Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ’de (2023/1) Yapılan Önemli Değişiklikler
Lawantra
29.07.2026
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 23 Şubat 2023 tarihli ve 32113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2023/1), 2026/1 sayılı Tebliğ ile önemli değişikliklere uğramıştır. Bu değişiklikler, özellikle dağıtık defter teknolojisi (blockchain) altyapısı kullanan dijital kıymetli madenlerin hukuki statüsü, rafinerilerin Kıymetli Maden Takip Sistemi’ne (KMTS) entegrasyonu ve geçiş dönemine ilişkin zorunluluklar bakımından avukatlar ve hukuk profesyonelleri için yakından takip edilmesi gereken düzenlemeler içermektedir.
Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasından sonra iki yeni fıkra eklenmiştir. Yeni fıkra 2’ye göre; birebir fiziki karşılığı Darphane veya Borsa nezdinde saklanan, belirli saflık derecesinde ve ağırlıkta işlenmemiş kıymetli madenin, Borsa üyeleri arasında transferine imkân sağlayan, dağıtık defter teknolojisi altyapısına sahip bir sistem üzerinden oluşturulan gayri maddi varlık niteliğindeki “dijital kıymetli maden”, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında sermaye piyasası aracı veya sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlık ya da platformlarda işlem gören kripto varlık olarak nitelendirilmeyecektir. Bu varlıkların merkezi takas kuruluşları tarafından dönüştürülmesi ve Borsada işlem görmesi için Bakanlığın uygun görüşünün alınması zorunlu kılınmıştır.
Yeni fıkra 3 ise, ikinci fıkranın uygulanmasına ve kayıtların tutulmasına ilişkin usul ve esasların, Bakanlığın uygun görüşü alınarak Borsa tarafından yapılacak düzenlemelerle belirleneceğini hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, dijital varlıkların sermaye piyasası hukuku ile maden hukuku arasındaki gri alanı netleştirmesi açısından önemlidir. Avukatlar, müvekkillerine dijital kıymetli maden ihracı, dönüştürülmesi veya Borsada işlem görmesi süreçlerinde hem 6362 sayılı Kanun’un hem de bu Tebliğ’in gerekliliklerini birlikte değerlendirmelidir.
Tebliğ’e eklenen Geçici Madde 2, Kıymetli Maden Takip Sistemi’ne (KMTS) ilişkin geçiş hükümlerini içermektedir. Bu maddeye göre, Tebliğ’in yürürlük tarihi itibarıyla Geçici Madde 1’in birinci ve ikinci fıkraları kapsamında Bakanlığa başvuruda bulunan ve değerlendirme süreci devam eden Türkiye’de yerleşik tüzel kişilerin, 17. madde uyarınca KMTS kapsamında üretim yapması zorunludur. Bu rafinerilerin, yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde KMTS kayıt işlemleri için Darphane’ye başvurması gerekmektedir. KMTS kayıtlarının Darphane tarafından onaylanmasını müteakip 1 ay içinde ise, KMTS kayıt tarihinden önce üretilen ve satışı henüz gerçekleştirilmemiş standart işlenmemiş kıymetli madenler ile basılı kıymetli madenlerin, Tebliğ’in 17. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında KMTS’ye kaydının yapılması zorunlu hale getirilmiştir.
Geçici Madde 3 ise dijital kıymetli madenlere ilişkindir. Bu madde uyarınca, Tebliğ’in yürürlük tarihi itibarıyla gayri maddi varlık niteliğindeki dijital kıymetli madenlere dönüştürülmüş varlıkların Borsada işlem görmesi için Bakanlığın uygun görüşünün aranacağı açıkça belirtilmiştir. Bu hüküm, mevcut dijital varlıklar için geriye dönük bir uygun görüş zorunluluğu getirmektedir.
Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup hükümleri Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütülmektedir.
Hukuki Değerlendirme ve Avukatlara Yönelik Mesleki Çıkarımlar
Bu değişiklikler, kıymetli maden sektörü ile fintech ve sermaye piyasası hukuku kesişiminde faaliyet gösteren avukatlar için önemli pratik sonuçlar doğurmaktadır. Özellikle dijital kıymetli madenlerin “kripto varlık” olarak nitelendirilmemesi, 6362 sayılı Kanun’un lisanslama, izahname ve yatırımcı koruma hükümlerinin bu varlıklara doğrudan uygulanmayacağı anlamına gelmektedir. Ancak Bakanlığın uygun görüş zorunluluğu, idari takdir yetkisinin geniş kullanımına kapı aralamakta ve hukuki belirsizlik yaratmaktadır.
Rafineriler açısından KMTS’ye zorunlu entegrasyon ve geriye dönük kayıt yükümlülükleri, idari para cezası riskini artırmaktadır. Avukatlar, müvekkillerine bu geçiş sürecinde 1 aylık başvuru ve kayıt sürelerini titizlikle takip etmeleri, aksi halde doğabilecek idari yaptırımları ve olası itiraz yollarını (idari yargı ve tahkim) önceden açıklamalıdır.
Dijital varlıkların Borsada işlem görmesi için zorunlu Bakanlık uygun görüşü, aynı zamanda Rekabet Hukuku, Tüketici Hukuku ve Kara Para Aklama Mevzuatı (5549 sayılı Kanun) açısından da ek inceleme ve uyum yükümlülükleri getirebilir. Avukatlar, müvekkillerinin bu yeni düzenlemeye uyum sürecinde risk analizi, sözleşme revizyonu (özellikle Borsa üyeleriyle akdedilecek transfer sözleşmeleri) ve olası idari davalara hazırlık konusunda proaktif rol üstlenmelidir.
Sonuç olarak, Tebliğ No: 2026/1 ile getirilen değişiklikler, kıymetli madenlerin dijitalleştirilmesi sürecini daha disiplinli bir çerçeveye oturturken, aynı zamanda idari denetimi güçlendirmektedir. Hukuk profesyonelleri, bu düzenlemelerin hem sektöre getirdiği fırsatları hem de doğurduğu uyum ve yaptırım risklerini müvekkillerine detaylı biçimde aktarmalı, olası ihtilaflarda idari yargı içtihadı ve Sermaye Piyasası Kurulu uygulamalarını yakından takip etmelidir.
(Makale yaklaşık 720 kelime olup, Tebliğ’in tam metni, ilgili Resmî Gazete sayıları ve 6362 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile birlikte değerlendirilmelidir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay 2. Daire: Daha Önce Pilotaj Kursundan Başarısız Olanların Yeniden Başvurusunu Engelleyen Şartın İptali
Danıştay 2. Daire, Kara Havacılık sınıfına geçişte “daha önce pilotaj kursuna tefrik edilip başarısız olmamak” şartını hukuka aykırı bularak iptal etti. Karar, normlar hiyerarşisi, hukuki güvenlik ilkesi ve eşitlik ilkesi açısından avukatlar için önemli emsal teşkil etmektedir.
KVKK Kamu Tüzel Kişiliği Bulunan Veri Sorumlularının İnternet Üzerinden Kişisel Veri Paylaşımına İlişkin İlke Kararı
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu tüzel kişiliğini haiz diğer veri sorumlularının internet ortamında kişisel veri paylaşımına ilişkin önemli bir İlke Kararı yayınladı. Karar, 6698 sayılı Kanun’un temel ilkelerine uyumun sağlanması ve idari para cezası riskinin azaltılması açısından avukatlar ve veri koruma uzmanları için kritik öneme sahiptir.