İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelikte Maden Odaklı Değişiklikler
Lawantra
21.07.2026
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik”i, özellikle yeraltı kömür madenlerinde iş sağlığı ve güvenliği ihlallerine karşı işin durdurulması mekanizmasını güçlendirmektedir. 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ana yönetmeliğin Ek-1’inde yapılan değişiklikler, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 9’uncu ve 10’uncu maddeleriyle yakından ilişkilidir.
Yeni tanımlar (ana havalandırma fanı, tali havalandırma fanı, yedek güç sistemi, yedek havalandırma fanı) Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ile uyumlu hale getirilmiştir. Bu sayede denetimlerde terminoloji birliği sağlanmıştır.
Ek-1’in 1’inci maddesinin (a) bendi, “Yeraltı kömür madenlerinde ana havalandırma fanının durması halinde, havalandırmanın sürekliliğini sağlayacak şekilde derhal çalışacak yedek havalandırma fanının bulunmaması” halini işin durdurulma nedeni olarak belirlemiştir. (c) bendi ise ana ve yedek havalandırma fanlarının yedek güç sistemine bağlı olmaması durumunu durdurma nedeni yapmıştır.
Yeni (ç) bendi ile “Yeraltı kömür madenlerinde su tahliyesi ve insan nakli için kullanılan sistemler ile tali havalandırma fanlarının; enerjinin herhangi bir nedenle kesilmesi halinde devreye alınacak şekilde yedek güç sistemine veya birbirinden farklı iki elektrik iletim/dağıtım hattına bağlı durumda olmaması” da durdurma nedeni olarak eklenmiştir.
Bu değişikliklerin (c) bendi 30/6/2027 tarihine kadar kademeli olarak uygulanacaktır. Diğer hükümler ise yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu geçiş süresi, işletmelere sistemlerini yenilemeleri için önemli bir fırsat sunmaktadır.
Avukatlar için bu düzenleme, işin durdurulması kararlarına itiraz davalarında, idari para cezası iptal davalarında ve iş kazası tazminatı dosyalarında yeni argümanlar üretme imkânı yaratmaktadır. İşverenlerin 6331 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesindeki “risklerden korunma” yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, bu yeni ölçütler ışığında daha sıkı denetlenecektir.
İş müfettişlerinin yetkileri artmış olup, havalandırma ve yedek sistem eksiklikleri derhal iş durdurma ile sonuçlanabilecektir. Bu durum, özellikle grizulu ocaklarda meydana gelebilecek metan patlamaları ve göçük vakalarında hukuki sorumluluğu doğrudan etkileyecektir. Tazminat davalarında kusur oranı belirlenirken, bu yönetmelik hükümlerine aykırılık ağır kusur olarak değerlendirilebilecektir.
Ayrıca Türk Ceza Kanunu m.85 (taksirle öldürme) ve m.89 (taksirle yaralama) suçlarında, yönetmeliğe aykırılığın “bilinçli taksir” kabul edilme ihtimali yükselmiştir. İş güvenliği uzmanları ve işveren vekillerinin cezai ve hukuki sorumlulukları da bu çerçevede yeniden ele alınmalıdır.
Sonuç olarak, yönetmelik maden sektöründe iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişmesine katkı sağlamakta, işçilerin anayasal yaşam ve sağlık hakkını daha etkin korumaktadır. Avukatların müvekkil işletmelere yapacağı uyum danışmanlığı, risk analizlerinin güncellenmesi ve olası durdurma kararlarına karşı hukuki strateji geliştirilmesi açısından bu değişiklikler kritik önem taşımaktadır. Düzenleme, iş hukuku pratiğinde havalandırma sistemleri ve acil durum hazırlıklarının hukuki denetiminde yeni bir dönemi başlatmıştır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Anayasa Mahkemesi'nin 21-23 Temmuz 2026 Tarihli Genel Kurul ve Bölüm Gündemleri
Anayasa Mahkemesi'nin bu haftaki toplantı gündeminde yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı, kişi hürriyeti ve adil yargılanma hakkı ihlali iddialarının yer aldığı 80'den fazla bireysel başvuru yer almakta olup, FETÖ iltisakı, infaz hukuku ve sendika hakları gibi konular öne çıkmaktadır.
Avukatın Savunma Dokunulmazlığı: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Kararları Işığında Kapsamlı Değerlendirme
Nesrin Çetinkaya ve Serhat Çetinkaya kararı başta olmak üzere Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde avukatların savunma dokunulmazlığının sınırları, sert eleştiri ile hakaret arasındaki ayrım ve mesleki ifade özgürlüğünün korunması detaylı biçimde analiz edilmektedir.