Danıştay 10. Daire’nin 2022/891 E., 2024/3907 K. sayılı Kararı: 155 Acil Çağrı Hattına Yapılan İhbar Üzerine İşlem Yapılmamasının İdari Sorumluluğu
Lawantra
03.07.2026
Danıştay Onuncu Dairesi’nin 14 Ekim 2024 tarihli 2022/891 Esas, 2024/3907 Karar sayılı ilamı, idarenin acil çağrı hizmetlerinin yürütülmesinde gösterdiği özenin hukuki sınırlarını belirlemesi açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Karara konu olayda, bir kişinin üçüncü şahıs tarafından kaçırılıp bıçaklandıktan sonra araç bagajına konulması üzerine 155 Polis İmdat hattını arayarak yardım istemesi, ancak görevli polis memuru tarafından amirlerine veya ilgili birimlere gerekli bildirimin yapılmaması neticesinde mağdurun hayatını kaybetmesi söz konusudur.
Davacılar, yakınlarının ölümünde idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. İlk derece idare mahkemesi, polis memuru ile mağdur arasında geçen telefon görüşmesinde somut bilgi alınamadığı, disiplin soruşturmasında görevi ihmal suçunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Ancak Danıştay, bu kararı bozarak idarenin hizmet kusurunun varlığına hükmetmiştir.
Kararın hukuki dayanağını Anayasa’nın 125. maddesi oluşturmaktadır. İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradığı özel ve olağanüstü zararların tazminini gerektirmektedir. Danıştay, hizmet kusurunu “hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk” olarak tanımlamış ve hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde idarenin sorumluluğunun doğacağını vurgulamıştır.
Somut olayda, mağdurun 2 dakika 52 saniyelik görüşmede yaralı olduğunu, ölmek üzere bulunduğunu, araç plakasını verdiği ve arayan numaranın görülebilir olduğu, polis memuru tarafından numaranın tekrar aranmış olmasına rağmen amirlerine veya ilgili birimlere herhangi bir bildirim yapılmadığı tespit edilmiştir. Danıştay, İl Emniyet Müdürlükleri Acil Çağrı Hizmetleri Yönergesi’nin 13., 18. ve 27. maddelerinde düzenlenen görevler ışığında, acil çağrı operatörünün olay, eşkal, plaka ve istikamet gibi bilgileri tam olarak alması, konuyu sevk ve yönetim kısmına derhal bildirmesi, zamana karşı duyarlı olması ve tereddüt halinde amirlerine bilgi vermesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu çerçevede, acil durumun açıkça anlaşıldığı bir ihbarda gerekli işlemlerin yapılmaması, hizmetin hiç işlememesi niteliğinde olup idarenin hizmet kusurunu oluşturmaktadır. Kararda, tam yargı davalarında mahkemenin hem maddi olayı hem de hukuki sonuçları tespit etmekle yükümlü olduğu, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin incelenmesi gerektiği de vurgulanmıştır.
Bu karar, 112 ve 155 gibi acil çağrı hatlarının işletilmesinde idarenin organizasyon yükümlülüğünü ve personelin özen borcunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Avukatlar, benzer olaylarda müvekkillerine tazminat davası açarken, acil çağrı kayıtlarının (CD çözüm tutanağı), Yönerge hükümlerinin ve illiyet bağının titizlikle ortaya konulması gerektiğini göz önünde bulundurmalıdır. Karar aynı zamanda idari personel hakkında disiplin soruşturması yapılmasının, idarenin hukuki sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmayacağını da göstermektedir.
Danıştay’ın bu emsal kararı, idare hukukunda acil yardım hizmetlerinin kalitesini artırma ve vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunmasında idarenin sorumluluğunu pekiştirme açısından büyük önem taşımaktadır. Hukuk profesyonelleri, benzer uyuşmazlıklarda bu kararı referans alarak idarenin hizmet kusurunun tespitine yönelik delil toplama ve hukuki argüman geliştirme stratejilerini buna göre şekillendirmelidir.
Sonuç olarak, Danıştay 10. Daire’nin 2022/891 E., 2024/3907 K. sayılı kararı, 155 acil çağrı hattına yapılan ihbarın gereği gibi değerlendirilmemesi halinde idarenin hizmet kusuru ile sorumlu tutulabileceğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur. Bu karar, idari yargı mercilerinin benzer davalarda izleyeceği yol haritasını belirlemesi bakımından avukatlık mesleği için değerli bir referanstır.
Bu Makaleyi Paylaş
İlgili Haberler
Acil Çağrı Hattına Yapılan İhbar Üzerine Gerekli İşlemin Yapılmaması Halinde İdarenin Hukuki Sorumluluğu
Doç. Dr. Enver Kaşlı’nın incelemesinde, Danıştay’ın 155 acil çağrı ihbarına işlem yapılmaması nedeniyle idarenin hizmet kusuru ile sorumlu tutulduğu 2022/891 E., 2024/3907 K. sayılı kararı detaylı olarak ele alınmakta ve acil çağrı hizmetlerinin idare hukuku açısından önemine dikkat çekilmektedir.
7584 Sayılı Kanun ile 6831 Sayılı Orman Kanunu’na Eklenen Ek Madde 22: Orman Kadastrosu Uyuşmazlıklarında Yeni Dönem
20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22, orman kadastrosu nedeniyle devlet ormanı sınırları içinde kalan tapulu taşınmazların hukuki durumunu yeniden düzenleyerek mülkiyet hakkına önemli etkiler getirmektedir.