Tanığın Dinlendiği Tarihte Husumeti Yoksa Beyanı Dikkate Alınmalıdır: Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesi’nin İş Hukuku Kararı
Lawantra
23.07.2026
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 2023/940 Esas, 2026/995 Karar sayılı ve 30.04.2026 tarihli kararı, iş hukuku alanında tanık beyanlarının değerlendirilmesi ve fazla mesai hesaplama yöntemleri bakımından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karar, hem usul hukuku kurallarının titiz uygulanmasını hem de Yargıtay içtihatlarına uygun hesaplama yapılması gerekliliğini vurgulamaktadır. Avukatlar ve iş hukuku uzmanları için, tanıkların menfaat ilişkisi ve husumet durumunun zaman bakımından nasıl değerlendirileceği, fazla mesai ispatı ve vardiya sistemlerinde çalışma süresinin belirlenmesi konularında yol gösterici niteliktedir.
Olayın Özeti ve İlk Derece Mahkemesi Kararı
Dava, işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının tahsili talebine ilişkindir. Davacı, 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme şeklinde vardiyalı sistemde çalıştığını, hastanenin yer değiştirme tarihine kadar bu sistemin hafta sonları ve resmi tatilleri de kapsadığını iddia etmiştir. Davalılar ise feshin haklı nedene dayandığını ve alacakların ödendiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi, yıllık izin alacağını kısmen kabul etmiş, diğer talepleri ise tanıkların davalı ile husumetli olması nedeniyle reddetmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Daire, istinaf incelemesini HMK m. 355 uyarınca istinaf sebepleriyle bağlı kalarak ve kamu düzeni açısından resen yapmıştır. Uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil alacaklarının ispatı noktasında yoğunlaşmıştır.
Daire, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarını hatırlatarak, fazla mesai iddiasının öncelikle yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, yazılı delil bulunmadığında tanık beyanlarına başvurulabileceğini belirtmiştir. Ancak işverene karşı dava açan veya menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu tür beyanlar, diğer delillerle (işyeri kayıtları, müfettiş raporları, emsal kesinleşmiş kararlar vb.) desteklenmedikçe tek başına yeterli görülmemelidir.
Kararın en kritik noktası, tanıkların “husumet” durumunun zaman bakımından değerlendirilmesidir. Daire, tanıklardan birinin başka bir davadaki (Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/241 E.) dava tarihinin 05.05.2021 olduğunu, eldeki davada ise tanığın beyanının 04.02.2021 tarihinde alındığını tespit etmiştir. Dolayısıyla tanığın beyanının alındığı tarihte davalı ile husumeti bulunmamaktadır. Bu nedenle “husumetli tanık” gerekçesiyle beyanının dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Daire, mahkemenin yapması gereken işi şu şekilde özetlemiştir: Tanığın beyanı yeniden alınmalı, hastanenin yer değiştirme tarihinden önce ve sonra çalışma saatleri, hafta tatili ve resmi tatillerde çalışma durumu detaylı sorulmalı, gerekirse ek bilirkişi raporu alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Fazla Mesai Hesaplamasındaki Hata ve Vardiya Sistemi
Kararda ayrıca ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki hesaplama hatası da düzeltilmiştir. 24 saat çalışma – 24 saat dinlenme sisteminde, işçinin vardiya döngüsünün iki haftalık periyotta tamamlandığı, birinci hafta 4 gün, ikinci hafta 3 gün çalıştığı kabul edilmektedir. 24 saatlik vardiyada işçinin fiilen ancak 14 saat çalışabileceği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasıdır. İlk derece mahkemesi ise bu sistemi dikkate almadan 25 saat mesai üzerinden hesaplama yapmıştır. Bu hesaplama hatalı bulunmuştur.
Mahkemenin, denetlenebilir ve hükme elverişli yeni bir bilirkişi raporu alarak, tanık beyanına göre vardiya döngüsünü 2 haftalık periyotlar halinde değerlendirmesi ve 14 saatlik fiili çalışma süresi üzerinden fazla mesai alacağını yeniden hesaplaması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Kararın Hukuki ve Mesleki Önemi
Bu karar, birkaç açıdan avukatlara önemli mesajlar vermektedir:
-
Tanık beyanlarının değerlendirilmesinde “husumet” kavramı, beyanın alındığı tarih itibarıyla belirlenmelidir. Sonradan açılan davalar, daha önce alınan beyanı otomatik olarak geçersiz kılmaz.
-
24-24 vardiya sisteminde fazla mesai hesabı, Yargıtay’ın kabul ettiği 14 saat fiili çalışma esasına göre yapılmalıdır. Aksi halde karar bozma nedeni olacaktır.
-
İş hukuku davalarında tanık delilinin gücü, diğer delillerle desteklenme derecesine bağlıdır. Salt menfaat ilişkisi bulunan tanık beyanlarıyla yetinilmemelidir.
-
HMK m. 353/1-a-6 uyarınca bozma kararı verilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin yeniden yargılama yaparak tüm delilleri bütüncül biçimde değerlendirmesi zorunludur.
Sonuç olarak, Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesi’nin kararı, usul ekonomisi ilkesiyle çelişmeyen, delillerin zaman bakımından doğru değerlendirildiği ve iş hukuku hesaplamalarında bilimsel yöntemlerin esas alındığı bir yaklaşımdır. Benzer davalarda çalışan avukatların, tanık dinleme tutanaklarını tarih bazında titizlikle incelemeleri, vardiya sistemlerini Yargıtay içtihatlarına uygun hesaplatmaları ve dilekçelerinde bu emsali açıkça belirtmeleri, müvekkilleri lehine daha güçlü sonuçlar alınmasını sağlayacaktır.
(Toplam kelime sayısı: 941)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
2026 YKS Sonuçları Açıklandı: Dereceye Giren Adaylar, İptal Edilen Sorular ve Hukuki Değerlendirmeler
ÖSYM tarafından 2026 YKS sonuçları resmi olarak duyuruldu. TYT, AYT ve YDT birincileri, kadın adayların katılım oranlarındaki üstünlük, iki sorunun iptali ve yargı kararı ile ilgili hukuki boyutlar avukatlar ve hukuk profesyonelleri için detaylı olarak ele alınıyor.
2026 Hukuk Fakültesi Taban Puanları ve Başarı Sıralamaları: En Prestijli Fakülteler
YKS sonrası hukuk fakültesi tercih döneminde adayların en çok merak ettiği veriler güncellendi. Koç, Bilkent, Galatasaray, Ankara ve İstanbul üniversiteleri gibi köklü kurumların taban puan ve başarı sıralamaları, rekabetin boyutunu gözler önüne sermektedir.