Pert Total Kararı Kesin Değildir: Bilirkişi Raporlarının Denetlenebilirliği ve Yargıtay Ölçütleri
Lawantra
18.07.2026
Trafik kazalarında araçların ağır hasar alması halinde sigorta şirketleri tarafından sıkça “pert total” veya “ekonomik tam ziya” kararı verilmektedir. Bu karar, aracın onarım maliyetinin ekonomik açıdan makul görülmemesi ve piyasa rayiç bedeli üzerinden işlem yapılmasının daha uygun olduğu anlamına gelmektedir. Ancak uygulamada bu kararın tek başına bağlayıcı olmadığı, mahkemelerin bilirkişi raporlarını titizlikle denetlemesi gerektiği Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) kararlarıyla açıkça ortaya konulmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 266 ve devamı maddelerinde düzenlenen bilirkişi incelemesi, hâkime teknik konularda yardımcı olma amacını taşır. Bilirkişi raporu, kendiliğinden bağlayıcı bir delil değildir. Mahkeme, raporun bilimsel verilere, objektif piyasa araştırmasına ve teknik hesaplamalara dayanıp dayanmadığını denetlemekle yükümlüdür. Aksi halde rapor, HMK m. 281 uyarınca tarafların itirazına ve ek rapor talebine açıktır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, değer kaybı ve pert total değerlendirmesinde kaza tarihindeki hasarsız ikinci el rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark esas alınmalıdır. Bu hesaplama, aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı, önceki hasar kayıtları (TRAMER) ve hasarlı parçaların niteliği dikkate alınarak yapılmalıdır. Sadece onarım bedelinin rayiç değere oranına bakılarak “pert” sonucuna varılması yetersizdir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nin 2022/3 E., 2022/22 K. sayılı kararı bu hususu net biçimde ortaya koymuştur. Kararda, bilirkişi raporunda değer kaybı hesabının Genel Şartlara uygun yapıldığı belirtilmekle birlikte, hasar dosyası, ekspertiz raporu, servis belgeleri, önceki hasarlar ve piyasa rayiç değerlerinin yeterince araştırılmadığı vurgulanmıştır. Mahkeme, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir rapor alınmasını zorunlu görmüştür.
Benzer şekilde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2018/1897 E., 2021/627 K. sayılı kararında, ATK raporunun piyasa rayiç bedellerine ilişkin inceleme ve araştırma yapmadan, hasar bedeli ve pert total değerlendirmesini gerekçesiz biçimde belirlediğini tespit etmiştir. Raporun “yetersiz, eksik, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı” belirtilerek, uzman bilirkişiden emsal araştırma içeren, sovtaj bedeli ve rayiç değeri gerekçelendiren yeni rapor talep edilmiştir.
Uygulamada karşılaşılan önemli sorunlardan biri de aynı dosyada düzenlenen çelişkili raporlardır. Rayiç değer değiştiğinde sovtaj, hasar bedeli ve bakiye zarar hesaplarının da revize edilmesi gerekir. Bu revizyon yapılmadan aynı hesaplama tekrarlanırsa rapor matematiksel tutarlılığını kaybeder. Bilirkişi, tarafların teknik itirazlarına somut ve bilimsel cevap vermek zorundadır.
Pert total kararında yalnızca matematiksel oran değil, hasarın niteliği, onarımın teknik olarak mümkün olup olmadığı, onarım sonrası aracın güvenle kullanılıp kullanılamayacağı ve fiilen trafikte kullanılıp kullanılmadığı da değerlendirilmelidir. Araç kazadan sonra onarılarak uzun süre kullanılmışsa, “onarımı ekonomik değildir” tespiti özel gerekçelendirme gerektirir.
Piyasa verilerinin objektifliği de kritik öneme sahiptir. Tek bir yetkili servisten alınan fiyat teklifine dayanmak yetersizdir. Farklı servisler, yedek parça piyasası, oto galeriler, ikinci el satış platformları ve hasarlı araç alım-satım firmalarından geniş çaplı emsal araştırması yapılmalıdır. İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi 2020/1894 E., 2022/1945 K. sayılı kararı bu gerekliliği vurgulamıştır.
Aynı bilirkişiden peş peşe ek rapor alınmasına rağmen itirazların karşılanmaması durumunda, yeni bir bilirkişi heyeti (örneğin Karayolları Fen Heyeti veya İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik kurul) tayin edilmesi usul ekonomisi ve hakkaniyet gereğidir. İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi 2019/946 E., 2021/1581 K. sayılı kararında, önceki kazalar, hasar karşılaştırması, parça değişim listesi ve değer kaybı etkisinin ayrıntılı irdelenmediği raporların hükme esas alınamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Sonuç olarak, trafik kazalarından kaynaklanan maddi tazminat davalarında bilirkişi raporu kararın belkemiğidir. Ancak raporun hükme esas alınabilmesi için şu unsurlar zorunludur: (i) bilimsel verilere dayanması, (ii) kullanılan hesaplama yönteminin açıklanması, (iii) piyasa araştırmasının belgelenmesi, (iv) tarafların itirazlarına cevap verilmesi, (v) denetime elverişli ve gerekçeli olması. Aksi halde rapor, Anayasa m. 36’da güvence altına alınan adil yargılanma hakkını zedeleyecek ve HMK m. 281 çerçevesinde yeniden inceleme yapılmasını gerektirecektir.
Avukatlar, müvekkilleri adına düzenlenen raporlara karşı sistematik itiraz stratejileri geliştirmeli, emsal BAM ve Yargıtay kararlarını dosyaya sunmalı ve gerekirse farklı uzmanlık alanlarından (trafik mühendisi, oto ekspertiz uzmanı, ikinci el piyasa analisti) oluşan heyet talebinde bulunmalıdır. Bu yaklaşım, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hem de müvekkilin hak kaybına uğramamasına hizmet edecektir.
(Word count: 852)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
12. Yargı Paketi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi: İcra, İdari Yargı, Ceza ve Hukuk Usulü Kanunlarında Önemli Değişiklikler
TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 12. Yargı Paketi, İcra ve İflas Kanunu'ndan idari yargı usulüne, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndan Türk Borçlar Kanunu'na kadar geniş bir yelpazede değişiklikler getirmektedir. Paket, mirasçılara öncelikli artırma hakkı, tek hakim kapsamının genişletilmesi, HAGB düzenlemeleri, dolandırıcılık iştirakinde indirim ve faiz hesaplamalarında TCMB reeskont oranı gibi önemli reformlar içermektedir.
AYM'nin 2019/27820 Başvuru Numaralı Kararı: Rekabet Kurulu İdari Para Cezasında Yönetmeliğin Kanunilik İlkesi ve Mülkiyet Hakkı
Anayasa Mahkemesi, Turkcell'in rekabet ihlali nedeniyle verilen idari para cezasına dayanak Yönetmeliğin kanuna aykırı alt sınır getirmesi ve geriye yürümesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, idari para cezalarında kanunilik, normlar hiyerarşisi ve yönetmeliklerin sınırları açısından önemli bir emsaldir.