Danıştay 3. Dairesi’nin 2024/1319 E., 2025/2006 K. Sayılı Kararı: 7256 Sayılı Kanun Kapsamında Varlık Barışının Sınırları
Lawantra
04.07.2026
Danıştay 3. Dairesi’nin 21 Nisan 2025 tarihli ve E:2024/1319, K:2025/2006 sayılı kararı, varlık barışı düzenlemelerinin vergi incelemeleriyle ilişkisini bir kez daha netleştirmiştir. Karar, 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 21. maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 93. madde kapsamında yapılan bildirimin, ticari faaliyet kaynaklı kayıt dışı hasılatı koruma altına almadığını vurgulamaktadır. Bu içtihat, vergi hukuku uygulayıcıları için inceleme aşamasında beyan stratejisi belirlerken önemli bir yol göstericidir.
Olayın Özeti ve Yargılama Süreci
Davalı idare, davacı limited şirket hakkında 11 Kasım 2020 tarihinde internet ve kapıda ödeme sistemi üzerinden yapılan satışlar nedeniyle vergi incelemesi başlatmıştır. İnceleme sürerken şirket, 19 Nisan 2021 tarihinde geçici 93. madde kapsamında 3.000.000 TL varlık bildirimi yapmış ve gerekli vergiyi ödemiştir. Vergi tekniği raporu, lojistik firması aracılığıyla yapılan emtia satışlarından elde edilen 5.454.385,54 TL tutarındaki hasılatın belge düzenlenmeksizin ve defterlere kaydedilmeksizin kayıt dışı bırakıldığını tespit etmiştir. Bu bulgulara dayanılarak 2019 yılı için kurumlar vergisi, geçici vergiler, bir kat vergi ziyaı cezaları ve özel usulsüzlük cezası tarh edilmiştir.
Vergi Mahkemesi, bildirilen 3.000.000 TL’lik kısmın varlık barışı kapsamında korunması gerektiğini belirterek tarhiyatın bu kısım yönünden kaldırılmasına, aşan kısım için ise hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi de özel usulsüzlük cezası hariç diğer kısımları onamıştır. Vergi idaresi, tarhiyatın tamamının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
Danıştay’ın Hukuki Gerekçesi
Daire, öncelikle geçici vergi aslı, tekerrür nedeniyle artırılan cezalar ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin kısımları onamıştır. Esas uyuşmazlıkta ise geçici 93. maddenin amacını yineleyerek, düzenlemenin kanuni kayıtlarda yer almayan varlıkların mali sisteme kazandırılmasını hedeflediğini belirtmiştir. “Hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamaz” hükmü, yalnızca bildirilen varlıklar nedeniyle yapılacak işlemleri yasaklamakta, ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılatın incelenmesini engellememektedir.
Somut olayda vergi tekniği raporu, bildirilen varlıklar hakkında eleştiri getirmeksizin ticari hasılatın kayıt dışı bırakıldığını ortaya koymuştur. Davacı, bildirilen tutarın ticari faaliyetten elde edilen beyan edilmemiş gelirden kaynaklandığı iddiasını somut delillerle desteklememiştir. Bu nedenle 3.000.000 TL’lik kısmın da hukuka aykırı biçimde korunmasına karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Karar, bu yönden bozulmuştur.
Mesleki Değerlendirme ve Sonuç
Karar, 7256 sayılı Kanun döneminde de 7186 sayılı Kanun’daki yaklaşıma paralel bir yorum getirerek varlık barışının genel bir vergi affı niteliği taşımadığını teyit etmiştir. Avukatlar, müvekkillerinin varlık barışı bildirimini inceleme aşamasında yapmaları halinde, bildirilen varlığın niteliğini ve matrah farkıyla illiyet bağını güçlü delillerle desteklemeleri gerektiğini vurgulamalıdır. Aksi takdirde inceleme raporu bulguları geçerliliğini koruyacaktır.
Danıştay, VUK md. 3’teki maddi gerçeği araştırma ilkesini ön plana çıkarmış, mükellefin beyanının tek başına koruma sağlamayacağını belirtmiştir. Bu yaklaşım, 7417 ve 7582 sayılı Kanunlarda kanun koyucunun illiyet bağı kriterini benimsemesinin yargısal temelini oluşturmaktadır.
Uygulamada vergi idaresi, varlık barışı beyanlarını dar yorumlamaya devam etmektedir. Avukatların, inceleme raporlarını titizlikle inceleyerek raporlarda varlık barışı beyanına yönelik somut bir eleştiri bulunup bulunmadığını, ticari hasılatın niteliğini ve delil durumunu değerlendirmesi, savunma stratejisinin temelini oluşturmalıdır. Karar, aynı zamanda bölge idare mahkemelerinin geniş yorumuna karşı Danıştay’ın dar yorum çizgisini pekiştirmektedir.
(Toplam kelime sayısı: 748)
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Danıştay 3. Dairesi’nin 2022/2864 E., 2024/6301 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanının İdarece Kabul Edilmesi ve Sonradan Müdahale Yasağı
Danıştay, idarenin varlık barışı başvurusunu kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra aynı dönemler için inceleme yaparak tarhiyat yapmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Danıştay 3. Dairesi’nin 2023/6468 E., 2025/4877 K. Sayılı Kararı: Varlık Barışı Beyanında İspat Yükü ve İlliyet Bağı
Danıştay, 7186 sayılı Kanun kapsamında varlık barışı beyanının ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılatı koruma altına almadığını, mükellefin beyan edilen tutarın kayıt dışı gelirden kaynaklandığını somut delillerle ispat etmek zorunda olduğunu kararında vurgulamıştır.