını resmi internet sitesi üzerinden kamuoyu ile paylaşacaktır. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının plan kapsamında üstlendikleri görev ve sorumlulukları titizlikle yerine getirmeleri istenmiştir.
Sonuç olarak, Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030), ülkemizin sadece yapay zeka kullanıcısı olmaktan çıkıp geliştiren, üreten, ihraç eden ve güvenilir şekilde yöneten bir konuma yükselmesini amaçlayan stratejik bir belgedir. Hukukçular açısından ise hem mesleki dönüşümün hem de yeni regülatif çerçevenin şekillenmesinde kritik rol oynayacak bir dönüm noktasıdır. Avukatların bu süreçte proaktif olarak yer alması, hem mesleklerinin geleceğini şekillendirecek hem de Türkiye’nin yapay zeka vizyonunun hukuki altyapısını güçlendirecektir.
(Word count: 912)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.