İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/24 ve 2026/26) – Damping Soruşturmaları ve Nihai Gözden Geçirme
Lawantra
04.07.2026
Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/24) ve (No: 2026/26), yerli sanayiyi dampingli ithalata karşı koruma amacıyla önemli düzenlemeler içermektedir. Her iki tebliğ de 14 Haziran 1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20 Ekim 1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 30 Ekim 1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik’e (Yönetmelik) dayandırılmaktadır. Bu düzenlemeler, avukatlar ve uluslararası ticaret hukuku uzmanları için damping soruşturmaları, kesin önlem uygulaması ve nihai gözden geçirme soruşturmalarının (NGGS) usul ve esasları bakımından kritik mesleki referanslardır.
Tebliğ No: 2026/24 ile Çin Halk Cumhuriyeti menşeli 9018.41 ve 9018.49 GTİP’leri ile 8479.89.97.90.19 GTİP’i altında sınıflandırılan “dişçilikte kullanılan diş freze/kazıyıcı makineleri” ithalatına yönelik 11 Ekim 2025 tarihli ve 33044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ (2025/33) ile başlatılan damping soruşturması tamamlanmıştır. Soruşturma sonucunda dampingli ithalatın yerli üretim dalında zarara neden olduğu tespit edilmiş, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun (Kurul) kararı ve Ticaret Bakanı onayı ile 9018.49.90.00.22 GTİP’li CNC Frezeler için 8.555 ABD doları/adet tutarında dampinge karşı kesin önlem uygulanmasına karar verilmiştir. Bu önlem, gümrük idareleri tarafından serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamında tahsil edilecektir.
Bilgilendirme Raporu ekte yer almakta olup, TGTC’de yer alan GTİP ve eşya tanımı uygulamaya esas teşkil etmektedir. Tarife pozisyonunda veya tanımında yapılacak değişiklikler tebliğ hükümlerini etkilemeyecektir. Yönetmeliğin 35. maddesi uyarınca önlem, yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl sonra kendiliğinden kalkacak; ancak nihai gözden geçirme soruşturması başlatılması halinde soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalacaktır. Bu süreler, avukatların müvekkilleri adına yapacağı itiraz ve uzatma taleplerinde zaman aşımı hesaplamaları açısından hayati önem taşımaktadır.
Tebliğ No: 2026/26 ise Pensan Kalem ve Kağıt San. ve Tic. A.Ş. öncülüğünde Adel Kalemcilik, Baypen Kalemcilik ve Silka Kırtasiye firmalarının desteklediği başvuru üzerine Çin menşeli plastik maddelerden sıvı mürekkepli bilyalı kalemler (9608.10.10.10.00), jel mürekkepli bilyalı kalemler (9608.10.99.00.00) ve takım içindeki ilgili ürünler (9608.50.00.10.00) ithalatına yönelik mevcut dampinge karşı kesin önlemin nihai gözden geçirme soruşturmasına (NGGS) tabi tutulmasını düzenlemektedir. Soruşturma konusu GTİP’ler bağlayıcı değildir; TGTC’de yapılacak değişiklikler tebliğ hükümlerini etkilemez.
Başvurunun temsil niteliği, Yönetmeliğin 18. ve 20. maddeleri çerçevesinde incelenmiş ve Pensan firmasının yerli üretim dalını temsil ettiği sonucuna varılmıştır. Mevcut önlem tarihi 2004 yılına uzanmakta olup, 2004/4 sayılı Tebliğ ile başlatılmış, 2008/28, 2009/35, 2015/39 ve son olarak 2021/37 sayılı tebliğlerle çeşitli değişiklikler ve uzatmalarla günümüze ulaşmıştır. 6 Şubat 2026 tarihli Tebliğ (2026/4) ile mevcut önlemin 6 Şubat 2026 tarihinde sona ereceği duyurulmuş, yerli üretim dalının yeterli delille desteklenmiş NGGS talebi üzerine soruşturma açılmıştır.
Soruşturma, Yönetmeliğin 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dampingin ve zararın devamı veya yeniden oluşma ihtimalini değerlendirecektir. Çin’de yerleşik üreticiler, piyasa ekonomisi koşullarını ispat etmek için Yönetmeliğin Ek-1 ölçütlerini 12. maddede belirtilen süre içinde sunmalıdır. Aksi halde normal değer tespiti için Yönetmeliğin 7. maddesi (emsal ülke olarak Türkiye) uygulanacaktır. İlgili taraflar (ihracatçı, ithalatçı, yerli üretici, meslek kuruluşları ve hükümet) soru formlarını 37 gün içinde (posta süresi dahil) cevaplamak zorundadır. Bildirimler KEP veya EBYS üzerinden yapılmalı, yurt dışı yerleşik taraflar apostilli vekaletname sunmalıdır.
Soruşturma, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Damping ve Sübvansiyon Dairesi tarafından yürütülmekte olup, iletişim bilgileri tebliğde belirtilmiştir. Gizli bilgi için gizli olmayan özet sunulması zorunludur. İşbirliğine gelinmemesi halinde mevcut verilere göre karar verilebileceği ve sonucun işbirliğine göre daha dezavantajlı olabileceği uyarısı yapılmıştır. Mevcut önlem, soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalacaktır. Soruşturma, tebliğ yayımı tarihinde başlamış kabul edilir.
Avukatlar açısından bu iki tebliğ, damping soruşturmalarının usulü, delil sunumu, piyasa ekonomisi testi, nihai gözden geçirme mekanizması ve kesin önlem uygulama süreleri bakımından zengin bir hukuki altyapı sunmaktadır. Özellikle 3577 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleri ile Yönetmeliğin 23., 26., 35. ve Ek-1 maddelerinin birlikte yorumlanması, müvekkil şirketlerin savunma stratejilerinde kritik rol oynayacaktır. Yerli üreticilerin temsil niteliğinin tespiti, zararın devamı ihtimalinin değerlendirilmesi ve önlem miktarının belirlenmesi gibi hususlar, idari yargı ve Dünya Ticaret Örgütü uyuşmazlıklarında da referans teşkil etmektedir.
Sonuç olarak, bu tebliğler uluslararası ticaretin korunması ile rekabetin adil yürütülmesi arasındaki dengeyi yansıtmaktadır. Hukuk profesyonellerinin, soruşturma süreçlerinde müvekkillerine zamanında ve eksiksiz hukuki destek sağlamak için bu düzenlemeleri yakından takip etmesi ve olası itiraz yollarını önceden planlaması gerekmektedir.
(Makale kelime sayısı: 1.156)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay 3. Dairesi’nin 2022/2864 E., 2024/6301 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanının İdarece Kabul Edilmesi ve Sonradan Müdahale Yasağı
Danıştay, idarenin varlık barışı başvurusunu kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra aynı dönemler için inceleme yaparak tarhiyat yapmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay 3. Dairesi’nin 2023/6468 E., 2025/4877 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanında İspat Yükü ve İlliyet Bağı
Danıştay, 7186 sayılı Kanun kapsamında varlık barışı beyanının ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılatı koruma altına almadığını, mükellefin beyan edilen tutarın kayıt dışı gelirden kaynaklandığını somut delillerle ispat etmek zorunda olduğunu kararında vurgulamıştır.