İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/25 ve 2026/27) – Nihai Gözden Geçirme Soruşturmaları
Lawantra
03.07.2026
Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü, 2026 yılında iki önemli antidamping soruşturması başlatmıştır. İlk olarak Tebliğ No: 2026/25 ile Almanya Federal Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri menşeli “yalnız süspansiyon tipi polivinil klorür” (PVC-S) ürününe, ikinci olarak Tebliğ No: 2026/27 ile Vietnam menşeli paslanmaz çelik boru ürünlerine yönelik nihai gözden geçirme soruşturmaları (NGGS) açılmıştır. Bu soruşturmalar, uluslararası ticaret hukuku ve rekabet hukuku alanında faaliyet gösteren avukatlar için önemli hukuki süreçler barındırmaktadır.
Tebliğ No: 2026/25 (PVC-S Ürünü)
Petkim Petrokimya Holding A.Ş. tarafından yapılan başvuru üzerine açılan soruşturma, 3904.10.00.00.19 GTİP altında kayıtlı ürünü kapsamaktadır. Soruşturma, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 30/10/1999 tarihli İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik dayanaklarına dayanmaktadır.
Tarihsel süreç incelendiğinde, ilk antidamping önlemleri 2003 yılında Tebliğ No: 2003/2 ile getirilmiştir. 2008, 2009, 2015 ve 2021 yıllarında yapılan gözden geçirmelerle önlemler güncellenmiştir. En son 2021/29 sayılı Tebliğ ile ABD ve Almanya için CIF bedelin %7,93’ü oranında dampinge karşı kesin önlem uygulanmaktadır. 6 Şubat 2026 tarihli 33160 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ No: 2026/4 ile mevcut önlemlerin sona ereceği ilan edilmiş, bunun üzerine yerli üretici yeterli delillerle NGGS talebinde bulunmuştur.
Bakanlık, dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden oluşması ihtimalinin güçlü delillerle ortaya konulduğunu tespit ederek soruşturma açılmasına karar vermiştir. İlgili taraflar (ihracatçı, ithalatçı, üretici, meslek kuruluşları ve hükümetler) 37 günlük süre içinde soru formlarını cevaplandırmak zorundadır. Yazılı ve elektronik iletişim kuralları, vekaletname ve apostil zorunlulukları, gizlilik kuralları ve iş birliğine gelmeme yaptırımları Yönetmelik’in 22 ilâ 26. maddelerinde detaylı şekilde düzenlenmiştir.
Tebliğ No: 2026/27 (Paslanmaz Çelik Boru)
Marcegaglia TR Paslanmaz Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. öncülüğünde, birden fazla yerli üretici tarafından desteklenen başvuru üzerine Vietnam menşeli 7306.40.20.90.00, 7306.40.80.90.00 ve 7306.61.10.00.00 GTİP’li paslanmaz çelik boru ürünlerine yönelik NGGS açılmıştır. 2021/38 sayılı Tebliğ ile yürürlüğe konulan ve firma bazında %19,64 ilâ %25 arasında değişen dampinge karşı kesin önlemlerin gözden geçirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu soruşturmada ayrıca “Piyasa Ekonomisi Değerlendirmesi” yapılacaktır. Vietnam’da yerleşik üreticilerin Yönetmeliğin Ek-1’indeki piyasa ekonomisi ölçütlerini 12. madde süresi içinde ispat etmesi halinde normal değer tespiti Yönetmeliğin 5. maddesine göre, aksi halde 7. maddeye (emsal ülke olarak Türkiye) göre yapılacaktır. Bu husus, uluslararası ticaret hukuku uygulayıcıları açısından kritik bir inceleme konusudur.
Her iki soruşturmada da soruşturma, tebliğin yayımı tarihinde başlamış kabul edilmekte ve mevcut önlemler soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam etmektedir. İlgili tarafların KEP adresi üzerinden bildirim zorunluluğu, EBYS kullanımı, 37 günlük cevap süresi, gizli olmayan özet zorunluluğu ve Türkçe iletişim kuralı ortak hükümlerdir.
Hukuki Değerlendirme ve Avukatlara Yönelik Mesleki Notlar
Bu iki tebliğ, yerli sanayiyi korumaya yönelik koruma önlemlerinin düzenli olarak gözden geçirilmesi mekanizmasının işlediğini göstermektedir. Avukatlar, müvekkilleri olan ithalatçı firmalar adına soru formu hazırlama, delil sunma, dinleme talebinde bulunma ve nihai karar sonrası itiraz yollarını (idari yargı ve Dünya Ticaret Örgütü mekanizmaları) yönetmekle yükümlüdür.
Özellikle vekaletname ve apostil şartları, yabancı müvekkillerle çalışırken sık karşılaşılan prosedürel hatalara yol açabilmektedir. Ayrıca, “iş birliğine gelmeme” hükmü (Yönetmelik md. 26), sunulan bilgilerin eksik veya yanıltıcı olması halinde aleyhe karar çıkma riskini önemli ölçüde artırmaktadır.
Soruşturmaların sonuçları, ilgili sektörlerdeki fiyat oluşumlarını, ithalat hacimlerini ve yerli üreticilerin pazar paylarını doğrudan etkileyecektir. Hukuk profesyonelleri, soruşturma dosyalarını yakından takip ederek müvekkillerine stratejik danışmanlık hizmeti sunmalıdır.
Her iki tebliğ de Ticaret Bakanlığı’nın “https://www.ticaret.gov.tr/ithalat” internet adresi üzerinden “Ticaret Politikası Savunma Araçları > Damping ve Sübvansiyon > Soruşturmalar” bölümünden takip edilebilir. Soruşturma süreci, ilgili Yönetmeliğin 35. maddesi çerçevesinde yürütülmekte olup, nihai kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla bağlayıcı hale gelecektir.
Bu süreçler, Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü taahhütleri ile ulusal sanayi koruma politikası arasındaki dengeyi yansıtan tipik örneklerdir. Avukatların bu alanda güncel mevzuatı ve idari yargı içtihatlarını yakından takip etmesi, müvekkillerine daha etkin hukuki hizmet sunmaları açısından zorunludur.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Acil Çağrı Hattına Yapılan İhbar Üzerine Gerekli İşlemin Yapılmaması Halinde İdarenin Hukuki Sorumluluğu
Doç. Dr. Enver Kaşlı’nın incelemesinde, Danıştay’ın 155 acil çağrı ihbarına işlem yapılmaması nedeniyle idarenin hizmet kusuru ile sorumlu tutulduğu 2022/891 E., 2024/3907 K. sayılı kararı detaylı olarak ele alınmakta ve acil çağrı hizmetlerinin idare hukuku açısından önemine dikkat çekilmektedir.
Danıştay 10. Daire’nin 2022/891 E., 2024/3907 K. sayılı Kararı: 155 Acil Çağrı Hattına Yapılan İhbar Üzerine İşlem Yapılmamasının İdari Sorumluluğu
Danıştay, yaralı bir vatandaşın 155 Polis İmdat hattını arayarak yardım istemesine rağmen gerekli bildirimin yapılmaması nedeniyle idarenin hizmet kusuru bulunduğuna hükmetmiş ve tazminat davasının reddi kararını bozmuştur.