Türkiye Barolar Birliği 57. Kuruluş Yıldönümünde Atatürk’ün Huzurunda
Lawantra
10.08.2026
Türkiye Barolar Birliği (TBB), kuruluşunun 57. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtkabir’deki manevi huzuruna çıkarak Cumhuriyet’in temel değerlerine olan bağlılığını bir kez daha kamuoyuyla paylaştı. Birlik Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından gerçekleştirilen saygı duruşu ve Anıtkabir Özel Defteri’ne yazılan not, avukatlık mesleğinin Cumhuriyet ile kurduğu organik bağın güçlü bir ifadesi niteliğindedir.
Özel deftere yazılan metinde, “hukuku hiçbir iradenin gölgesine bırakmadan, adaleti hiçbir ayrım gözetmeden ve insan onurundan taviz vermeden korumayı Cumhuriyete karşı vazifemiz” olarak tanımlayan Sağkan, baroların 57 yıllık mücadelesinin temel eksenini ortaya koymuştur. Bu yaklaşım, avukatlık mesleğinin sadece bir meslek değil, aynı zamanda Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen “demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti” idealinin en önemli savunucularından biri olduğunu vurgulamaktadır.
Metinde özellikle “hakkın onurla ayakta durduğu, hukukun eğilmediği, adaletin gecikmediği bir memleket” ideali vurgusu, hukuk profesyonellerinin günlük pratikte karşılaştığı en temel sorunlara işaret etmektedir. Yargı bağımsızlığı, savunma hakkının etkin kullanımı, adil yargılanma hakkı ve avukatların mesleki bağımsızlığının korunması, TBB’nin 57 yıldır savunduğu temel ilkeler arasında yer almaktadır.
Anıtkabir Özel Defteri’ndeki “Cumhuriyetimizin temelini oluşturan hukuk düzenini korumaktan, savunmanın onurunu ve bağımsızlığını yaşatmaktan ve adaleti her şart altında ayakta tutmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” ifadesi, avukatlık mesleğinin anayasal misyonunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu misyon, Anayasa’nın 124. maddesi ile düzenlenen avukatlık kanunu çerçevesinde, savunma makamının yargıdaki yerinin korunması ve güçlendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Hukukçular açısından bu ziyaret ve açıklama, yalnızca törensel bir anlam taşımamakta, aynı zamanda günümüz Türkiye’sinde hukuk devletinin karşı karşıya olduğu tehditlere karşı mesleki bir duruşu da temsil etmektedir. Bağımsız baroların varlığı, güçlü bir savunma mekanizması ve avukatların mesleki güvenceleri, demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarıdır.
TBB’nin 57 yıllık birikimi, pek çok yasal düzenlemeye karşı gösterdiği direnç, insan hakları ihlalleri karşısında aldığı tutum ve meslektaşlarının haklarını koruma konusundaki kararlılığı ile şekillenmiştir. Bu süreçte, avukatlık mesleğinin onuru ve bağımsızlığı her zaman ön planda tutulmuştur. Özellikle son yıllarda yargı reformu tartışmalarında baroların aktif rolü, mesleğin geleceği açısından belirleyici olmuştur.
Sonuç olarak, Türkiye Barolar Birliği’nin kuruluş yıl dönümünde Atatürk’ün huzurunda ortaya koyduğu duruş, avukatlara önemli bir hatırlatma niteliğindedir: Hukuk, hiçbir siyasi iradenin gölgesinde kalmamalı, adalet herkese eşit mesafede dağıtılmalı ve savunma hakkı hiçbir koşulda kısıtlanmamalıdır. Bu ilkeler etrafında birleşen hukuk camiasının, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında da aynı kararlılıkla mücadelesini sürdürmesi, mesleki sorumluluğumuzun gereğidir.
Hukuk profesyonelleri olarak bu tür sembolik ziyaretleri, yalnızca tarihi bir anma olarak değil, mesleki kimliğimizin ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığımızın yeniden teyidi olarak görmeliyiz. Bağımsız, güçlü ve onurlu bir savunma makamı, güçlü bir yargı sisteminin en önemli güvencesidir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Meslekten İhraç Edilen Eski Hâkim, Adliyede Sahte Kimlikle Yakalandı
2019 yılında HSK kararıyla meslekten ihraç edilen eski hâkimin, İstanbul Adliyesi'nde sahte kimlik kullanarak dosya takibi yapmaya çalışması ve tutuklanması olayının hukuki boyutları.
Millete Danışmadan 'Yaptım Oldu' Mantığıyla Hukuk Reformu Olmaz
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin eşitlik, adalet ilkeleri ve terör suçlarındaki istisnalar açısından yarattığı hukuki sorunlar ile 'yaptım oldu' yaklaşımının demokrasi ve hukuk devleti açısından değerlendirilmesi.