Sigorta Tazminat Taleplerinde Eksper Raporu Sunma Zorunluluğu: SEDDK Sirküleri ve Yargıtay İçtihatları Işığında Bilimsel Değerlendirme
Lawantra
09.08.2026
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (SEDDK) 05.08.2026 tarihli ve 2026/02 sayılı Sirküleri, motorlu araç sigortalarında hasar ve değer kaybı taleplerinde eksper raporunu zorunlu başvuru şartı haline getirmiştir. Bu düzenleme, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-6'da yer alan "varsa eksper raporu" ibaresiyle çelişmekte ve doktrin ile Yargıtay içtihatları açısından önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Genel Şartlar, sigorta şirketine başvuru sırasında sunulması gereken belgeleri düzenleme yetkisine sahiptir. Belirli tutar üzerindeki hasarlarda eksper atama zorunluluğu getirilmesiyle "varsa" ibaresinin pratikte hükmünü yitirdiği ileri sürülmektedir. Ancak bu yaklaşım, açık lafzın yorum yoluyla değiştirilmesi anlamına gelmekte ve hukuk metodolojisine aykırıdır. Tazminatın hesaplanması için özel uzmanlık gerektiren raporun istenmesi tabiidir; fakat raporun hazırlanma süresi belirsizken bunu başvuru şartı yapmak, hak arama hürriyetini riske atmaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları, usulüne uygun başvuru için Genel Şartlar'daki belgelerin sunulmasını zorunlu görmektedir. Dairenin 15.02.2023 tarih ve E. 2021/23765, K. 2023/1845 sayılı kararı, maluliyet raporunun bir yıllık iyileşme süresi dolmadan düzenlenmesi halinde başvurunun usulden reddine hükmetmiştir. Bu karar, raporun tamamlanamaz dava şartı olduğunu vurgulamaktadır. Ancak araç hasarı ve değer kaybı davalarında durum farklıdır; zarar kaza anında doğmakta ve rapor her zaman tamamlanabilir niteliktedir. HMK m. 115/2 uyarınca, tamamlanabilir eksikliklerde kesin süre verilmesi esastır.
Eksper raporunun azami süresinin bulunmaması, mahkemeye erişim hakkını zedelemektedir. Bu eleştiriye katılan görüş, hasar ihbarından itibaren 15 gün içinde raporun düzenlenip sigorta şirketine ve menfaat sahiplerine teslim edilmesini önermektedir. Bu sürenin aşılması halinde rapor eksikliğinin ret gerekçesi olamayacağı hükmü, hak arama hürriyetini koruyacaktır.
Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuruların usul uygunluğunun tespiti, raportörler tarafından değil, yargılama yetkisine sahip hakem heyetleri tarafından yapılmalıdır. Raportörlerin yalnızca maddi ve şekli inceleme yapması, usulden ret gibi yargısal sonuç doğurmamalıdır. Bu ayrım, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30'un sistematiğiyle uyumludur.
Uygulama yeni başladığından, sirkülerdeki eksikliklerin zamanla giderileceği umulmaktadır. Ancak bilimsel tartışma, SEDDK'nın bu değerlendirmeleri dikkate alarak düzenleme yapmasını teşvik etmelidir. Avukatlar açısından, sirkülerin kanuna aykırı unsurlarının mahkemeler ve hakem heyetleri tarafından göz ardı edilebileceği unutulmamalıdır. Eksper raporu, delil niteliğinde olup başvuru şartı olarak yorumlanmamalıdır.
Bu yazı, sigorta hukuku uygulayıcılarına, başvuru şartlarının sınırları, Yargıtay'ın maluliyet ve hasar davalarındaki ayrımı ve hakem yetkisi konusunda kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Konunun takip edilmesi, tazminat davalarında stratejik önem taşımaktadır. (Kelime sayısı: 678)
Not: Orijinal metindeki kişisel hakaret ve karalama unsurları tamamen çıkarılmış, bilimsel ve hukuki analiz odaklı yeniden yazılmıştır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Terörsüz Türkiye Yasası Teklifi Adalet Komisyonu’nda Kabul Edildi: Detaylı Hukuki Analiz
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin komisyondaki görüşmeleri, erteleme mekanizmaları, kurul yapısı ve hukuki sınırları avukatlar açısından inceleniyor.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/282 E., 2025/5 K. – Eksik İnceleme ve Çelişkili Maluliyet Raporları Nedeniyle Bozma
Trafik kazası maluliyet tazminatında çelişkili sağlık kurulu raporlarının irdelememesi, eksik tedavi evrakı ve yeni rapor alınmaması nedeniyle Yargıtay 4. HD kararı bozmuştur. Tamamlanabilir dava şartı ve usul ekonomisi açısından önemli içtihat.