Diş Hekimlerinin Malpraktis Sorumluluğu
Lawantra
22.07.2026
Diş hekimliği, hastanın ağız ve diş sağlığına doğrudan müdahale eden, estetik ve fonksiyonel sonuçları olan bir tıp dalıdır. Bu yakın ilişki, hekimin özen yükümlülüğünü artırmakta ve tıbbi kötü uygulama (malpraktis) iddialarını sıklıkla gündeme getirmektedir. Hastaların bilinç düzeyinin yükselmesi, estetik beklentilerin artması ve sosyal medyanın etkisiyle malpraktis uyuşmazlıkları her geçen yıl artmaktadır.
Komplikasyon ve Malpraktis Ayrımı
Hukuki değerlendirmenin temelini, ortaya çıkan olumsuz sonucun bir komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğunun belirlenmesi oluşturur. Komplikasyon, tıbbi standartlara uygun davranılmasına rağmen öngörülebilir ancak her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçlardır. Örneğin, yirmi yaş dişi çekiminde anatomik yapıya rağmen gelişen geçici parestezi komplikasyon olarak kabul edilebilir. Buna karşılık, radyografik inceleme yapılmadan, sinir yakınlığı gözetilmeden gerçekleştirilen çekim sonucu kalıcı sinir hasarı malpraktis niteliğindedir. Bu ayrım, hekimin özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının tıbbi standartlar çerçevesinde değerlendirilmesiyle yapılır.
Sorumluluğun Hukuki Dayanakları
Diş hekiminin sorumluluğu üç farklı zeminde ortaya çıkabilir:
-
Hukuki (Özel Hukuk) Sorumluluk: Serbest diş hekimleri ile hastalar arasında genellikle vekâlet sözleşmesi (TBK m. 502 vd.) kurulur. Hekim, belirli bir sonucu değil, özenli ve bilimsel kurallara uygun tedavi yapmayı taahhüt eder. Ancak implant, protez gibi işlemlerde eser sözleşmesi (TBK m. 470) nitelendirmesi de yapılabilmektedir. Hasta, kusurlu tedavi nedeniyle maddi (tedavi masrafları, kazanç kaybı) ve manevi tazminat talep edebilir.
-
Cezai Sorumluluk: Taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçlarının oluşması halinde cezai yaptırım gündeme gelir. Diş hekimliğinde en sık rastlanan cezai konular; yanlış diş çekimi, kanal aletinin kırılıp bildirilmemesi, enfeksiyon kontrolünün yetersizliği ve estetik operasyonlardaki kalıcı deformasyonlardır.
-
İdari ve Mesleki Sorumluluk: Kamu diş hekimleri için 657 sayılı Kanun ve Disiplin Yönetmeliği, serbest hekimler için ise Türk Dişhekimleri Birliği ve Odaları mevzuatı uygulanır. Uyarıdan meslekten men’e kadar uzanan disiplin cezaları verilebilir.
Bu sorumluluklar bağımsızdır; aynı olayda hem tazminat davası, hem ceza soruşturması hem de disiplin soruşturması yürütülebilir.
Sorumluluğun Kurulması İçin Gerekli Unsurlar
Tazminat davasında dört unsurun bir arada bulunması aranır: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı. Diş hekimliğinde sık görülen malpraktis örnekleri arasında yanlış diş çekimi, kırık aletin hastaya bildirilmemesi, yetersiz sterilizasyon nedeniyle enfeksiyon, implant planlamasında hata, estetik diş tedavilerinde başarısızlık ve ölçü alma hataları sayılabilir. Bu unsurların ispatı genellikle adli tıp kurumu raporları ve bilirkişi incelemeleriyle gerçekleştirilir.
Aydınlatılmış Onam ve Kayıt Tutma Yükümlülüğü
Hekimin teknik olarak kusursuz davranması dahi yeterli değildir. Hasta, yapılacak işlem, alternatif tedavi yöntemleri, riskler, olası komplikasyonlar ve beklenen sonuçlar hakkında anlaşılır şekilde aydınlatılmalı ve yazılı onamı alınmalıdır. Genel ifadeler içeren matbu onam formları Yargıtay tarafından genellikle yetersiz kabul edilmektedir. Ayrıca muayene, radyografi, tedavi süreci ve komplikasyonların detaylı kaydedilmesi hem hasta güvenliği hem de hukuki savunma açısından kritik öneme sahiptir. Kayıt tutulmaması, çoğu davada hekim aleyhine yorumlanmaktadır.
Risk Yönetimi ve Korunma Yöntemleri
Diş hekimleri için en etkili korunma, riskin doğmadan önce yönetilmesidir. Güncel bilimsel literatüre uygun çalışma, gerçekçi hasta beklentisi yaratma, yazılı ve sözlü aydınlatma, detaylı tıbbi kayıt tutma ve hasta-hekim iletişiminin güçlendirilmesi uyuşmazlıkların önlenmesinde temel unsurlardır. Bunlara ek olarak mesleki sorumluluk (malpraktis) sigortası, olası tazminat yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır.
Sonuç
Diş hekimlerinin malpraktis sorumluluğu, yalnızca bir ceza veya tazminat riski olmaktan öte, mesleğin özen, dürüstlük, şeffaflık ve hasta odaklılık ilkelerini koruyan bir mekanizmadır. Avukatlar, hem hekimleri temsil ederken hem de zarar gören hastaların haklarını ararken, komplikasyon-malpraktis ayrımını, aydınlatma ve onamın hukuki geçerliliğini, illiyet bağını ve Yargıtay’ın güncel içtihatlarını titizlikle değerlendirmelidir. Proaktif risk yönetimi ve doğru hukuki danışmanlık, hem hekimleri hem de hastaları korumakta, mesleki itibarın korunmasına da katkı sağlamaktadır.
(Makale yaklaşık 780 kelime olup, sağlık hukuku alanında çalışan avukatlar ve diş hekimleri için pratik bir rehber niteliğindedir.)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
KVKK’dan Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun, üçüncü kişilerden temin edilen verilerin rızasız pazarlama faaliyetlerinde kullanımına dair yayımladığı resmi kamuoyu duyurusunun tam metin analizi ve hukuki sonuçları.
Pregabalin Maddesi Özelinde Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçu
Pregabalin etken maddeli ilaçların (Lyrica vb.) TCK m. 188 kapsamında değerlendirilmesi, yeşil reçeteye tabi tutulmasının cezai sonuçları, transit rejimi ve Yargıtay içtihatlarının detaylı analizi.