Sigorta Uyuşmazlıklarında Bilirkişi Ücretinin Kesin Süre İçinde Ödenmemesinin Sonuçları
Lawantra
14.07.2026
Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında, özellikle maluliyet oranının tespiti gereken davalarda mahkemelerin verdiği “kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatır, aksi halde davan reddedilecektir” şeklindeki ara kararlar, uygulamada önemli tartışmalara yol açmaktadır. Bu yazıda, Yargıtay 4., 11. ve 23. Hukuk Daireleri’nin çelişkili kararları, HMK m. 324 ve m. 281 hükümleri, delil avansı ile gider avansı ayrımı ve Anayasa Mahkemesi’nin mahkemeye erişim hakkı içtihatları çerçevesinde konunun hukuki analizi yapılacaktır.
HMK m. 281/3 uyarınca mahkeme, maddi gerçeğin ortaya çıkması için gerekli gördüğü takdirde re’sen bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Maluliyet tespiti gibi teknik ve tıbbi bilgi gerektiren konularda bilirkişi raporu alınması, hükmün denetime elverişli olması ve adil yargılanma açısından zorunludur. Bilirkişi ücretinin niteliği ise “delil avansı”dır. HMK m. 324’e göre, delil avansının yatırılmaması halinde yalnızca o delilden vazgeçilmiş sayılır; davanın usulden veya esastan reddi otomatik sonuç değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2026 tarih ve 2025/15606 E., 2026/1233 K.; 28.04.2025 tarih ve 2023/13423 E., 2025/6724 K. ile 25.06.2025 tarih ve 2024/3768 E., 2025/10003 K. sayılı kararlarında, bilirkişi ücretinin yatırılmamasının usulden ret nedeni olduğu kabul edilmiş ve itiraz hakem heyetinin usulden ret kararları onanmıştır. Buna karşılık aynı dairenin 26.05.2025 tarih ve 2024/1951 E., 2025/8501 K. sayılı kararı ile 23. HD’nin 28.11.2019 tarih ve 2018/1790 E., 2019/4994 K. sayılı kararı, ücret yatırılmadığında esastan ret gerektiğini belirtmiştir. 11. HD’nin 25.04.2024 tarih ve 2023/2810 E., 2024/5154 K. sayılı kararı da esastan ret yönündedir.
Bu çelişki, usul hukukunun temel ilkeleriyle çözülmelidir. Gider avansı (HMK m. 327) yatırılmadığında dava açılmamış sayılırken, delil avansı yatırılmadığında sadece ilgili delilden vazgeçilmiş kabul edilir. Mahkeme, maluliyet oranının tespiti için mevcut tıbbi belgeleri toplayıp Adli Tıp Kurumu’na göndermek suretiyle dosya üzerinden rapor aldırabilir. Davacının muayeneye gitmemesi halinde dahi “iddia ispatlanamadı” diyerek esastan ret kararı verilmesi, mahkemeye erişim hakkına orantısız müdahaledir.
Anayasa Mahkemesi, 23.03.2023 tarih ve 2019/430 başvuru sayılı kararı ile 17.07.2025 tarih ve 2021/65631 başvuru sayılı kararlarında, usul kurallarının katı ve şekilci uygulanmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini vurgulamıştır. Usul kuralları, hakkın elde edilmesine hizmet eden araçlardır; amaç haline getirilemezler. “Usul esastan önce gelir” ilkesi, keyfiliği önlemek içindir; adaleti engellemek için kullanılamaz.
Hakların sakınılarak kullanılması ilkesi gereğince, aynı amaca ulaşmak için birden fazla araç varsa hakkı en az sınırlayan tercih edilmelidir. Bilirkişi ücretinin ödenmemesi halinde usulden ret kararı vermek, esastan ret kararına göre daha az müdahale edici bir çözümdür. Çünkü esastan ret, aynı konuda yeni dava açılmasını engellerken, usulden ret yeni dava imkanı tanır.
Sonuç olarak, sigorta uyuşmazlıklarında bilirkişi ücretinin kesin süre içinde yatırılmaması halinde mahkeme, yalnızca o delilden vazgeçilmiş sayarak mevcut delillere göre karar vermelidir. Maluliyet gibi re’sen araştırılması gereken konularda mahkemenin rapor aldırma yükümlülüğü devam eder. Esastan ret yerine usulden ret kararı verilmesi, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6 kapsamında mahkemeye erişim hakkının korunması açısından daha isabetlidir.
Avukatlar, bu tür davalarda ara kararlara karşı itirazlarını delil avansı niteliğini, mahkemenin re’sen araştırma yükümlülüğünü ve AYM içtihatlarını vurgulayarak yapmalıdır. Yargıtay’ın içtihat birliğinin sağlanması, usul hukukunun şekilcilikten uzak, hakkaniyete uygun uygulanması için zorunludur. Aksi takdirde, usul kuralları adaletin değil, adaletsizliğin aracı haline gelecektir.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.