Hasar Araştırmacılarının Yetki Sınırları: SEDDK Sirküleri ve Sigorta Hukukuna Etkileri
Lawantra
11.08.2026
Sigorta sektöründe uzun süredir tartışma konusu olan hasar araştırma şirketlerinin yetki ve sorumlulukları, Temmuz 2026’da iki önemli düzenlemeyle netleştirilmiştir. 23 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılık Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmelik değişikliği ile “hasar araştırmacısı” tanımı ve 8/B maddesi eklenmiş; 29 Temmuz 2026 tarihli SEDDK 2026/01 sayılı Sirküler ise yetki sınırlarını açıklığa kavuşturmuştur.
Yönetmelik Değişikliğinin Getirdiği Çerçeve
Hasar araştırmacısı, tazminat talebine ilişkin hasarın nedeni, kapsamı, zararın niteliği ve miktarı ile sigorta suistimali bulunup bulunmadığının incelenmesi amacıyla hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Ancak sirküler ile bu tanım, suistimal ve şüpheli hasar incelemesiyle sınırlandırılmıştır.
Gerçek kişiler için en az iki yıllık yükseköğretim mezuniyeti, sektörde iki yıl deneyim, SEGEM eğitimi ve belirli suçlardan hükümlü olmama şartları getirilmiştir. Tüzel kişilerde ise imza yetkililerinin izinli gerçek kişi olması zorunludur. Araştırmacıların kanaatlerini somut bilgi ve belgeye dayandırma yükümlülüğü getirilmiş; taraflı veya suçlayıcı tutum gösterenlerin izninin iptali öngörülmüştür. Mevcut araştırmacılara 31.12.2026 tarihine kadar uyum süresi tanınmıştır.
SEDDK 2026/01 Sayılı Sirkülerin Temel İlkeleri
Sirküler iki kritik hususu vurgulamıştır: (1) Hasar araştırmacılarının yetki alanı yalnızca sigorta suistimali ve şüpheli hasarlarla sınırlıdır. (2) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca hasarın miktarı, nedeni ve niteliğini belirleme yetkisi münhasıran sigorta eksperlerine aittir. Bu ayrım, uygulamada araştırmacı raporlarının “ikinci ekspertiz” gibi kullanılmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
Hukuki Sonuçlar ve Delil Değeri
Araştırmacı raporları, yalnızca suistimal iddiası yönünden delil değeri taşıyabilir. Hasar miktarı, nedeni veya niteliğine ilişkin tespitler yetki aşımı oluşturur. Bu tespitlere dayanılarak verilen ret veya indirim kararları, tahkim ve yargı aşamalarında yetki itirazı ile karşılaşacaktır.
Sigortacının suistimal iddiasında ispat yükü kendisindedir (TTK m. 1409/2). Araştırmacının soyut kanaati yeterli değildir; somut delil zorunluluğu vardır. “Araştırma sürüyor” gerekçesiyle ödeme süreleri uzatılamaz. Trafik sigortalarında KTK m. 99’a göre 8 iş günü, diğer branşlarda TTK m. 1427/2’ye göre ihbardan itibaren 45 gün (can sigortalarında 15 gün) içinde tazminat muaccel olur. Süre aşımı halinde temerrüt faizi işler.
Kişisel verilerin korunması açısından da önemli sınırlamalar getirilmiştir. 6698 sayılı Kanun’un veri minimizasyonu ilkesi gereği, hasarla illiyeti bulunmayan banka hesapları, sağlık geçmişi veya iletişim kayıtları gibi talepler hukuka aykırıdır. Ölçülülük ilkesi ihlalleri, SEDDK’ya şikâyet konusu yapılabilecektir.
Avukatlar İçin Pratik Değerlendirme
Bu düzenleme, sigorta hukuku pratiğinde önemli bir dönüm noktasıdır. Meslektaşlarımız, müvekkillerinin ret veya kısmi ödeme kararlarına itiraz ederken araştırmacı raporlarındaki yetki aşımı tespitlerini güçlü şekilde öne çıkarmalıdır. Raporun hangi kısmının suistimal incelemesine, hangi kısmının ise eksperlik alanına girdiğinin titizlikle ayrıştırılması gerekmektedir.
Özellikle yangın, hırsızlık, pert kasko ve yüksek bedelli dosyalar ile ilgili tahkim başvurularında bu sirkülerin delil niteliği yüksek olacaktır. Düzenlemenin sigortalıyı koruyan yaklaşımı, 2026/02 sayılı sirkülerdeki tahkim erişimini daraltan tutumla çelişmekte olup, Kurum’un tutarlı bir politika izlemesi beklenmektedir.
Uyum sürecinin (31.12.2026) sona ermesiyle birlikte eski alışkanlıkların devam etmesi ve “şüpheli hasar” kavramının geniş yorumlanması riskleri yakından takip edilmelidir. Avukatların, dosyalarında araştırmacı raporlarına dayalı ret kararlarını sistematik olarak incelemeleri ve gerekirse SEDDK’ya izin iptali başvurusunda bulunmaları, hem bireysel müvekkil haklarını koruyacak hem de sektördeki kötü uygulamaların azaltılmasına katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak, SEDDK’nın 2026/01 sayılı Sirküleri, hasar araştırmacılığını kanuni sistematiğe uygun bir destek hizmeti konumuna çekmiş, eksperlik mesleğinin sınırlarını korumuştur. Bu düzenleme, sigorta tazminat uyuşmazlıklarında sigortalı lehine önemli hukuki argümanlar sunmakta ve avukatların savunma stratejilerini güçlendirmektedir.
(Metin yaklaşık 920 kelimedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
1,64 Gram Ticaret, 78 Gram Kullanma: Ceza Genel Kurulu'nun Uyuşturucu Dosyalarında Miktara Biçtiği Yer
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun üç önemli kararı ışığında uyuşturucu dosyalarında miktar, paketleme malzemesi, tanık beyanı ve dijital delillerin nasıl değerlendirildiği üzerine kapsamlı analiz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2025/180 E., 2025/445 K. sayılı Kararı: Kenevir Yetiştiriciliğinde Miktar ve Amaç Değerlendirmesi
21 kök kenevir ve 78 gram esrarın kullanım amacıyla yetiştirildiği kabul edilen, dikili bitki ile kurutulmuş madde miktarının ayrı ayrı değerlendirildiği önemli bir içtihat.