İstanbul Gelişim Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde Önemli Değişiklikler
Lawantra
23.08.2026
İstanbul Gelişim Üniversitesi Senatosu tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği, üniversitenin Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinde köklü değişiklikler içermektedir. Değişiklikler, özellikle akademik başarı kriterleri, mezuniyet sınav hakkı, not itiraz prosedürü ve üst yarıyıl ders kaydı gibi konuları kapsamakta olup, yükseköğretim kurumlarının idari özerkliği ile öğrenci hakları arasındaki dengeyi yeniden tanımlamaktadır.
MADDE 1 – Üst Yarıyıl Ders Kaydı ve Başarı Koşulları Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre üçüncü yarıyıl başından itibaren alt yarıyıllardaki tüm derslerini başarıyla tamamlayan, DD ve DC gibi koşullu başarılı dersi bulunmayan ve genel not ortalaması (GANO) 4.00 üzerinden en az 3.00 olan öğrenciler, ön koşullu dersler, teorik ders saati bulunmayan ve devam zorunluluğu olan uygulamalı dersler ile diş hekimliği pratik ve klinik eğitimleri hariç olmak üzere, bulunduğu yarıyıl derslerinin tamamına kayıt yaptırarak toplam 45 AKTS’yi geçmemek koşuluyla üst yarıyıl derslerine de kayıt yaptırabilecektir. Aynı koşullar yaz öğretiminde de geçerlidir.
Bu düzenleme, yüksek akademik başarı gösteren öğrencilerin eğitim süreçlerini hızlandırmalarına olanak tanımakta, ancak belirli ders türlerinde (özellikle uygulamalı ve klinik eğitimlerde) katı sınırlamalar getirmektedir. Hukuk fakültesi öğrencileri açısından bakıldığında, bu hüküm staj ve klinik uygulamalarının zorunlu niteliğini korurken, teorik derslerde esneklik sağlamaktadır. Avukatlar, öğrenci vekilliği yaptıkları davalarda bu yeni kriterleri dikkate alarak idari yargı yoluna başvurma stratejilerini gözden geçirmelidir.
MADDE 2 – Mezuniyet Sınavı Hakkı ve Değişiklikler 23. maddede yapılan değişikliklerle “tek ders sınavı” kavramı “iki ders (mezuniyet) sınavı” olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik, hem (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde hem de (c) bendinde yer alan hükümleri kapsamaktadır. Ayrıca (7) numaralı alt bendinde “tek ders veya” ibaresi “iki ders (mezuniyet) sınavı ve” şeklinde güncellenmiştir.
Bu düzenleme, mezuniyet aşamasındaki öğrencilerin haklarını genişletmekte, ancak aynı zamanda “tamamı uygulamadan oluşan dersler” (0+2, 0+4, 0+6, 0+8 gibi) için mezuniyet sınavı ve not yükseltme hakkı tanınmamaktadır. Avukatlar, öğrenci disiplin işlemleri ve mezuniyet uyuşmazlıklarında bu ayrımın önemini vurgulamalıdır. Özellikle laboratuvar veya atölye uygulaması içeren derslerde sınav hakkının sınırlı tutulması, idari yargıda “eşitlik ilkesi” ve “ölçülülük ilkesi” tartışmalarına konu olabilir.
MADDE 3 – Mezuniyet Aşamasında İki Başarısız Ders ve Sınav Hakları 25. maddenin yedinci, dokuzuncu ve onuncu fıkraları yeniden kaleme alınmıştır. Normal öğrenim süresini tamamlayan, devam zorunluluğu olan mesleki uygulamalar hariç olmak üzere mezuniyet için sadece iki başarısız dersi bulunan ve stajlarını tamamlayan öğrencilere, belirli koşullar altında iki ders (mezuniyet) sınav hakkı tanınmıştır. Ancak tamamı uygulamadan oluşan dersler için bu hak verilmeyecektir. İki kez başarısız olunan mezuniyet sınavından sonra öğrenci, izleyen eğitim-öğretim yılında ders kaydı yaptırmadan tekrar sınava giremeyecektir.
