Gizli Soruşturmacı ve Maddi Test: Anayasa Mahkemesi’nin 2021/50710 Başvuru Numaralı Kararı Üzerine İnceleme
Lawantra
14.07.2026
Anayasa Mahkemesi’nin 2021/50710 başvuru numaralı ve 16.12.2025 tarihli kararı, ceza muhakemesinde gizli soruşturma tekniklerinin kullanım sınırlarını, özellikle “ajan provokatör” ve “tuzağa düşürme” kavramlarını aydınlatması bakımından büyük önem taşımaktadır. Karar, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında “hakkaniyete uygun yargılanma” güvencesini mercek altına almıştır.
Somut olayda, Ankara Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği görevlileri, fuhşa aracılık şüphesi üzerine bir şahsı müşteri gibi aramış, anlaşma sağladıktan sonra başvurucuyu devreye sokmuştur. Başvurucu iki kadın temin etmiş, kolluk görevlileri ise ek kadın bulup bulamayacağını sorarak dört kadın daha temin edilmesini sağlamıştır. Toplam altı kadın için ayrı ayrı ceza verilen başvurucu, HAGB kararının açıklanmasıyla mahkum olmuştur. İstinaf talebi reddedilerek hüküm kesinleşmiştir.
Anayasa Mahkemesi, incelemede iki aşamalı test uygulamıştır: Maddi test ve usul güvenceleri testi. Maddi testte, kolluk görevlilerinin eylemlerinin “pasif soruşturma” ile sınırlı kalıp kalmadığı araştırılmaktadır. Kararda, kolluğun başvurucudan ek kadın istemesiyle aktif rol üstlendiği, suçun mağdur sayısını ve ceza miktarını artırıcı etki yarattığı tespit edilmiştir. Bu durum, kışkırtma (entrapment) olarak nitelendirilmiştir. Mahkeme, kışkırtmanın doğrudan kolluk tarafından veya kolluk talimatıyla hareket eden üçüncü kişiler aracılığıyla yapılmasının fark yaratmayacağını vurgulamıştır.
Maddi testin olumsuz sonuçlanması üzerine usul güvenceleri testi uygulanmıştır. CMK m. 139 uyarınca gizli soruşturmacı görevlendirmesinin ancak hâkim kararıyla mümkün olduğu halde, somut olayda böyle bir kararın bulunmadığı, soruşturmanın kolluk tarafından kendiliğinden yürütüldüğü belirlenmiştir. İstinaf incelemesinde de bu hususun tartışılmadığı görülmüştür. Bu eksiklikler, elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu ve mahkumiyete esas alınamayacağını ortaya koymuştur.
Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) yerleşik içtihadına (özellikle Eurofinacom/Fransa kararı) geniş yer verilmiştir. AİHM’e göre, kolluk müdahalesi olmadan suçun işlenemeyeceği somut olguların varlığına rağmen aktif rol üstlenilmesi, Sözleşme’nin 6. maddesini ihlal etmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımı bu standartla uyumludur.
Karşı oy yazısında, kolluk görevlilerinin 2559 sayılı Kanun çerçevesinde hareket ettiği, gizli soruşturmacı statüsünün söz konusu olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak çoğunluk görüşü, “zehirli ağacın meyvesi” doktrini ve hukuka aykırı delilin uzak etkisi ilkeleri çerçevesinde delillerin hükme esas alınamayacağına hükmetmiştir. Öğretideki baskın görüş de (Çınar, Bıçak) bu yöndedir.
Bu karar, ceza avukatları için kritik bir referanstır. Gizli soruşturma kararlarının varlığının sorgulanması, kolluğun pasif mi aktif mi rol üstlendiğinin her aşamada tartışılması, CMK m. 139 ve m. 160 hükümlerinin titizlikle uygulanmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Özellikle örgütlü suçlar ve ahlak suçlarında savunma stratejisi oluştururken bu içtihadın göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, gizli soruşturma tekniklerinin hukuk devleti ilkesiyle sınırlandırılması gerektiğini, kolluğun suç işlenmesine imkân verecek ortam hazırlayamayacağını, aksi halde elde edilen delillerin kullanılamayacağını net biçimde ortaya koymuştur. Karar, hem teorik hem pratik açıdan önemli bir kilometre taşıdır. (Toplam kelime: 742)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/3594 E. - 2025/5388 K. Sayılı Kararı: Yabancı Para Alacaklarında Takip Talebinde TL Karşılığının Gösterilmemesi ve UYAP Kayıtlarının Asıllığı
Yargıtay, UYAP'ta kayıtlı takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptaline hükmetmiştir. Karar, İİK m. 58/3'ün kamu düzeni niteliğini, UYAP kayıtlarının asıl olduğunu ve ilk usulsüz talebin yenilenemeyeceğini vurgulamaktadır.
İcra Takip Talebinin Hukuki Niteliği, Unsurları ve İcra Müdürünün Denetim Yetkisi
İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca takip talebinin zorunlu unsurları, taraf sıfatı, alacağın miktarı ve takip yolunun seçimi detaylı olarak incelenmiştir. Yargıtay kararları ışığında, takip talebinin şekli niteliği, ıslah yasağı ve icra müdürünün sınırlı inceleme yetkisi ele alınmaktadır.