Kaliforniya Barosu'nun Yapay Zekâ Kullanımına İlişkin Meslek Kuralları Revizyonu: Avukatların Mesleki Sorumluluğu ve Veri Gizliliği
Lawantra
20.08.2026
Kaliforniya Eyalet Barosu'nun avukatların yapay zekâ (AI) kullanımına ilişkin meslek kurallarını revize etme girişimi, hukuk profesyonelleri açısından önemli bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Revize edilen taslak metin, 6 Ağustos'ta sona eren ikinci kamuoyu görüş sürecinin ardından Kaliforniya Yüksek Mahkemesi'nin onayına sunulacaktır. Kabul edilmesi halinde, yapay zekâ kullanımı avukatın mesleki yetkinliği, müvekkille ilişkileri, sır saklama yükümlülüğü, mahkemeye karşı dürüstlük ve hukuk bürolarındaki gözetim sorumluluğu bakımından doğrudan meslek kurallarının konusu haline gelecektir.
Taslak, yapay zekâyı yasaklamamakta, aksine teknolojinin değişmesine rağmen avukatın mesleki sorumluluğunun değişmediği ilkesini benimsemektedir. Avukatların, yapay zekâ kullanımının girdiler ve çıktılar dahil tüm yönleri üzerinde mesleki muhakemelerini kullanmaları zorunlu kılınmaktadır. Özellikle hukuki kaynak gösterilen durumlarda, atıf yapılan karar ve içtihatların gerçekten var olduğunun ve doğru aktarıldığının doğrulanması açıkça hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme, son yıllarda ABD mahkemelerinde üretken yapay zekâ sistemlerinin uydurma kararlar üretmesi nedeniyle dilekçelerin reddedilmesi vakalarına doğrudan yanıt niteliğindedir.
Taslağın en kritik bölümlerinden biri avukat-müvekkil gizliliğine ilişkindir. Gizli bilginin bir teknoloji veya yapay zekâ sistemi tarafından avukatın sır saklama yükümlülüğüyle bağdaşmayacak biçimde erişilmesi, saklanması veya kullanılması riskinin değerlendirilmesi zorunlu hale getirilmektedir. Avukatların dikkate alması gereken unsurlar arasında hizmet sağlayıcının veriyi saklayıp saklamadığı, verilerin model eğitimi amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, sistemin güvenlik önlemleri ve yetkisiz erişim ihtimali yer almaktadır. Böylece düzenleme, gizli bilginin yapay zekâya verilmesi sorununu yalnızca kullanıcı girdisi üzerinden değil, hizmetin arkasındaki veri işleme mimarisi üzerinden ele almaktadır.
Müvekkilin bilgilendirilmesi konusunda ise taslak, teknolojinin yeniliğini, kullanımın risk ve yararlarını, hukuki işin kapsamını ve müvekkilin bilgi düzeyini dikkate alarak ne zaman bilgilendirme yapılması gerektiğini avukatın takdirine bırakmaktadır. Bu yaklaşım, müvekkilin aydınlatılmış onayı ilkesini güçlendirmektedir.
Düzenleme bireysel avukatın sorumluluğuyla sınırlı kalmamakta, yönetici ve gözetici konumdaki avukatlara hukuk bürolarında yapay zekâ kullanımına ilişkin iç politika ve prosedür oluşturma yükümlülüğü getirmektedir. Avukat olmayan personelin de gerekli talimat ve gözetim altında tutulması öngörülmektedir. Bu hüküm, yapay zekâyı basit bir kelime işlemci olarak gören yaklaşımdan ayrılmakta ve "agentic" (bağımsız görev yapabilen) yapay zekâ sistemlerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan kurumsal risk yönetimini vurgulamaktadır. Kaliforniya Yüksek Mahkemesi de 2025'te bu revizyon sürecinde agentic sistemleri dikkate almasını Barodan talep etmiştir.
Taslağın dayandığı temel ilke "AI kullanılabilir ancak mesleki sorumluluk avukatta kalır" yaklaşımı, Amerikan Barolar Birliği'nin (ABA) Temmuz 2024 tarihli üretken yapay zekâ etik görüşüyle uyumludur. Kaliforniya, 2023'ten beri avukatlar için üretken yapay zekâ rehberine sahip olan ilk eyaletlerden biridir. Yeni olan, bu ilkelerin bağlayıcı meslek kurallarına dönüştürülmesidir. Rhode Island Yüksek Mahkemesi'nin Haziran ayındaki benzer düzenlemesi de bu eğilimin genişlediğini göstermektedir.
İlk taslaktaki sert doğrulama dili, ikinci görüş sürecinde yumuşatılarak avukatın mesleki muhakemesini ön plana çıkaran daha esnek bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu değişiklik, her teknik çıktının aynı yöntemle denetlenmesi yerine riskin niteliğine göre insan denetimi sorumluluğunu öne çıkarmaktadır.
Türkiye açısından bakıldığında, Kaliforniya taslağı ile Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) 20 Haziran 2024 tarihli "Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi" arasında önemli paralellikler bulunmaktadır. TBB rehberi de insan denetimi, çıktıların doğrulanması, meslek sırrının korunması, kişisel veri güvenliği ve nihai sorumluluğun avukatta kalması ilkelerini vurgulamaktadır. Türkiye'de Avukatlık Kanunu, meslek kuralları ve KVKK mevzuatı temel çerçeveyi oluştururken, Kaliforniya önerisi operasyonel standartlar (hukuki kaynak doğrulaması, veri politikalarının incelenmesi, büro içi AI politikaları, denetim izi tutulması) bakımından örnek teşkil edebilir.
Sonuç olarak, Kaliforniya Barosu'nun revizyon süreci, yapay zekânın hukuk pratiğini dönüştürdüğü bir dönemde mesleki sorumluluğun teknolojik gelişmelere uyarlanmasının nasıl yapılabileceğine dair somut bir model sunmaktadır. Avukatlar için temel mesaj nettir: Teknoloji iş yükünü azaltabilir ancak mesleki muhakeme, gizlilik, dürüstlük ve nihai sorumluluk devredilemez. Bu düzenlemelerin ileride Türkiye'de de benzer standartların geliştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir.
(Toplam kelime sayısı: 685)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.