Güldüren Adliye Koridorları: Meslektaşlarımızın Kaleminden Mizah ve Hukuk
Lawantra
11.07.2026
Hukuk mesleği, ağır sorumluluklar ve yoğun stres içeren bir alandır. Ancak adliye koridorlarında, duruşma salonlarında ve ceza infaz kurumlarında yaşanan bazı olaylar, bu ciddiyetin içinde beklenmedik mizah anları yaratmaktadır. Cumhuriyet Savcısı Asım Ekren’in kaleme aldığı “Güldüren Adliye Koridorları” yazısı, meslektaşlarımızın uzun yıllar boyunca tanık olduğu bu anekdotları bir araya getirmektedir. Bu tür mizahî paylaşımlar, meslek içi dayanışmayı güçlendirmekte ve ağır iş yükü altında çalışan hukuk profesyonellerine nefes aldırmaktadır.
Cezaevindeki Efendi Hükümlünün Dilekçesi
Yağma suçlarından 26 yıl hapis cezası alan ve 10 yıldan fazla süredir cezaevinde bulunan bir hükümlü, dilekçesinde “yaklaşık sekiz aydır efendiliğimi muhafaza ederek yatmaktayım” diyerek kurum müdürü ve ser baş memurunun bu durumu yanlış anladığını, kendisini başka bir kuruma nakletmelerini veya lehine çıkan tüm yargı paketlerini uygulamalarını talep etmiştir. Dilekçenin devamında “üç koyun teslim etsen üçünü de kaybedecek, güdemeyecek bir idare bin kişilik cezaevini nasıl idare eder?” sorusu yer almaktadır. Bu dilekçe, ceza infaz kurumlarındaki iletişim dinamiklerini mizahî bir dille yansıtmaktadır.
Namaz Kılmayan Vatandaşın Bakana Duası
Bir şikâyet dilekçesinde Adalet Bakanı’na hitaben “her namazdan sonra size dua ediyorum” ifadesi kullanan şüpheli, savcının bu kısmı okumasının ardından ayağa kalkarak “savcım, tabi siz de bakan da buna inandı herhalde. Bu adam yalan söylüyor. Hayatında bir kez namaz kılmışsa ben şerefsiz olayım” diyerek itiraz etmiştir. Bu olay, ifade alma sürecinde yaşanan samimiyetsizlik iddialarının mizahî boyutunu ortaya koymaktadır.
Köylerdeki Eminleri Toplayan Jandarma
Asliye hukuk mahkemesinin ilçe jandarma komutanlığına yazdığı müzekkerede “yedieminin hazır edilmesi” istenmesi üzerine, komutan mahcup bir şekilde hakimin odasına gelerek “altı emini bulduk ama yedi emini bir türlü bulamadık” demiştir. Yediemin kelimesinin “güvenilir kişi” anlamına geldiği düşünüldüğünde, jandarmanın kelimeyi yedi ayrı emin olarak anlaması, adli yazışmalardaki terminoloji sorunlarını mizahî bir biçimde gözler önüne sermektedir.
Çocuğa Göre Kaymakamın İşi
Bir köy ziyaretinde kaymakamın “kaymakam ne iş yapar?” sorusuna 11-12 yaşındaki bir çocuğun “kaymakam muhtarın evine ziyafete gelir” cevabı vermesi, protokol ve yerel yönetim algısının çocuk gözünden ne kadar farklı olabileceğini göstermektedir. Bu anekdot, hukukçuların saha çalışmalarında karşılaştıkları sosyolojik gerçekleri de yansıtmaktadır.
Mübaşirin Dosyayı Kül Haline Getirmesi
Hakimin “dosyanın kül halinde yetkili yere gönderilmesine” karar vermesi üzerine yeni başlayan mübaşir, dosyayı yakmaya kalkışmıştır. “Kül halinde” ifadesini kelimesi kelimesine alan mübaşirin bu davranışı, adli terminolojinin yeni mezunlarda yaratabileceği kafa karışıklığını çarpıcı bir biçimde anlatmaktadır.