Onuncu fıkra ise başarısız olduğu tüm derslere kayıt yaptıran ve mezuniyet için sadece iki dersi kalan öğrencilerin, kredi limitini aşmamak koşuluyla başka programlarda veya başka üniversitelerde bu dersleri alabilmesine imkan tanımaktadır. Bu hüküm, yatay geçiş ve kurumlar arası işbirliği açısından önemli bir yeniliktir. Yükseköğretim hukuku uzmanı avukatlar, bu düzenlemenin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddeleriyle uyumunu ve olası idari davalarda delil değerini dikkatle değerlendirmelidir.
MADDE 4 – Not İtirazı ve Maddi Hata İncelemesi 26. maddenin üçüncü fıkrası da değiştirilmiştir. Öğrenciler, sınav sonuçlarının ilanından itibaren bir hafta içinde Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına dilekçe ile itiraz edebilecektir. İtiraz üzerine dersin öğretim elemanı tarafından zarflar açılarak yalnızca maddi hata açısından inceleme yapılacaktır. Maddi hata tespit edilmezse sonuç öğrenciye bildirilecek, yeniden değerlendirme yapılmayacaktır. Maddi hata bulunması halinde ise ilgili birim yönetim kurulu kararı ile not düzeltmesi yapılabilecektir.
Önemli bir yenilik ise, not itirazının zamanında sonuçlandırılmaması nedeniyle bütünleme sınav hakkını kaybeden öğrencinin aldığı en yüksek notun başarı notu olarak sisteme girilmesidir. Bu hüküm, idari işlemlerin hukuka uygunluğu ve makul sürede tamamlanması ilkesi açısından avukatlar tarafından yakından takip edilmelidir.
Genel Değerlendirme Yapılan değişiklikler, üniversitenin akademik kalitesini artırmayı, başarılı öğrencileri teşvik etmeyi ve mezuniyet süreçlerini daha düzenli hale getirmeyi amaçlamaktadır. Ancak özellikle “iki ders (mezuniyet) sınavı” uygulaması, not itiraz prosedürü ve üst yarıyıl kayıt hakkı gibi yenilikler, öğrenci hakları ile üniversite idaresinin yetkileri arasında yeni hukuki tartışmalara zemin hazırlayabilir.
Avukatlar ve hukuk profesyonelleri, müvekkilleri olan öğrenciler veya veliler adına yapılacak idari başvurularda, 2547 sayılı Kanun, Yükseköğretim Kurulu kararları ve Anayasa Mahkemesi’nin yükseköğretim alanındaki içtihatlarını bu yeni hükümlerle birlikte değerlendirmelidir. Yönetmeliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi, mevcut öğrenciler için geçiş hükümlerinin de titizlikle incelenmesini gerektirmektedir.
Bu değişiklikler, aynı zamanda özel üniversitelerin akademik yönetimine ilişkin genel eğilimleri yansıtmaktadır. Hukuk fakültesi öğretim üyeleri ve avukatlar, benzer yönetmelik değişikliklerinin diğer üniversitelerde de takip edilmesi gerektiğini belirtmektedir. (Toplam kelime: 874)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Sağlık Sigortalarında "Poliçe Öncesi Hastalık" Savunmasının Sınırları: Organ Bazlı Eşleştirme, İlliyet Bağı ve İspat Yükü
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti kararı ışığında incelenen makale, sağlık sigortalarında poliçe öncesi hastalık savunmasının ancak somut illiyet bağı ispatı ile mümkün olabileceğini, organ bazlı eşleştirmenin hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018/103 E., 2021/1352 K. sayılı Kararı: Gelir Koruma Sigortasında Beyan Yükümlülüğü ve İlliyet Bağı
Hukuk Genel Kurulu, işverenin iflas erteleme sürecinde Gelir Koruma Sigortası yaptıran çalışanın beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği ve riziko ile illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin reddine hükmeden Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.