IBAN Kullandıranlara Ceza İndirimi: 7589 Sayılı Kanun ile TCK 158. Maddesine Eklenen Yeni Fıkranın Değerlendirilmesi
Lawantra
11.08.2026
Dolandırıcılık suçları son yıllarda kamuoyunda sıkça tartışılan konular arasında yer almaktadır. Özellikle banka hesaplarının (IBAN) dolandırıcılık amacıyla üçüncü kişilere kullandırılması, hem mağdur sayısının artmasına hem de hesap sahiplerinin hukuki durumunun belirsizliğine yol açmıştır. Bu sorunları gidermek amacıyla kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir.
Yeni fıkra şu şekildedir: “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
Düzenleme, IBAN veya benzeri ödeme araçlarını başkasına kullandıran kişilerin, dolandırıcılık suçuna iştirakinin belirli sınırlar içinde kalması halinde cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. İndirimden yararlanabilmek için failin fiilinin yalnızca “hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları vermek” ile sınırlı olması gerekir. Failin dolandırıcılık suçunu kendisi kurgulaması, aldatma fiiline doğrudan katılması, elde edilen haksız menfaatten yararlanması veya suç örgütüne üye olması halinde indirim uygulanmayacaktır.
Kanun’un geçici 1. maddesinin 6. fıkrası, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce haklarında hüküm verilmiş olup dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklar bakımından bozma kararı verilmesini ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini öngörmektedir. 7. fıkra ise infaz aşamasındaki hükümlüler için etkin pişmanlık hükümlerinden (TCK m.168) yararlanma imkânı tanımaktadır. Buna göre, mağdurun zararının altı ay içinde tamamen giderilmesi halinde indirimden yararlanılabilecektir.
Uygulamada “IBAN mağduru” olarak adlandırılan kişilerin büyük bölümü, hesaplarının dolandırıcılıkta kullanıldığından habersiz olduklarını veya kiralama amacıyla verdiklerini iddia etmektedir. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamasında öncelikle kast unsuru araştırılmalıdır. Kastın varlığının tespiti halinde ise iştirakın kapsamı belirlenmelidir. Fail yalnızca hesap bilgilerini vermekle yetinmişse ve suçun işlenişine başka şekilde katılmamışsa yarı oranında indirim uygulanabilecektir.
Avukatlar açısından en kritik husus, müvekkilin fiilinin “sınırlı iştirak” kapsamına girip girmediğinin titizlikle değerlendirilmesidir. Müvekkilin suçun kurgulanmasında rolü, mağdurun aldatılmasına katkısı, elde edilen paranın kullanılması veya suç örgütü üyeliği gibi unsurlar indirim imkanını ortadan kaldırabilir. Bu değerlendirme, hem soruşturma aşamasında savcılığa sunulan dilekçelerde hem de yargılama aşamasında delillerin sunulmasında büyük önem taşımaktadır.
Geçici maddeler, hem devam eden yargılamalar hem de infaz aşamasındaki dosyalar için geçiş hükümleri getirmiştir. Bu hükümler, kanunun geriye yürüme etkisini sınırlı biçimde düzenlemekte ve adil yargılanma hakkıyla bağdaştırılmaktadır. Avukatların, müvekkillerine bu geçiş hükümlerinin şartlarını ve sürelerini detaylı biçimde açıklaması gerekmektedir.
Sonuç olarak 7589 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme, IBAN kullandıran faillerin cezai sorumluluğunu hafifletici bir mekanizma getirmekle birlikte, indirimin dar kapsamlı olduğunu vurgulamaktadır. Gümrük hukuku ile uğraşan meslektaşlarımızın bu yeni düzenlemeyi titizlikle inceleyerek müvekkil danışmanlıklarında kast, iştirak ve indirim şartlarını doğru değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.
(Toplam kelime sayısı: 682)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
1,64 Gram Ticaret, 78 Gram Kullanma: Ceza Genel Kurulu'nun Uyuşturucu Dosyalarında Miktara Biçtiği Yer
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun üç önemli kararı ışığında uyuşturucu dosyalarında miktar, paketleme malzemesi, tanık beyanı ve dijital delillerin nasıl değerlendirildiği üzerine kapsamlı analiz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2025/180 E., 2025/445 K. sayılı Kararı: Kenevir Yetiştiriciliğinde Miktar ve Amaç Değerlendirmesi
21 kök kenevir ve 78 gram esrarın kullanım amacıyla yetiştirildiği kabul edilen, dikili bitki ile kurutulmuş madde miktarının ayrı ayrı değerlendirildiği önemli bir içtihat.