Dikkatli Savcı ve Nisan Şakası
İnfaz savcısının evrakları fazla dikkat etmeden imzaladığını fark eden bir meslektaş, 1 Nisan şakası olarak beş yıllık cezayı içeren müddetnameye savcının adliye lojmanını adres olarak yazmıştır. Savcı evrakı imzalayınca şaka anlaşılmış, ancak bu olay imzalamadan önce evrakların dikkatli okunmasının önemini bir kez daha vurgulamıştır.
Avukatın Savunması Üzerine Sanığın Kuşkusu
Nitelikli zimmet suçundan yargılanan sanık, avukatının başarılı savunması sonucunda beraat edince adliye çıkışında avukatına “vallahi ben geçirdiğimi zannediyordum ama savunmanızdan sonra içime ciddi bir kuşku düştü” demiştir. Bu anekdot, etkili savunmanın bazen sanığın kendi algısını bile değiştirebileceğini mizahî bir dille ortaya koymaktadır.
Hakimin Keyif Yapma Kararı ve Tank Olayı
Asliye ceza duruşmasında acemi zabıt katibinin “olay mahallinde keyif yapılmasına” yazması, hakimin “bari refakate çalgıcıların da alınmasına diye yazsaydınız” esprisine yol açmıştır. Benzer şekilde başka bir olayda “tanıkların hazır edilerek keşif yapılmasına” yazılması gerekirken “tankların hazır edilerek keyif yapılmasına” yazılması, zabıt katibi hatalarının yarattığı komik durumları göstermektedir.
Mesleki Değerlendirme
Bu tür anekdotlar, hukuk mesleğinin sadece kanun maddeleri ve içtihatlardan ibaret olmadığını, insanî ilişkiler, iletişim kazaları ve günlük hayattaki ironileri de içerdiğini göstermektedir. Avukatlar ve hukuk profesyonelleri için bu mizahî paylaşımlar, stres yönetimi, meslek içi dayanışma ve mesleki tükenmişliğe karşı önemli bir rahatlama mekanizmasıdır. Aynı zamanda adalet mekanizmasının insanî boyutunu hatırlatmakta ve mesleğe yeni başlayanlara tecrübe aktarımı sağlamaktadır.
Adliye koridorlarında yaşanan bu tür olaylar, mesleğin ciddiyeti içinde mizahın da yer bulabileceğini kanıtlamaktadır. Bu anekdotların paylaşılması, meslektaşlar arasında aidiyet duygusunu güçlendirmekte ve ağır iş yükü altında çalışan hukukçulara moral desteği sağlamaktadır.
(Word count: 742)
Kaynak: Cumhuriyet Savcısı Asım EKREN, “Güldüren Adliye Koridorları”
Etiketler: Adli Mizah, Meslek Anıları, Adliye Koridorları, Hukuk Mizahı, Mesleki Dayanışma
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Faili Meçhul Cinayet 10 Yıl Sonra Aydınlatıldı: Adli ve Kolluk İşbirliğinin Önemi
Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 2016 yılında işlenen faili meçhul cinayet, ileri moleküler genetik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz analizleri sayesinde 10 yıl sonra aydınlatılmıştır.
Cumhuriyet Savcısının Re’sen Tahliye Yetkisi, Tutukluluk ile Adli Kontrolün Birlikte Uygulanma Yasağı ve Beraat Kararına Rağmen Tedbirlerin Durumu
CMK m.103 kapsamında Cumhuriyet savcısının re’sen tahliye yetkisi, tutukluluk ile adli kontrol tedbirlerinin birlikte uygulanamayacağı ve beraat kararı verilmesi halinde koruma tedbirlerinin otomatik olarak sonlanması gerektiği hususları, Prof. Dr. Ersan Şen’in incelemesiyle ele alınmıştır.