Terörle Mücadele Görevinde Yaralanan Ancak Vazife Malulü Sayılmayan Personele Özel Aylık Hakkı Getirildi
Lawantra
26.08.2026
18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7594 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile terörle mücadelede yaralanan ancak mevcut mevzuata göre vazife malulü (gazi) sayılmayan personele önemli bir sosyal güvenlik hakkı tanınmıştır. Düzenleme, 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici Madde 20, ateşli silah, patlayıcı, mühimmat kaynaklı yaralanmalar ile terör örgütü mensuplarının yakın muharebe saldırıları sonucu oluşan yaralanmaları kapsamaktadır. Penetran yaralanma, şarapnel, blast etkisi, termal etki ve “hafif nitelikte olmayan” yaralanmalar bu kapsamdadır. Yaralanmanın terörle mücadele göreviyle illiyet bağı taşıması ve Adli Tıp Kurumu ölçütlerine göre hafif nitelikte olmadığının en az bir adli tıp uzmanının yer aldığı sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi zorunludur.
Düzenlemeden yararlanabilecek personel; Türk Silahlı Kuvvetleri askeri personeli (erbaş ve erler dahil), Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, Milli İstihbarat Teşkilatı mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli ve güvenlik korucularıdır. Düzenleme özellikle er ve erbaşları da kapsayarak geniş bir personel kitlesini hedeflemektedir.
Daha önce 3713 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılmış olanlar bu yeni haktan yararlanamayacaktır. Ayrıca bu madde kapsamında aylık bağlananların sonradan derece alarak vazife malulü sayılması halinde, bu özel aylık kesilecek ve 3713 sayılı Kanun kapsamındaki haklardan yararlandırılacaktır.
Bağlanacak aylık miktarı “17.135 × memur aylık katsayısı” olarak belirlenmiştir. 2026 ikinci yarısı katsayısına göre yaklaşık 27.000 TL civarında bir tutar öngörülmektedir. Aylık, başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanacaktır. Memur katsayısındaki artışlar, aylığın da artmasını sağlayacaktır.
Düzenleme geriye yürüme özelliği taşımakta, 1 Eylül 2026 tarihinden önce meydana gelen olayları kapsamaktadır. Başvuru süresi, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıldır (1 Eylül 2026 – 1 Eylül 2027). Başvuru, yaralanma tarihinde mensubu olunan kuruma (örneğin olay tarihinde TSK mensubu ise Milli Savunma Bakanlığı veya ilgili Kuvvet Komutanlığına) yapılmalıdır.
Başvuru sonrası ilgili kurum, kişiyi yetkili hastanelere sevk edecek, sağlık kurulu raporu alınacak ve dosya Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderilecektir. Aylık bağlama yetkisi SGK’ya aittir. Reddedilen başvurular, idari yargı yoluna taşınabilecektir.
Bu madde kapsamında aylık alanlar, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için öngörülen diğer haklardan (ücretsiz seyahat, sağlık katılım payı muafiyeti, elektrik ve su indirimi, emlak vergisi muafiyeti, eğitim hakları, sosyal tesislerden yararlanma vb.) yararlanabilecektir. Ancak geriye dönük toplu ödeme yapılmayacaktır.
Avukatlar açısından bu düzenleme, müvekkillerinin haklarını zamanında talep etmesi, gerekli tıbbi ve idari belgelerin toplanması, illiyet bağının kurulması ve olası idari davalarda temsil edilmesi bakımından önemli mesleki sorumluluklar getirmektedir. Özellikle sağlık kurulu raporlarının hukuki denetimi, başvuru süresinin kaçırılmaması ve 1005 sayılı Kanun’un diğer haklarının doğru biçimde kullanılması konusunda müvekkillere rehberlik edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, 7594 sayılı Kanun ile getirilen Geçici Madde 20, terörle mücadelede fedakârlık gösteren ancak mevcut sistemde gazi statüsü kazanamayan personelin mağduriyetini gidermeyi amaçlayan önemli bir sosyal devlet düzenlemesidir. (Toplam kelime: 714)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK Kurulu'nun Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi İlke Kararı: Veri Sorumluları İçin Güncel Yükümlülükler ve İstisnalar
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026/921 sayılı İlke Kararı kapsamında mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesinin hukuki sınırlarını, özel nitelikli veri nitelendirmesini ve güvenlik istisnalarını inceleyen detaylı analiz.
Derdest Kısmi Davalarda Zamanaşımı ve Talep Artırımı: 7589 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Dönem
7589 sayılı Kanun ile HMK'da yapılan değişikliklerin derdest kısmi davalara etkisini, talep artırımı imkanını ve zamanaşımı kesilmesi meselesini detaylı biçimde ele alan kapsamlı hukuki analiz.