Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Yönetmeliğinde Yapılan Değişiklikler
Lawantra
20.07.2026
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nin adının “Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi” olarak güncellenmesiyle birlikte, 5 Mayıs 2009 tarihli ve 27219 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEM) Yönetmeliği de kapsamlı değişikliklere tabi tutulmuştur. Yeni yönetmelik, merkezin amaçlarını, faaliyet alanlarını, yönetim organlarını ve müdürün görevlerini yeniden düzenleyerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na uyumu sağlamıştır. Bu değişiklikler, avukatlar ve hukuk profesyonelleri için idari hukuk, kamu-özel sektör işbirliği sözleşmeleri, mesleki eğitim ve sertifika programlarının hukuki niteliği açısından önemli referanslar içermektedir.
Değişikliklerin en belirgin unsuru, yönetmeliğin adının ve tüm maddelerinde geçen “Mustafa Kemal” ibarelerinin “Hatay Mustafa Kemal” şeklinde revize edilmesidir. Merkezin kısa adı MKÜSEM’den HMKÜSEM’e dönüştürülmüştür. Amaç maddesi (Madde 1), merkezin örgün eğitim dışında kalan alanlarda yüz yüze, uzaktan ve karma yöntemlerle eğitim programları, kurs, seminer ve sertifika faaliyetlerini düzenlediğini, toplumun yaşam boyu öğrenme sürecine katkı sağlamayı, üniversite-sanayi ve uluslararası işbirliğini geliştirmeyi hedeflediğini belirtmektedir.
Faaliyet alanları (Madde 6) genişletilmiştir. Buna göre merkez; üniversite personeli, öğrenciler, kamu ve özel sektör ile her bireye eğitim hizmeti sunabilecek, yerel-uluslararası programlar, projeler hazırlayabilecek, yüz yüze-uzaktan-karma eğitim yöntemlerini kullanabilecek, mesleki yeterlilik sınavları düzenleyebilecek, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verebilecek ve mevzuat çerçevesinde diğer faaliyetleri yürütebilecektir. Bu düzenlemeler, özellikle iş hukuku, mesleki yeterlilik mevzuatı ve idari sözleşmeler açısından avukatlara geniş bir uygulama alanı sunmaktadır.
Müdürün görevleri (Madde 9) detaylandırılmıştır. Müdür, merkezi temsil etmek, yönetim kuruluna başkanlık etmek, yıllık faaliyet raporu ve çalışma programını hazırlamak, eğitim-proje koordinasyonunu sağlamak, komisyon ve çalışma grupları kurmak, kamu-özel sektörle sözleşmeler yapmak, ulusal ve uluslararası proje süreçlerini yürütmek ve harcama yetkisi devri dahil mali-idari işleri yönetmekle yükümlüdür. Bu görevler, 2547 sayılı Kanun’un ilgili hükümleriyle uyumlu olup, müdürün idari işlem niteliğindeki kararlarının yargısal denetimi bakımından önem arz etmektedir.
Yönetmelik, harcama yetkilisinin Mütevelli Heyet Başkanı olduğunu, bu yetkinin Rektör veya Müdüre devredilebileceğini hükme bağlamıştır. Hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uygulanacaktır. Değişiklikler yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü tarafından yürütülmektedir.
Hukuk profesyonelleri açısından bu revizyon, sürekli eğitim merkezlerinin düzenlediği sertifika programlarının hukuki geçerliliği, proje sözleşmelerinin taraflar arası uyuşmazlıkları, mesleki yeterlilik belgelerinin idari denetimi ve üniversite ile özel sektör arasındaki işbirliği protokollerinin hazırlanması süreçlerinde güncel bir çerçeve sunmaktadır. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile mesleki yeterlilik sınavlarının hukuki sonuçları, iş kazası tazminatı davalarında delil değeri taşıyabileceğinden, avukatların yakından takip etmesi gereken bir düzenlemedir. Yönetmelik aynı zamanda yaşam boyu öğrenme politikalarının idari hukuk boyutunu güçlendirmekte, kamu yararına eğitim faaliyetlerinin şeffaflığını artırmaktadır.
Sonuç olarak, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi SEM Yönetmeliği’ndeki değişiklikler, merkezin kurumsal kapasitesini genişleten, eğitim faaliyetlerini çağın gereksinimlerine uyarlayan ve idari sorumlulukları netleştiren bir yaklaşım sergilemektedir. Bu düzenleme, akademik-idari uyuşmazlıklarda, sözleşme hukukunda ve mesleki eğitim mevzuatında önemli bir kaynak niteliğindedir. (Word kelime sayısı: 728)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/4980 E., 2023/7701 E. ve 2023/3218 E. sayılı Boşanma Kararlarının Değerlendirilmesi
Evlilik birliğinin sarsılması, kusur tespiti, nafaka, tazminat ve ölüm halinde davanın akıbeti konularında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin üç önemli kararının hukuki analizi.
Akran Zorbalığı Mağduru Çocukların Ceza Adalet Sistemindeki Görünmezliği ve Yeni Bir Suç Tipi Önerisi
Çocuk Koruma Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’ndaki mevcut düzenlemelerin akran zorbalığı mağduru çocukları yeterince korumadığını, yeni bir ‘akran zorbalığı’ suç tipine (TCK m. 103/A) ihtiyaç olduğunu savunan hukuki ve pedagojik değerlendirme.